10 Ağustos 2018 Cuma 06:54 | URFANATİK
Çelik, ‘Mimar Bir Şehrin Doktorudur’

Urfanatik Gazetesi olarak Şanlıurfa kentsel dönüşümü ve Urfa’da mimarlık üzerine yaptığımız röportajda Şanlıurfa’da 4 yıldır bu mesleği yürüten ve başarılı işlere imza atan Bahattin Çelik’ten dinledik. Sorulan sorulara açık cevaplar veren Mimar Bahattin Çelik, Şanlıurfa’da kentsel dönüşümün önemli bir yere sahip olduğunu uzun yıllardır kentsel dönüşüm bekleyen yerlerin bir an önce dönüşüm ile yerini yeni, daha güvenli ve modern yapılara bırakması gerektiğini söyledi. Şanlıurfa’da inşaat sektörünün her geçen yıl arttığını da belirten Bahattin Çelik, bu konuda en büyük sorunun mimarların hep aynı ve klasik tarz yapılar dikmesi olduğunu, inşaat alanında bu kadar gelişmiş bir şehirde ilginç ve farklı yapıların mevcut olmadığını söyledi. Urfa’da uzun yıllardır mimarlık yapan kişilerin daha eski yöntemlerle gittiğini ve bundan 30 yıl önce kullanılan klasik tasarımın devam ettirildiğini söyledi.

Mimarların yapılar ve şehrin üzerindeki önemi ile ilgili sorulan soruya Çelik, Mimarlık kelimesi benim için doktorluk mesleği ile aynıdır, biri insan sağlığı biri de şehrin sağlığı için mücadele ediyor” sözü ile özetledi.

Mimarlık sizin için ne ifade ediyor?

Mimarlık ile doktorluk birbirine benziyor, doktor hastayı illeştiriyor,  mimar ise bir kentin yapısını illeştiriyor diyen Çelik “Mimarlıkla ilgili çok farklı bir düşüncem var bana göre mimarlık doktorluk mesleğiyle aynı bir doktor hastasına nasıl bakıp iliştiriyorsa, bir mimarda yaşadığı şehri illeştirmek için elinden geleni yapması gerekiyor. Mimarlık tam olarak şu: bulunduğun ortamı, bulunduğun kenti, yaşadığın evi illeştirmek için bir doktordur” dedi 

Şanlıurfa’da yaşayan bir mimar olarak şehrin görünümünü değiştiren projeler yapıyorsunuz. Şanlıurfa’yı estetik açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz?

Klasik yapıların dışına çıkılması gerektiğini söyleyen Çelik “Şehri değiştiren projeler yani bu konuda Karaköprü’den bir örnek vereyim, caddeleri ve sokakları dolaştığımız zaman bütün yapılar birbirinin aynısı klasik yapılar, metrekaresi 10 metrekare düşük 10 metrekare fazla, kat yüksekliği 2 kat yüksek, 3 kat düşük ama iç dizaynı, tasarımı, dış görünümü birbirinin aynısı sadece renk tonlarının farklı olduğu yapıları görüyoruz.

Bunun en büyük problemi de müteahhitlerdir. Bunun nedeni adam 10 yıl aynı mimar ve mühendis ile çalışıyor. On yıl boyunca belli bir maddi güç sağlamış kendini geliştirme ihtiyacı duymuyor, zaten bu müttehit bana gelir, şu müttehit bana gelir yıllardır çalışıyoruz diye.  Şimdi yeni çalışan,  yeni mezun olan genç mimarlarımız bu konuda sıkıntılar yaşıyoruz.

 Daha yeni mezun olan genç arkadaşlarımız bu durumu görünce şehirden uzaklaşıyorlar, başka şehirlere gitmek zorunda kalıyorlar. Ankara’ya veya İstanbul gidiyorlar orada iki bin liraya bin beş yüz liraya çalışıyor. Yani kendilerini kıt kanat geçindirecek şekilde hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bu durum bizi üzüyor, yani biz istiyoruz ki klasik çalıştığınız mimarlardan uzak durun kenti değiştirebilecek projeler, yani bu tek konut değil, yeni yaşam alanları, kültür merkezleri ve yeşil alanları örnek verirsek mesela Karaköprü’de mesire alanları yapıldı, biz istiyoruz artık Eyyübiye’nin merkezine Yenice Mahallesinden tutun Sigorta Mahallesine kadar bu projeleri istiyoruz. Belirli bir lokasyona bağlı kalıp işte sadece bir yere bağlı kalmayalım başka yerlerde bu projeleri değerlendirin biz bunu istiyoruz sonuçta mimarlık bölgesel değil bütünselliktir.

Sadece merkez ilçeler değil bütün ilçelerimizi kapsıyor. 2,5 milyon Urfa olarak Viranşehir’in sonunda Urfa’nın merkezine kadar hepimiz haliyle refah içerisinde yaşamak istiyoruz. Bunu da kim yapar mimarlar, mühendisler tasarlar bunu müteahhitler ile işleri yapan firmalar yerine getirir bununda önüne geçmek istiyoruz ve yapmamız gereken en önemli şey gençlerimizin önünü açmaktır. Klasik projelerden uzak durmak istiyoruz dikdörtgen bir yapı istemiyoruz Karaköprü’yü dolaşırsak binlerce bina var ama çok farklı 3-5 konut vardır. Meslektaşlarım beni yanlış anlamasın mesela 40 yıllık meslektaşımız 40 yılki projelere bağlı kalıyorlar biz bunu görebiliyoruz ama güncel mimari problemler, güncel problemler biraz daha olmalı, arada iyi mimar meslektaşlarımız var ama genel olarak baktığımızda her zaman klasik tarzlar yapan insanlar var ama 30 yıl önce mezun olmuş insanlar var onlarda 30 yıl önce ortam neyse hayatını aynı şekilde devam ediliyor” dedi

28-29 Ağustos günü yapılacak kentsel dönüşüm ihalesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir mimar yaşadığı şehri tedavi  etmelidir  diyen  Çelik “Şöyle bir şey diyeyim az önce bir şey dedim, mimarlık kelimesi benim için doktorluk mesleği ile aynı şehrini tedavi etmesi lazım. Buda kentsel dönüşümlerle olur buda sadece mimarlık değil genel olarak mesela toplu konut idaresinin yaptığı projeler var. Mesela yeşil direkle eski sanayi sitesi mesela biz çocukken bile efsane olmuş kentsel dönüşüm projesidir geldi gelecek derken insanlar korkusunda evlerini satmadılar acaba evimi satsam zarar eder miyim acaba bir müteahhit gelir daha şık bir şey yapar acaba sonra pişman olur muyum diye yaklaşık 10-15 yıldır eski halde sürekli şehrin göbeğinde her taraf gelişmiş yeşil direk ortada öyle duruyor.

Bu durum bizi üzüyor ama 28-29 Ağustosta inşallah Eski Sanayi Sitesi ve Yeşil Direkte işlerin proje kısımları tamamlanmış olup yıkım için ihaleye çıkması aslında bu çok önemli Şanlıurfa’nın kronikleşmiş, siyasi insanlarımızın vaatlerinden dolayı şehir olarak bitmiş durumdayız. 28-29 Ağustosta olması bizi gerçekten bizi sevindirdi inşallah mantıklı bir şekilde temizlenip bitirilir. Yeşil direkte 547 tane konut 57 tane de iş yeri oluşuyor etabı yapılıyor yeşil direğin ilk etabı var. Eski sanayi sitesi 3 etaptan oluşuyor ilk etabı Şanlıurfa’nın eski sanayi bölgesi olan yer orası bitmek üzere 2. Etapta da 120 dükkan 3. Etapta 59 tane konut var. Kentsel dönüşüm projesi şehir merkezinden geride doğru gelince şehir merkezi ticari, iş merkezi olur bu kentsel dönüşüm çok sevindirici bir haber projeler bitti artık işin ihaleye kaldığına” değindi.

Şanlıurfa Kentsel Dönüşümde hangi noktada?

Kentsel dönüşümün iki aşamadan oluştuğunu söyleyen Çelik “ilk aşaması proje aşaması ikinci aşaması ise yapım aşamasıdır. Şanlıurfa’mız fiili olarak büyük kentsel dönüşümlere sahip olduğu görülmüyor. Ama Şanlıurfa’mız proje olarak projelerini tamamlamış dosyasını hazırlamış yapım aşamasında olan bir konumda. 28-29 Ağustostaki ihalelerimiz şuanda bunları gösteriyor artık projelerimiz yapım aşamasına geçilmiş durumdadır. Temennimiz doğumevi tarafındaki kentsel dönüşümünde başlaması bizim Yeşildere’deki projelerin bir an önce başlanması bitirilmesi şehrin göbeğindeki salaş yapıdan ziyade daha modern Urfa’mıza peygamberler şehrine daha yakışır bir şehir haline getirmektir”  dedi 

Peki, İmar ve Yapılandırma Barışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İmar barışının faydaları olduğu gibi zararlarında olduğuna değinen Çelik  “İmar barışı için genel olarak bir bilgi vermek gerekirse; Türkiye de 13 milyon kaçak yapı mevcut. Bunlardan yaklaşık 350 bin 400 bin tanesi Şanlıurfa da izin alınmayan, kaçak kat, gecekondu vs. İmar barışının iki aşmasından biri olan olumlu aşaması; kayıtsız hiçbir yapımız kalmayacak herkes ruhsatlı yapılarda yaşamını sürdürecek. Şehrin gecekondu bölgesinde yapılan alışverişlerde alınan hava parasının önüne geçilmesi emlak satışlarındaki dolandırıcılığı azaltarak vatandaşlarımızın mağdur olmasının önüne geçilmesi sağlanmaktadır ve büyük haksızlığı da ortadan kaldırıldı.

Örneğin komşumun kayıtsız evde oturması gibi E-devlet sistemi üzerinden verilen kriterlere uyarak yapı kayıt belgesini çıkarılabiliyor. İmar barışı tapu belgesi ve yapı kayıt belgesi olmak üzere iki kısma ayrılıyor.  Olumsuzluk tarafı ise büyük bir risk taşıyor tehlikeli yapıların ruhsat verilmesi zemini kötü olan yapıların kayıt belgesini çıkarırken göz ardı edilmemesi bununla ilgili merciler işlerini eksiksiz bir şekilde yaparak ilerde oluşacak felaketlerin önüne geçilmesini engellemektir. İmar barışının savaş olmasını istemiyoruz” dedi 

İmar Barışına başvuranlar nelere dikkat etmelidir?

İmar barışına başvuracak vatandaşlarımız kesinlikle uzman kişilerden yardım almaları gerektiğini söyleyen Çelik “Aksi takdirde yanlış beyan de bulundukları takdirde yapmış oldukları işlem iptal olarak ödemiş oldukları ücret geçersiz sayılıyor. Teknik olarak alanın metrekaresi, yapının cinsi, kat sayısı, zemin tespit tutanağı, bunların hepsini yapılması gerekiyor. Amaç Uzman kişilerden yardım alarak yapılan işlemler boşa gitmesini engellemektir”  şeklinde konuştu.

RÖPORTAJ: AHMET DURMUŞ/AYHAN KESİCİ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.