Dünün gençleri bugünün gençleri ile arkadaş olmadıkça sosyal çatışmalar hep yaşanacaktır. Bizler genç ve genç olmayanlar birbirimize muhtacız, yarınlarımızı beraber inşa etmek zorundayız. Beraber huzur ve güvenle yaşayabilmek zorundayız.

Birbirimizi dinlemeliyiz tam anlayıncaya kadar hem de. Kulak ardımızla değil yüzümüz dönükken de değil, cepten facede like avcılığı yaparken de değil. Aklımız ve yüreğimizle dinlemeliyiz en başta.

Bir arkadaşım bir zaman eğitim sisteminin temel problemi nedir demişti iletişim demiştim aslında bu cevabımla tüm hayatın en temel sorunu demek istemiştim. Evet, tüm çağların birinci problemi iletişimdir ve bunun ana argümanı da dildir.

Bu dil bildiğimiz coğrafik diller değil insanlığın ortak dili gönül dilidir. Ki bu dilin temel alfabesi de sevgi ve merhamettir. Bu dil odaların arasındaki kalın sarp duvarları yıkar, bu dil büyüklük küçüklük arasındaki duvarları yıkar, bu dil ast ve üst arasındaki duvarları yıkar. Böylece gönül köprülerinin beş şerit olduğu iletişim bu defa bilgiye gereksinim duyar.. İhtiyaç bilgisine, sorun bilgisine, çevre bilgisine, gelişim bilgisine ve çağın bilgisine...

Kendini geliştirmeyen başkasına faydası olamaz. Şikâyet ve dikteyi tek dil, anne ve baba olmayı da koz olarak gören toplumların çocukları acı çeker ve çektirirler. Bugün tarihte hiç yaşanmamış bir enformasyon gelişiminin yaşandığı bir zamandayız. Nesiller arası uçurumlara varan bu araç gereç gerçekliğinden soyutlanan bakış açısı muhakkak ki başarısız bir iletişim olacaktır.

Nerde o eski… diye başlayan afilli nasihatlerin sabun köpüğüne dönüştüğü bir çağda sarraf olan bir ebeveyn kültürüne ihtiyacımız vardır.

İletişimin dili gereği çağın facebookunu da instigramını da öğrenmek durumundayız çünkü Tabletle doğan nesle kâğıt kokusunun heyecanı beklenmemeli. Sonuca odaklanmalı. Araç gereç değil kullandığı el önemlidir. Cellat ve cerrahın kullandığı kesicilerin hammaddesi aynı olabilir ama kullanımdan bir hayat doğar veya bir hayat biter. Zihinler dünde kalmamalı,dünün ilacı bugüne zehir olabilir. Çağları aşabilen kafa yoran emek veren iletişimler kurulabilmeli .

Kuranı Kerimde Hz. Nuh’un evladına veya Hz. Lokman’ın çocuğuna nasihatleri örnektir. Çünkü özellikle Hz. Nuh oğlu onu ciddiye almamasına karşın o yine de yavrucuğum diye çağırmıştır onu.

Sevgiyi çıkarlar yıkar ki bu anne babalar için de geçerlidir. Koşulla seven ebeveynler koşulla sevilir, karneye göre, itaate göre, ki bazen kazandığı paraya göre, iş sahibi olunca kariyerine göre... Bu çıkarcı sevgi çok acımasızdır ki her şeyi bitirir böylece yıkım başlar.

Yıkım fikirlerde başlar, ne düşüneceğini bilmeyen güç ve çıkarın baskın olduğu, ahlaki değerlerin çokta bir önem arz etmediği bir kişilik gelişir. Bağlanacak, tutunacak dal arar genç. Ona kucak açan, sıcak davranan her çağırıcının bağımlısı olur. Zararlı alışkanlıklar başta olmak üzere her tür zararı kendine ve tüm varlığa yapmaktan çekinmeyen bir nesil çıkar ortaya.

Ve israf, beyin israfı… İnanç boşluğundaki bu gençleri Feto, İşid, Pkk benzeri organizasyonlar da çeşitli narkozlarla kullanır. Onların zekâsından ve enerjisinden faydalanırlar. Daha da ileri gider ellerine silah ve bomba verip insanların canını sorgulamadan almalarını sağlarlar. Bazen de en zeki beyinlerimizi yurt dışına kaçırarak bir nesil insanımızı israf ederler. Ne zorluklarla yetişen profesör, pilot, mühendis, öğretmen vb gençlerin yetiştiği memleketlerinden göç ettirirler beyinleri ile beraber.

Psikoloji, sosyoloji felsefe konularına eğilmeyen toplumların nesilleri göç eder.

Bakan değil görenlerden olma dileğiyle.

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.