Barış Pınarı Harekatı Uyuşturucu Ve Kaçakçılık Şebekesine de Darbe İndirdi

Barış Pınarı Harekatı sadece ABD, AB ülkeleri ve deyim yerindeyse '7 düvele' karşı yapılmasıyla değil, sonuçları itibariyle de bölgedeki tüm dinamikleri değiştirdi.

Barış Pınarı Harekatı Uyuşturucu Ve Kaçakçılık Şebekesine de Darbe İndirdi

Suriye'nin kuzeyindeki terör bölgelerine düzenlenen Barış Pınar Harekatı başlangıcı, operasyon esnası ve sonuçları itibariyle sadece Türkiye'nin değil Orta Doğu'nun tarihine de şimdiden geçti. Yeni Şafak, Barış Pınarı Harekatı ve ABD/Rusya ile imzalanan mutabakatlara örgüt için hayati önem taşıyan uyuşturucu ve kaçakçılık penceresinden baktı. Terör Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Haydar Çakmak, Türkiye'nin teröristlere vurduğu darbenin 'maddi' boyutunu anlattı, YPG-PYD mensuplarının gideceği yerlerdeki muhtemel beklentilerini açıkladı.

Kamuoyu, harekatın 'ateş etmeme emri' ile durakladığı günden ABD heyeti ile yapılan anlaşmaya, Soçi'deki tarihi mutabakattan bu adımların sahadaki askeri/politik yansımalarına kadar geniş bir perspektifte konuyu değerlendirdi.Kritik zirve sonrası açıklamalarda bulunan Erdoğan: Tüm YPG'li teröristler, silahlarıyla beraber bölgenin dışına çıkarılacaktır

Yenisafak.com, tüm bu yaşananların yanı sıra, en büyük gelir kaynağı uyuşturucu, petrol ve insan kaçakçılığı olan terör örgütünün Barış Pınarı Harekatı'ndan nasıl etkilendiği sorusunun peşine düştü.

Terör Ekonomisi konusunda uzman olan Prof. Dr. Haydar Çakmak, sadece Suriye'de değil, genel olarak otoritenin olmadığı her yerde illegal örgütlerin, illegal kazançlar sağladığına vurgu yaptı.

Merkezi otorite eksikliğininin illegal örgütler için yeni bir kazanç kapısı anlamına geldiğine işaret eden Çakmak, "Suriye'de yaşanan savaş döneminde de gelenek bozulmadı. İllegal örgütler için illegal piyasalar hem oluştu hem de birileri tarafından itinayla oluşturuldu" şeklinde konuştu.

Bu örgütleri kullanan merkezler işin mali yükünü tek başına çekmek istemiyor

İllegal örgütler varlıklarını devam ettirebilmeleri için maddi kaynağa hayati derecede ihtiyaç duyduklarını anlatan Çakmak, şunları söyledi:

"Bu tür örgütlerin bir yerden beslenmesi gerekir. Çünkü bu illegal yapıların ortaya çıkmasına vesile olan büyük güçler, işin maddi boyutunu tek başlarına karşılamak istemezler. Dolayısıyla otoritenin kaybolduğu yerlerde yasa dışı işler yaparak örgütün kendine bir kazanç kapısı oluşturmasını desteklerler. Örgütün mali açıdan onlara yükü ne kadar az olursa, bu güçlü yapıların da o kadar işine gelir.

Kaçakçılık ortamı bilerek oluşturuldu

Suriye'de de tam da bahsettiğimiz gibi bir ortam oluştu, hatta oluşturuldu. Bölgedeki YPG-PYD unsuru teröristlerin uyuşturucu-petrol-insan kaçakçılığı üçgeninde işler yaptığı herkesin malumu. Türkiye buna izin vermeyeceğine göre bu kaçakçılık nasıl işliyor? Demek ki ABD başta olmak üzere Irak'tan İran'a, Lübnan'dan Ürdün ve İsrail'e kadar farklı ülkelerin bir şekilde 'göz yumduğu' bir durum oluşturulmuş.

Türkiye onların bu düzenine izin verse bize düşman olmazlardı

Terör örgütünün bölgede petrol alanlarına hakim olduğunu biliyorduk. Barış Pınarı Harekatı'nın ardından daha güneye çekilen teröristler için ABD Başkanı Trump'ın yaptığı açıklamayı burada hatırlamakta fayda var. 'Petrolü güvence altına aldık' diyor ABD Başkanı. Demek ki petrol alanında teröristler hakim olacak. Çıkarılacak petrolün yasa dışı bir şekilde Suriye'den çıkarılacağı ve buradan elde edilecek kazancın teröristlerin kasasına gireceğinden emin olabilirsiniz.

Güncelleme Tarihi: 24 Ekim 2019, 07:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER