banner54

SADAKAT TİMSALİ ASHAB-I UHDUD

Küfrün sağanak yağmur misali  yağdığı şu zamanda, vahyi kalkan olarak gönderen,bizleri koruyup kollayan,her  ne kadar küfrün yağmurunda kirlensekde,mağfiret,rahmet,inayet, iyilik, lütuf, ihsan, atıfetiyle bağışlayan ALLAH’a sonsuz hamdolsun.Ve bu yolda rehber,lider,rahmet,örnek olarak gönderdiği peygamberine ve O’nu takib eden değerli ashabına salat ve selam olsun.

Ashab’ulUhdudkıssası,vahyi tebliğ görevi üstlenen tüm insanlar için bu yolda karşılacakları zorluklara karşı nasıl mücadele edeceklerini,mücadelenin nereye kadar olmasını anlatan,anlatırken tebliğciyi  inşa eden eşşsiz kıssalardan biridir. Vahyin inmeye başlaması ile birlikte cahiliye toplumunda başlayan hak ve batıl mücadelesinde müslümanlar aleyhinde oluşan küfür hareketinin vardığı saflardan bir tanesini anlatır.Despot sisteme karşı çıkan bir avuç mü’mini dinlerinden döndürmek isteyen ve onları ateşte yakan bu kafirlerin,mü’minlere karşı kin,nefret,öfke beslemelerinin sebeplerinden biri de,yalnızcaMü’minlerin,herşeye galip olan,yarattıklarına verdiği sınırsız ni’metlerinden dolayı hamda ve övülmeye layık olan,göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan ALLAH’a iman etmeleriydi. İşkencenin amaçları da; inananları susturmak, onları inançlı ve tavizsiz, yılmaz hale getiren ve inkârcıların sistemlerini, maddi ve manevi çıkarlarını tehlikeye sokan, inananlara yol gösteren vahyi söndürmektir. Müşriklerin amaçları  budur. Müslümanlar çektikleri işkencelere karşı dünya hayatında vahyin hâkimiyetini sağlamışlar veya sağlamaya çalışmışlardır. Ahirette ise kendilerine mükâfat olarak cennetleri satın almışlardır. Çektiklerinin karşılığını mutlaka almışlardır.İnananlar, işkenceciler karşısında taviz vermemelidirler. Onlar, işkenceciler karşısındaki taviz vermeyen, sabırlı,sebatlı,sadakatlı tutumlarının karşılığını, bu dünyada olmasa bile ahirette mutlaka alacaklardır. Ashab-ı Uhdud kıssası vesilesi ile inananların yaşayacakları işkence ve baskı safhalarının onlar için zillet değil, bu dünya ve ahirette şeref olacağının mesajını bizlere açıkça bildirmektedir.

‘Kahrolsun ! Ateşi olan o çukuru kazanlar.Onlarda (kafirlerde) ateş çukurunun etrafın da oturmuş ,yaptıkları işkenceleri seyrediyorlardı.Mü’minlerden,sadece  göklerin ve yerin mülkü  kendisine ait olan ,aziz ve hamid olan ALLAH’a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlar/aldılar.Oysa ki ALLAH herşeyeşahittir.(Buruc/4-9).

Ayet sert bir ifadeyle başlıyor; ‘Kahrolsun ! Ateşi olan o çukuru kazanlar.’Evet kahrolsunlar! insanları inançları yüzünden ateş çukurları kazıp içine itenler,kahrolsunlar!özgürlükbahanesiyle,demokrasi,bahanesiyle,laiklik bahanesiyle insanları acımadan katledenler veya katletmeye hazırlananlar.

