banner54

Urfa’da ki Seçimlerin Kaderi Kimin İnisiyatifinde?
kenan karataş Genel olarak ileri seviyede bir siyasal katılım çağdaş, özgürlükçü ve demokratik rejimlerin vazgeçilmez koşuludur ve aynı zamanda diğer özgürlüklerin kullanımı için de gereklidir. Bireylerin siyasete katılımı eşit biçimde ve kendi özgür iradeleriyle yönetime katılmalarıyla mümkün olacaktır. Siyasal katılım temelde iktidarın halka dayandırılmasıdır ve bunu sağlayan da, toplumların sosyoekonomik ve kültürel değişmeler sonucu giderek demokratikleşmesi olmuştur. Demokratikleşme, hem modern toplumda hem de geleneksel toplumda geçerli olan bir unsurdur. Fakat modern toplum, siyasal katılım kaynaklarının daha geniş kullanıldığı bir toplumdur. Siyasal katılım büyük ölçüde demokrasi ile ilişkili hale gelmiştir. “Halk tarafından yönetim” formülünde ifadesini bulan klasik demokrasi, bütün ergin vatandaşların hür ve eşit iradeleriyle toplum yönetimine katılmaları anlayışına dayanır. Siyasal katılım, hemen her demokratik yönetim için genel bir amaçtır. Siyasal katılmaya dayanan toplum düzeninde yaygın bir amaç halini alan eğilim, bazen tek partili bazen de çok partili sistemler yolu ile, fakat her zaman halkı siyasal hayatın içinde değerlendiren anlayışta kendini göstermektedir. Siyasal yaşama katılım, devletin gücünün kaynağının ulus olduğu demokrasilerde, eşit haklara sahip birey sıfatı ile yurttaşın siyasal özgürlüklerden yararlanabilmesine imkan verir. Yurttaşın kendisinden beklenen siyasal yaşamın bütün gereklerini yerine getirebilmeleri siyasal katılım ile olur. Siyasal katılım yollarından biri yurttaşlık duygusuna dayanan katılımdır. İsterseniz önce söz konusu katılım türünün açılımını ve Urfa’da ki durumunu incelemeye çalışalım. Yurttaşlık Duygusuna Dayanan Katılım: Bu tür katılım, bir ahlaki yükümlülük duygusundan, bir görev hissinden doğmaktadır. Bu yükümlülük duygusunun altında bireyin ideal toplum ve onun niteliği hakkında beslediği inançlar yatar. Bireyler siyasal katılımı gerçekleştirmekle toplumsal bir ödevi yerine getirme hazzını yaşarlar, herhangi bir maddi kazanç beklentisi içinde olmaz.Seçim günleri sabah erken saatte uyanır ve reylerini kullanırlar. Yukarıda ki açıklamamıza dayanarak Urfa’da yurttaşlık duygusuyla hareket eden 200 bin civarında bir seçmen potansiyeli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu gruba giren seçmenler hiçbir durumda siyasal katılım sağlamazlar.Siyasi programları takip etmez,milletvekili adaylarını izlemez ve bulundukları ortamlar da siyaseti tartışmazlar.Miting,karşılama ve benzeri katılım yollarına asla başvurmazlar.Aile bağları,çocuklarıyla ilişkileri ve komşuluk bağları muhafazakar yapıya göre belirlenir.Hafta sonlarını aileleriyle geçirir,mutluluk ve huzur ararlar. Bu gruba giren vatandaşlar genellikle doğal ve spontane gelişen bir tür iletişim yollarıyla bir birinden haberdardır olurlar.Seçim dönemlerinde son 10-15 günde siyasi yönlerini yani oy kullanacakları partiyi belirlemeye başlarlar.Yurttaşlık duygusuyla hareket eden bu grup  istisnai durumlar hariç asla sol partilere yönelmezler.Bu grup genellikle muhafazakar ve din eksenli partilere yönelir.Ve bu seçmenin yöneldiği parti bağlı bulundukları seçim bölgesinde ilk parti olur.Bağımsız adaylara yönelme durumu olasılığı da vardır.Ama asla farklı iki partiye yönelme ihtimalleri olmaz.   2009 yerel seçimlerinde Eşref Fakıbaba’da 2011 genel seçimlerde ise bu grup AK Partide karar kılmıştı.2015 genel seçimlerinde ise bu seçmen grubunun yine AK Partide karar kılacağını tahmin ediyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun.  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER