102. sini andığımız kutlu destanımızla yine duygulandı tüm ülke. Saldıranların zihin profili ile bugünün 15 Temmuz trajedisini yaşatanların zihin yapısının ortak paydalarının bir olduğu apaşikârdır.
Tüm dünyayı parmaklarının ucunda oynatmayı tek amaç belleyen uluslararası kan çeteleri özde menfaatlerini ayakta tutma adına genelde ise İslam inancıyla ilgili en ufak bir yetkinin etkinleşmesine tahammülleri yoktu, olmayacakta.

Ahirete inanan muvahhid bir kitap ehlinin yapma ihtimalinin düşük olduğu bu şekil işgal hareketleri ancak acımasız katliama obur bir Yahudi ile kurnaz İngiliz dişiliğinin bir potporisiyle açıklanabilir gibi geliyor bana.
Çanakkale’yi okuyabilmek bugünü de iyi okuyabilmeyle olabilir ancak. Sadece Türkiye’yi değil tüm İslam coğrafyalarına baktığımızda hep iradeleri çalınmış toplum projeleri ile hükmedilmeye çalıştıklarının göreceğiz.
Bu konuda karşı bir toplumsal ve global refleks geliştiremediğimiz müddetçe uzun vadeli savunma krizleri hep yaşayacağız demektir. Yani saldırının lokal panzehirlerini üretmeliyiz aksi halde 40 yılda kendi öz insanımızı ve sermayemizi kullanarak bizi bize vurdurarak parmaklarını bile kıpırdatmadan çok şeylerimizi alıp götürebilirler.
Bu Feto’ya ve PKK ya kurban giden beyni kemirilmiş genç ve verimli nesil en büyük sermayesi değil midir bir ülkenin. Canlarını ve enerjilerini kendi ailelerine, yakınlarına ve doğup büyüdüğü vatanlarının dışında başkaca bilmediği odaklara harcamış olmaları çok acı.

Bu beyin nakli potansiyelini her fırsatta kullanacak olan üst bileşenler saçma izdivaç, stil ve survivor tarzında programlara ve de kendini eksiksiz ve eleştirilmez göstererek insanların beynini kemirecek her tür cemiyet ve yapılara karşı gardımızı devlet ve milletçe sıkıca almalıyız.
Çanakkale ruhunun her zaman yaşadığına eminiz ülkemizde, buna bizzat şahit olduk ancak canlarımız gitmeden acılar yaşanmadan yıllarımız kaybolmadan yani musibetsiz nasihatleri vererek bir birerlerimize öylece dik olmalı ve dik kalabilen salih toplumlarla işbirliği yapabilmeliyiz.

Toplumlar yöneticilerini istediği şekilde seçebilirler bu çok doğaldır. Buna çok takılmayı hiçte mantıklı bulmuyorum. Biz işi başarana bakacağız adının başındaki sıfatı neden problem yapalım ki? Hem yöneticileriyle aynı ruhlarda birleşebilen toplumlar daha güçlü bir savunma gösterebilirler. Bu anlamda sadece işini doğru yapan değil doğru işi de tespit edebilen ve uygulayabilen liderleriyle özdeşleşebilen toplumları yıkmak elbette imkânsız olacaktır…

Allah ülkemizi ve özde kardeşliğini hissettiğimiz tüm salih toplumları açgözlü vampirlerin türlü tuzaklarına karşı korusun, onlara karşı basiretli savunma becerileri geliştirmeyi nasip etsin…
Saygılarımla…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.