Bir yanda bir avuç inançlı Müslümanlar,diğer yandan bu çukurları kazan kafirler.Öyle kişiler ki kendilerini ,ilah yerine koyuyor bu insanlar,tanrıyerine,hükümdarı oldukları yerin ve o yerlerde yaşayan topluluğun nimetlerini kendilerinin verdiğini sanan bir gurup kalbi taştan da katı,zaliminsanlar.Mü’minler  birer birer ateşe atılıyor.Kafirler, duymak istediklerini söyletemedikleri zaman çukura atıyorlarmü’minleri.Bir sonra ki sıranın kendisine geleceğini bildiği halde,gözlerinin önün de Müslüman kardeşinin ateşe atıldığını gördüğü halde,vazgeçmiyorALLAH’a verdiği sözden,vazgeçmiyordavasından,Oda canıyla ödüyor ,verdiği sözün arkasında sonuna kadar duruyor, duruşunu bozmadan,imanından taviz vermeden,ölümdenkorkmadan.İştesadakat,işte ahde vefa,işteahsenultakvim,işte olması gereken müslümankimliği.Zalimin,zulmün,despot sistemlerin karşısında korkusuzca inancını sonuna kadar savunmaktır .

Bugün bunlar olmuyor mu sanıyorsunuz ?Libya da,Tunusta,Mısır da ve halen sürmekte olan Suriye de ,başların da bulunan ,O ülkeyi yönetme adı altında yıllarca halka baskı,işkence,hakaret,zorla  güç kullandılar ve hala kullanmaktalar.Önce süslü çukurlar kazdılar.Süslü ama içi ateşlerle dolu çukurlar.Halka kabullendirmek için,kazdıkları siyasi,ekonomik,emperyalist,liberal,kapitalist,demokratik,laiklik,ırkçılık  dolu çukurlara insanları kimi zaman zorlayarak,kimi zaman da gizli gizli ittiler.Bu sisteme baş kaldıranları yıldırmak için,çeşitli komplolar, başkaldıranları bastırmaya ve baskıları sistem içinde meşrulaştırmaya yönelik farklı araçları kullandılar. Her zaman hapishaneye atılmaz,düzene karşı çıkana,her zaman işkence yapılmaz,her zaman kısıtlama getirilmez,bazen de kendi hayatı bir hapishane haline getirilir,hayatı zehir etmeye çalışılır,rızıkile,evlatile,aile ile korkutulur,işte bu sistemler de yıllarca insanlara bunları yaptılar,yapıyolar.

Bundan asırlar önce ateşe atılan mü’minleri konuşuyorsak hala bilmemiz gerekir ki verdikleri söze ne kadar sadık kaldıklarının,kendinlerini davaları uğruna ALLAH’a adamalarının O’nları nasıl ölümsüzleştirdiğinin bir kez daha şahidi oluyoruz.KendisiniALLAH’a adayan ölümsüzleşir.

Peki bu olayı günümüze nasıl taşımalıyız? Şu zaman da insanlar için kazılan çukurlara karşı kendimizi nasıl korumalıyız ?İmanımızdan,davamızdan,kendimizden taviz vermeden vakarımızı nasıl ayakta tutabiliriz ? bu sorulara cevap bulmaya çalışalım.

Yukarda da bahsettiğimiz gibi;siyasi,ekonomik,emperyalist,liberal,kapitalist,demokratik,laiklik,ırkçılık ,futbolizim,dizizim,modernizim,konforizimv.b..Sıralayabileceğimiz daha bir çok ateşdolu,ateşe götüren çukurlar var.Kimimizbilmeden,kimimiz bildiği halde umursamadan bu çukurların içine gidiyoruz veya itiliyoruz.Uyanmamızlazım,sonu cennet olmayan,sonuALLAH’ın rızası olmayan davalardan vazgeçmemiz lazım.Bugün yığınlarla insan futbolun,alışveriş çılgınlığının,doyumsuz,rahat bir yaşamın içerisin de kaybolup gidiyor.Futbol kitlelerin afyonudur.  Neden insanlar bu haldeler? Tüketim çılgınlığı, uzun yıllardır kapitalizmin bir özelliğini anlatmak için kullanılan kavramlardan biridir, ama bugün görüyoruz ki artık "tüketim çılgınlığı" bir kavram olmaktan, mecaz anlatım olmaktan çıkmıştır. Yaşanan, kelimenin gerçek anlamıyla bir çılgınlık halidir. Yere düşmüş olan bir insanı ölümüne çiğneyerek, tüketim mallarına koşan kitlelerin durumu, çıldırma kelimesiyle anlatılabilir.Dünya’da milyarlarca insanın açlıkla boğuştuğu günümüzde,bir bardak suya muhtaç olduğu şu zaman da,  "tüketim çılgınlığı"ndan söz etmek, ancak kapitalist sistemin özellikleri ile açıklanabilir.Kapitalizmde tüketim her zaman körüklenmiş, insanlar, tüketim kültürünün esiri durumuna getirilmiştir.Çünkü;kapitalizm,tükettirdikçe yaşar ve zamanı gelince tüketeni de tüketir.
Kuşkusuz, kapitalizmin tüketimi körüklemesi boşuna değildir. Kapitalist sistem tüketime göre şekillenmiş bir sistemdir.İşte bizlerin bu tür çukurlardan mümkün olduğunca kaçınmamız lazım,ihtiyacımız olanı kadar alıp,gerisine israf olarak bakabilmeyi öğrenmeliyiz.

ALLAH(c.c) bir çok ayette,üzerine yemin ettiği,şahit tuttuğu varlıklar vardır.Bu ayetlerle  bizlere vermek istediği mesaj şudur;Ey insan ! Yarattığım onca varlık sözüne sadık kalırken,emirlerimin dışına çıkmazken,görevlerini eksiksiz yerine getirirken,sana ne oluyor da verdiğin sözü unutur oldun ? Neyine güveniyorsun da ALLAH’a ,yarattıklarına, verdiği nimetlere sırt dönüyorsun.İşte tam da üzerin de durmamız gereken konu bu ! Hangimiz ALLAH’averdiğimiz sözü hakkıyla yerine getiriyoruz ? Hangimiz sadık kalıyoruz,ahde vefa gösterebiliyoruz RABB’imizin verdiği ni’metlere ? hesaba çekilmeden hesaba çekelim kendimizi dostlar…

Sadakat;ALLAH’ın, tüm insanlara doğru yolu göstermek için Kitabı Kerim’i göndermesidir…

Sadakat;ALLAH’ın,bizlere güzel ahlakı tamamlamak,doğru yolu göstermek,en güzel örnek olan peygamberleri,peygamberi göndermesidir…

Sadakat;Peygamberin,ALLAH’ın kelamını insanlığa eksiksiz ulaştırmasıdır…

Sadakat;Hayatlarını,imanlarına  şahit tutabilenler olmaktır…

Sadakat;ALLAH’ın ve Peygamberinin getirdiği emanetlere,canını,kanını,ömrünü,hayatını sonuna kadar feda etmesidir…

Yazımı ALLAH (c.c)’nın  yüce kitabının da,  sadakatle,ahde vefa ile ilgili ayetlerle bitirmek istiyorum.‘Sadakat’in,Sadakat’li olmanın ne kadar önemli olduğunu RABB’imiz bir kez daha Bizlere hatırlatıyor;

Bu, sadıklara doğruluklarının fayda sağladığı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır”. Allah onlardan razı olmuş, onlar da

O’ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur.

(Maide 119)

Müminlerdendir o erler ki Allah’a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canınıverdi), kimi de beklemektedir.Onlar,ahidlerinihiçdeğiştirmediler.(Ahzab 23)

Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah’ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
(Muhammed 21)

Herhalde sana bey’at edenler ancak Allah’a bey’at etmektedirler. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah’a verdiği ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
(fetih 10)

Emanetleri zayi etmeyen,sadık kalan,tüm emanetçilerin tek sahibine emanetsiniz..Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER