banner54

Suriye'ye Müdehale Var, Çalsın Sazlar

CNN nin ekranlarından, uçaksavarların kurşunlarını,göğe doğru yükselen ateş toplarını seyrediyorduk Bağdat’ın semalarında.

Zannediyorduk ki, diktatörler yıkılacak ve Irak halkı özgür,mutlu, müreffeh olacak.

Lübnan bombalandığında aynı beklenti vardı zihnimizde.

Oldu mu?

Olmadı

Saddam ve kaddafi sonrası kan durmadı.

Asıl niyet halkları özgürleştirmek mi, köleleştirmek miydi ?

Her müdahalede olduğu gibi, Suriye mevzusunda da ortaya konulan nedenler tıpa tıp aynı.Sanki bir filmi bize defalarca seyrettiriliyor gibi..

Yine ahlaksız, vicdansız diktatörler, ezilen, öldürülen Müslim halklar kimyasal silahların kullanıldığı adı farklı fakat, sokaklarında yine cansız bebeklerin yatağı şehirler Halepçe ,Doğu Guta var.

Yine kollarında cansız çocukları olan,bebeğini korumak için toprağa yüzü koyun gümülmüş anneler var.

Yine öldürülen ve kandırılan Kürtler,Araplar demokratikleştirme, özgürleştirme adına halkların geleceğine konulmuş ipotek gizlenen niyetler ,yıllar önce tasarlanan planlar İsrail’in güvenliği, menfaatleri ABD ve İngilizler İslam medeniyetinin yıkılan yapıları Türkiye var, patriotların yerleştirildiği, incirlik üstünün kullanılacağı.

Yine ortada yalnız bırakılacak Türkiye ve aynı çaresizlik var. Yine haklı sorular var;

İsrail Filistinli çocukların üzerine fosfor bombalarını attığında, neden kimse müdahaleyi konuşmaz? konuşamaz?

Suriye’ye müdahale edilecek.Esat’ın güvende olacağı, kimyasal silahların Esat’ta kalacağı planlanan bu operasyonda mümkün olursa siviller de gözetilecekmiş !

Peki nereyi ,neden vuruyorsun?

Vuracaktın madem , neden bu kadar bekledin?

efendim uluslar arası hukuka aykırı davranıldı, efendilerin kırmızı çizgileri aşıldı. İsterlerse, nasıl vurabileceklerini gösterip, gözdağı vereceklermiş ve barışı tesis edeceklermiş.

İşte külahım,ona anlatın.

Sanki sihirli bir değnek Suriye sokaklarına değecek ve kan, acı, gözyaşı bitecek. Müdahale edildiği gecenin sabahı Suriye’de gözyaşı duracak. Çocuklar, kadınlar, masumlar ,daha alenisi insanlık ölmeyecek,her kes hiç olmadığı kadar kardeş olacak.

Bizlerde çok ümitli ve heyecanlıyız.

Çalsın sazlar, Suriye’ye müdahale var.

Bunları Irakta, Lübnan’da,Kosova’da,Bosna’da çok dinledik.

onlar ki ,kendilerine sığınmış halkların katledilmesine göz yuman, Srebrenitsa mimarlarının bizzat kendileridir.

Biz biliyoruz ki, Suriye de ki mesele ancak barışla, karşılıklı teminatlarla ,güven telkin etmekle ,barışçıl ikna yöntemleriyle ve Müslüman halkların kardeşliğinin tesis edilmesiyle çözülebilir.

Havadan füzelerle, karadan toplarla, ateşle, kanla bastırılıp hal olabilecek bir mevzu değil. Halklar arasında oluşmuş/oluşturulmuş düşmanlıkların, aykırı farklılıkların yarattığı iç savaş, bu yöntemlerle bitmeyecek, bilmem daha kaç bin cana mal olacak. kurşunlarla binlerce insan öldürülüyor iken, neden müdahale ifadesi kullanılmadı.

Müdahale etmek için şartların olgunlaşması mı beklendi?

Yani yeterince bebek,çocuk kadın-erkek ,yaşlı genç öldü mü?

Yeterince ikna edici mi malum manzara?

kimyasal silahlar ilk kez mi kullanıldı.Bu kaçıncı kimyasal saldırı ,Suriye’de kullanılan.

Ortadoğu halklarının nasıl ve ne kadar öldüğü, Avrupa ve Amerika’nın umurunda mı?

Neden umurunda olsun ki! ölen de öldürende aynı. Sadece mezhepleri ve ırkları farklı, fakat özde hepsi Müslim.

Silah tüccarları da hep aynı coğrafyanın hemşeri çocukları.

Bir çok bahane ile yeterince beklediler,akabinde kendi prestijlerini kurtarmanın kanlı telaşına düştüler.menfaatlerini şekillendirmeden ortaya çıkmadılar.

Merak ediyorum

İnsanlık namına, Türkiye ön safta yürüyor, acaba menfaatlerini şekillendirdi mi yola çıkmadan önce?

Allah korkusu olan vicdanlar, sarin gazı ile uykusunda ölen bebekleri görünce tabii ki veryansın eder.Bu manzaraya çaresizlikte eklenmişse, göz yaşları derya olur akar.Bunun ne yeri ne de zamanı vardır,kameralar olsun yada olmasın,kişi başbakan olsun yada olmasın,ağlayan o gözler sadece insandır.Lakin izlenen yol biraz yanlış ve biraz da yavandır.

Suriye’de ki manzara, yapılacak müdahalelerin yaratacağı psikolojik kontrolsüzlük sonrası, kendi topraklarımızda olsa ne yapacağız.İsrail kimyasal tehdide karşı önlemlerini bedelsiz dağıttığı araçlarla sağlamaya çalışıyor.

Biz ne yapıyoruz?

Nüfusumuz çok tabii, birazı azalsa ne olacak ki?

Bu sorularla birlikte diğer tarafta;

Suriye’ye müdahale ettiniz ya mısır sorunu ne olacak.Ne olacak, kendi kendilerine çözsünler!

Efendim insanın kurşunla ölmesi farklı,kurşunun önünden kaçılabilir.Kimyasal gazların ne kaçışı ne de merhameti var !

Yok, mesele o da değil.

Zaten Mısır da Müslümanların duruşu istenen sonla bitiyor.Allah’ın evinde oturanlar,Mekke’ye bakıp darbecilere alkış tutuyor.

En nihayetinde oynanan oyun, aktörler sorumlular aynı.

Yine diktatörler,

ezilen Müslüman halklar

kan ,irin ve mehdiliğe soyunmuş ABD ve diğer müttefik güçler var.

Sahi menkıbelerde tarif edilen mehdi,şahıstan çok bir devlet olmasın. Baksanıza, ne zaman Müslümanların kıyameti kopsa ,yardımlarına ABD’nin füzeleri, uçakları,müdahale edecekleri coğrafyalarda hizmete hazır uşakları yetişiyor.

Arkadaş, ben kendi farkında lığımı ortaya koyup Suriye’ye müdahaleye hayır diyorum.

Ortadoğu halklarının, yaratılan yangınlarda, bir birlerine her kurşun attıklarında Allahu ekber demelerinden haya ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER