banner112
banner54

YANLIŞ YATIRIM KÜLTÜRÜ

YANLIŞ YATIRIM KÜLTÜRÜ 
 

Dünyada sanayileşme, batıdan doğuya doğru hareket ederek ilerliyor.

Amerika ve Avrupa'dan ülkemize ve doğumuzda kalan ülkelere doğru yola çıkan sanayileşme ve uluslararası sermaye; ucuz işçiliği ve ülke kaynaklarını kullanıyor. Batılılar sanayi üretimini bıraktı. Gelişmekte olan ve geri kalmış ülke kaynaklarını kullanarak ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Batı; sanayinin yerine, sistemleşmiş hizmet, finans, bilişim ve yazılım sektörlerinde faaliyetini sürdürüyor... Bu ülkeler; genellikle düşünce, sistem, yazılım, formül, know-how satarak, ülke kaynaklarını tüketmeden, daha kolay para kazanıyor. Bir yandan da Doğu ülkelerine sanayi makineleri ihraç ederek, sanayileşmeyi teşvik ediyor. 

Bir gün biz de sanayi üretimini terk edeceğiz. İşçiliği ucuz ülkelere gidecek makinelerimiz. Ya da onlar bizden daha ucuza mal edecekler ve biz mecburen terk edeceğiz. Hatta şimdiden Türk Cumhuriyetleri, İran, Suriye gibi ülkelere kaymaya başladı bile. 

Bu Doğu'ya kayma ülke içerisinde de görülüyor. Son yirmi yılda özellikle Güneydoğu Anadolu'da sanayileşme büyük bir hızla sürüyor. Başta Gaziantep olmak üzere; Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adıyaman, Kilis ve Mardin illerinde büyük sanayileşme gözlenmektedir. Çırçır, iplik, halı, triko, dokuma, ev tekstili, un, irmik, makarna, mercimek, sıvı yağ, çikolata, kuru yemiş, makine sanayii, sabun-kimya sanayii ve daha birçok konuda önemli sanayi yatırımları yapılmıştır. Gelişmeler o kadar hızlı ki; bu firmalar, ihtiyacı olan yetişmiş insan gücünü bulmakta zorlanmaktadırlar.

Sanayileşme evrimini yaşarken, olumsuz gelişmeler de yaşamaktayız. Bölgemizde ve ülkemizde yatırımların büyük bir kısmı plansız, programsız, herhangi bir fizibilite olmadan yapılmaktadır. Çoğu işletme çalışmaya başladıktan kısa bir süre sonra atıl duruma düşmekte ya da düşük kapasite ile çalışmaktadır. Bölgemizde genellikle yatırımlar etrafa bakılarak yapılmaktadır. Bu tür yatırımlar, bölgesel sektör oluşumu ve alt yapının güçlenmesi açısından iyidir. Ama bu tür yatırımlar sektörde üretim bolluğuna yol açıyorsa, diğer yatırımcıları sıkıntıya sokuyorsa zararlıdır.

Bir sektörde para kazanılan bir iş kurulmaya görsün, birkaç ay içinde aynı konuda birkaç kişi daha yatırıma başlar. Onlar da piyasaya girince rekabet nedeniyle başarılı firma ile yeni kurulan firmalar para kazanamaz, makinelerin taksitlerini ödeyemez hale gelir. İflas etmezler belki ama ya çok düşük kapasite ile çalışırlar ya da sermayeleri eriyerek yokolur. En ufak krizde tökezlerler. Bu tür yatırımlar, farklı sektörlerde güç kazanmış firmalarca sektör değiştirerek yapılınca durum daha da vahim hale gelmektedir. 

Mesela (H) sektöründe birkaç firma ön plana çıkınca, diğer sektörlerde (A, G, O, İ, P, T) güçlü firmalar da hemen (H) sektöründe 50-100 tane makine sipariş ederek yatırım yapmaktalar. Fizibilite raporunun özeti şu: Falan aile ya da grup şu işten para kazanıyor; biz de yapalım... Gelen 50-100 makinenin hepsinin çalışması mümkün değildir. Bu yatırımların, küçük KOBİ işletmelerine de zararı büyüktür. 5-10 makine ile çalışan ve sektöre yıllarını veren firmalar da sıkıntıya girmektedir. Bu konuda, Şanlıurfa’da 200 civarında Çırçır fabrikası örnek gösterilebilir. Gaziantep’te halı ve iplik fabrikaları buna örnek gösterilebilir. Bu yatırımların verimsizliğini şuradan anlıyoruz. Yıllık 10 bin tonluk kütlü pamuk işlemesi gereken onlarca çırçır işletmesinin 2-3 bin ton işlediğini görüyoruz. Bu şu demektir: bir fabrikanın işini 5 fabrika yapıyor.

Bir sektörde üretim açığı varsa, aynı alanlarda yatırım yapılabilir. Bölgemizde çırçır, iplik, halı gibi sektörlerde bu tür yanlış yatırımlar yapılmaya başlamıştır. Milyonlarca dolar tutan makineleri ithal etmeden önce iyi fizibilite yapalım lütfen. Sadece kendi sermayemiz değil, mevcut firmaların sermayeleri de atıl duruma düşebilir. Verimsiz yatırım yapmak yerine araştırarak, ortak alarak, fizibilite yaptırarak, birilerine danışarak (danışmanlık alarak) farklı sektörlere yatırım yapmak daha doğru olacaktır. Sermaye yetersizliğini aşmak için ortak yatırımlar yapılmalıdır.

Sanayileşme sürecimizin sağlıklı ve kârlı bir şekilde geçirilmesi için tüm sektörlerde birbirimize bakarak yatırım yapmaktan vazgeçmemiz lazım. Belli bir sektörde öne çıkmış firmalarımızın Türkiye'de ya da dünyada rekabet edecek tamamlayıcı yatırımları yapması ya da gelişmemiş yeni sektörlere yatırım yapılması daha rantabl olacaktır. Birbirine bakarak yatırım yapmak ilk yıllarda belli sektörlerin gelişmesi için doğru bir yöntem olsa da, belli bir seviyeden sonra akılcı, verimli yatırımlar yapmak gerekir. Çünkü Dünya ile entegre olmuş bir piyasada rekabet ediyoruz. Sabah kalkıp pamuğun fiyatını Amerikan borsasından takip ettiğimiz günleri yaşıyoruz. Kapasite kullanımı, maliyet analizi ve finans maliyetini çok iyi hesaplamamız lazım. Artık sadece karşı sokaktaki komşu çırçır fabrikası ile rekabet etmiyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER