banner54

YAŞAMIN KALİTESİ
hüseyin bozkurt Hepimiz bu Dünya’da, sayılı yıllar yaşayarak göçüp giden yolcularız. Yani ömrümüz uzun olsa da sınırlı. Ortalama 75 yıllık bir ömrün olduğu ülkemizde hedefi 100 yaş olarak koymak gerek. Bizim hedefimiz 100 olmalı. Ömrün ilk 30 yılı çocukluk, ergenlik, tahsil, evlilik vs. olaylarla farkında olmadan geçer. Aslında en yavaş ilerleyen ömür bize bu yıllarmış gibi gelir. Çünkü farkında değilizdir. Sorumluluklarımız sınırlıdır. Yarın kaygısı yaşamadığımız dönemlerdir. Yani ömrün ilkbaharı bitmiş yaz mevsimine girilmiştir. 30 ile 60 yaş arası ise çocuklar olur, aile büyür, sorumluluklar artar, iş geliştirme, para kazanma, iş kurma-batırma dönemleri bu yıllara denk gelir. Para ile de genelde bu yıllarda tanışılır. Paranın sağladığı iyi ve kötü şeyler bu yıllarda karşımıza çıkar. Bir bakarız ki, en enerjik, en oturaklı, en paralı, en popüler olan bu 30 yıllık dönem kayıp gitmiştir.  Bu yıllarda; bir çok değişimi birlikte yaşarız. Sağlığımızın bozulmakta olduğunu bu yaşlarda öğreniriz, Zirveden sonra bir iniş olduğunu görürüz. 40 yaş sendromlarını (erkekler için) bu dönemde yaşarız. Gün, hafta, ay ve yılların çok çabuk geçtiğinden şikayetleri bu dönemde yaparız. Bazı kaygılarımız bu dönemde başlar. En iyi arabanın BMW-MERCEDES olmadığını aksine binebildiğimiz araba olduğunu bu dönemde anlarız. Bu yaş aralığı birçok değişimin yaşandığı dönemdir. Yaz mevsimi gibidir. Çok sıcak ve hareketli geçer. Tüm meyvelerimizi toplamışlardır. Artık bir sonbahar mevsiminin geldiğini bu dönemin sonlarında anlarız. Tüm mesele sonbaharı ve kışı güzel geçirmektir. Diğer mevsimlerdeki rahatlık yoktur artık. Hayatın sonbaharı 60-80 yaşlarına denk gelir. Paramızı, zamanımızı, vücudumuzu, arabamızı en dikkatli ve özenli kullandığımız bir dönemdir. Sağlığımıza ve beslenmemize dikkat ettiğimiz dönemdir. En çok okuduğumuz, bilgi ve tecrübe birikimimizin en yoğun olduğu dönemdir. Her şeyin farkındayızdır. Maddi sorunlarını çözebilmiş kimseler için yaşamın en güzel yaşandığı yıllardır. Şans yaver giderse ve vücudumuzu hor kullanmamış isek en tatlı ve bilinçli dönem bu dönemdir. Parasını, ailesini ve sağlığını koruyabilmiş kimseler için çok güzel yıllardır. Dolu dolu yaşanabilir. Seyahatler, hayır işleri, ibadetler, okuma, bir şeyler yazma, toprak ve tabiat ile uğraşma ve hayvanlarla uğraşma gibi en barışık dönemdir. Farkındalık doruktadır. Zaman saniye saniye değerlendirilir. Ve 80 sonrası kış mevsimi gibidir. Kendinize sıcak bir ortam kurmuşsanız ne kadar soğuk olursa olsun kış mevsimi de güzel geçirilebilir. Artık sağlık bir numaralı öğemiz olmuştur. Dinç, sağlıklı isek yaşamın güzel geçeceği yıllara hala sahibiz demektir. Kıştan sonra mevsim yok. Dört mevsim tamamlanmıştır. Ama kışın güneşli ılık günlerinin tadı bir başkadır. Kar topu oynayamasak da soba, şöminenin kenarından kartopu oynayan çocukları seyretmekte ayrı bir keyiftir. Ya da çocuklara 70-80 yıl önceki mevsimleri, hikayeleri ve yaşanmışlıkları anlatmak ta keyifli bir yaşamdır. Kış deyip geçmeyin, kışın yazdan sakladığımız şeyleri yeriz unutmayın…! Bizde ömrümüzün yazından bir şeyler koruyabilmiş ve kışa saklayabilmişsek yaşam kışında güzel olacak demektir. Yaşamı bu şekilde özetledikten sonra hangi yaşta nasıl yaşamak istediğinize siz karar verin. Ama erken yaşlarda farkına varın ve yaşam kalitenizi arttırın. Dolu dolu yaşayın. Yazımı bitirirken yaşam kalitenizi arttırmak için hap niyetine birkaç öneriyi de vermek istiyorum. Yemeğinizi, yemeğin tuzunu, çayın şekerini, kullandığınız eşyanın sayısını, harcadığınız parayı, boşa geçen zamanınızı, kuruntu ve takıntılarınızı, bilgisayar ve telefon başındaki geçen süreyi, insanlardan beklentilerinizi, TV izlemeyi….. AZALTIN…. Çekingenliği, şikayet etmeyi, mazeret üretmeyi, başkaları için yaşamayı, yapamam edemem korku ve düşüncelerini, olumsuz düşünce ve kelimeleri, surat asmayı, ön yargılı düşünmeyi, herkesi eleştirmeyi, stresi, herkesi düzeltmeye çalışmayı BIRAKIN….! Gülümsemeyi, olumlu düşünmeyi, sevmeyi, şükretmeyi, dua etmeyi, su içmeyi, çocuklarla vakit geçirmeyi, renkli giyinmeyi, bakımlı ve temiz olmayı, toprağa basmayı ve toprakla uğraşmayı, selam vermeyi, teşekkür etmeyi, özür dilemeyi, mazur görmeyi, alttan almayı, hayal kurmayı, güzel söz söylemeyi, kitap okumayı, sevginizi hak edene vermeyi, istikrarınızı, erken kalkmayı, duygularınızı kontrol altında tutmayı, meyve yemeyi ARTTIRIN…! Hepinize kaliteli bir yaşam diliyorum. Önemli olan çok yaşamak değil, kaliteli ve dolu dolu  yaşamak ve güzel şeyler bırakabilmektir…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER