banner54

SAĞLIĞINA


Sinirsel bir rahatsızlığa yakalanan Suna Hızar hastalığından dolayı bir anda kilo kaybederek etrafındaki insanların kendisiyle ilgili endişelenmesine sebep oldu. Rahatsızlığıyla ilgili birçok doktora başvuran Hızar, hiç bir tedavi yönteminden sonuç alamadı, ta ki dikiş nakış ile tanışıncaya kadar.

Suna Hızar yenmeyi başardığı hastalığın tedavi sürecini ve yaşadığı zorlukları Urfanatik Gazetesi’nin  2 KADIN 1 RÖPORTAJ dizisine anlattı.

Hastalığının bundan 4 yıl önce mide rahatsızlığıyla başladığını söyleyen Hızar, "Hızlı kilo kaybım vardı baya tedavi aldım ve bu hiçbir sonuç vermedi ve beynim tedavileri kabul etmiyordu. Psikolojik sorunlarım vardı bana ilaç verdiler tedaviye evet diyeyim diye birkaç ilaçtan sonra tedaviyi kabul ettim ama ne yaptıysam eski sağlığıma kavuşamadım" dedi.

Hızar, sağlıklı günlerine dönebilmek için bir umutla Şanlıurfa dışındaki hastaneler ve doktorlarda tedavi olma umuduyla koşup durduğunu anlatarak, tüm çabalara karşın istediği sonucu almadığını söyledi.

Bu süreçte ailesinin büyük desteğini gördüğünü aktaran Hızar, "Şanlıurfa'da tedavi gördüm ama bir sonuç alamadım. Dışarıda tedavi görmeye başladım. Sağ olsun bana psikolog arkadaşlar yardımcı oldular. Daha önce bir psikologa gittiğin zaman insana deli diyorlardı. Ama ben çok faydasını gördüm bana dediler ki 'Sana tek şey söylüyoruz seni hayatında rahatsız eden şeyleri hayatından çıkar yok say. Seni ne mutlu eden şeylerle uğraş', bende onları dinledim. Bu süreçte ailemde bana çok yardımcı oldu onların desteğini ve varlığını hep yanımda gördüm” şeklinde konuştu.

 “FATMA HOCAM BENİM ELİMDEN TUTTU”



Hızar, kızını götürdüğü dikiş nakış kursunun öğreticisi Fatma hoca sayesinde dünyasının bir anda değiştiğini anlatarak şunları kaydetti:

"Bahçe ile ilgilendim ama faydasını görmedim. Kızım rahatsızlığımdan dolayı beni biran olsun yalnız bırakmıyordu. Dikiş nakış kursuna benimde kendisinin yanında gitmem şartıyla razı oluyordu. Bende kendisiyle beraber kursa gittim, burada kursu akrabam olan Fatma hoca veriyordu. Sağ olsun bana çok yardımcı oldu burada el işi yapmayı öğretti, malzemeler aldı kısacası elimden tuttu ve bu sayede ayağı kalmamı sağladı."

Dikiş – Nakış’ın verdiği mutluluğu sözlere dökemeyeceği kadar çok olduğunu vurgulayan Hızar, bu uğraşının tedavisine de çok faydası olduğunu aktararak, "Daha önce her şeye evet derdim kendi bedenimden, canımdan, her şeyden ödün veriyordum. Şimdi hayır demeyi öğrendim kendime güvenim geldi. İçim rahatladı ve huzuru buldum" dedi.

 HEM TEDAVİ OLDU HEM PARA KAZANDI

Suna Hızar, bütün içtenliğiyle yaptığı ürünlerinin çok beğenildiğini ve dışarıdan siparişler almaya başladığını aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ben dışarıdan da sipariş alıyorum ve yapıp satıyorum. Ben bunları maddi amaçla satmaya başlamadım ilk başta ama şimdi hem para kazanıyorum hem de insana özgüven geliyor. Kendi idealim bir mağaza açmak hazırı getir koy olayı değil kendim yapacağım kendim satacağım bunu yapmak istiyorum en azından kocalarımızın bize ihtiyacı yok ama ben kendi işimi yapmak bir işe yaramak istiyorum.”

 “KONTROLE GİTTİM VE İYİLEŞTİĞİMİ ÖĞRENDİM”

Doktora kontrole gittiğini ve doktorların kendisine ilaç yerine dikiş nakış’a devam etmesi önerisinde bulunduğunu aktaran Hızar, "Ameliyat olduğum doktora gittim durumu anlattım bana ilaç verdiler dedim. Elimden reçeteyi çekti doktorum dedi ki 'ben sana bu ilacı kullandırmam sen ne yapıyorsun' dedim kursa gidiyorum. ‘Ne kursu’ dedi, dikiş nakış kursuna gittim dedim ve bana dedi ki ‘en iyisini yapmışsın ben bunu açık ve net söylüyorum sen bu kursa başladıktan sonra iyileşmişsin’ ve o anda dünyalar bir kez daha benim oldu"

“SERGİLERİMİZ ÇOK DEĞERLİYDİ”

Dört yıl içinde açılan 3. sergiye katıldığını ifade eden Suna; “Bütün sergilerim değerliydi en son açtığımız sergi daha değerliydi çok farklı şeyler yaptık ben diğer bayanlarında gelip el işi yapıp satmalarını istiyorum yapsınlar aile bütçesine katkıları olsun” dedi.

Dikiş nakış hocası Fatma Hızar ise Suna'nın hastalığından bu yana destekçisi olduğunu ve dikiş nakışla sağlığına yeniden kavuşmasının kendilerini çok mutlu ettiğini ifade edip şunları kaydetti:

"Suna benim yanıma geldiğinde iyi değildi. Ben kendi kendime onu nasıl iyi edebilirim diye düşündüm el sanatları aslında insanların kafasını değiştiriyor ve insanı rahatlatıyor. Bende kötü olduğum zamanlar kendi ilgilendiğim el sanatlarını yapmasam bile farklı el sanatlarını yaparak kendimi dinlendiriyorum. Bende ona bunu yaptım. El sanatlarıyla başladık kendisi zaten yıllardır örgü işlerinde yetenekli biri ben ona kurdaliye nakışları gösterdim. Boncuk işleri yaptık birlikte ve daha iyi olduğunu fark ettim. Çevresindeki insanların yorumları Suna senin sayende iyi oldu ve ben bunları gördükçe güzel bir gelişme olduğunu anladım ve daha neler yapabilirim diye düşünürken Suna abla iyileşti. Ve bu durum bizi çok ama çok mutlu etti.”

(Gülizar Gülebak)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER