banner54

RUN-FLAT

  Bu gün sizlere İngilizce iki kelimenin anlamından yola çıkarak bir yazı yazmaya çalışacağım. Yabancı sözcükleri kullanmayı sevmem ama yazımın sonunda yapacağım betimlemeye uygun düştüğünden kullanmak zorunda kaldım.

   İngilizcede “RUN” kelimesi Türkçe de “KOŞMAK” anlamına gelmektedir. FLAT ise birçok anlama gelmekle beraber “PATLAK, HAVASI İNMİŞ” anlamına da gelmektedir. İki kelime birlikte kullanılınca “RUN FLAT” patlak iken koşan, gidebilen anlamına gelir. Bu terim araba lastiği için kullanılmaktadır. Kısaca  Run-Flat lastik; lastiğiniz patladığında, güvenli olarak sürüş yapabilmenizi sağlayan geleceğin lastiğidir.
  Bu lastiğin yanak kısımlarının dar ve tellerle güçlendirilmiş olması sayesinde; lastiğiniz patlasa bile aniden havası boşalarak jant üzerinde kalmıyorsunuz. Direksiyon hâkimiyetini kaybetme, devrilme, yoldan çıkma gibi sorunları yaşatmayan, sürücüye lastiğin patladığını çok hissettirmeyen, patladıktan sonra azami 80-90 km hızda en az 80 km’ye yakın yola devam edebileceğiniz lastiktir. Eğer zaman kaybederek durursanız lastik işlev görmeyecektir. Lastiğin belirgin özelliği stepne taşımak zorunda olmadan, en yakın lastik bayisine sizi ulaştıracak kadar yola devam edebilmesidir. Bu lastiğin kullanılacağı otomobillerde lastik uyarı sistemi olması gerekmektedir. Zira lastiğin patladığını hissetmeyip uzun süre gittikten sonra yolda kalma olasılığı olduğu gibi, patlak lastikle sürat yapılması ihtimali de olabilir. Eğer lastik uyarı sisteminiz varsa yani lastiğin patladığını fark ettiyseniz lastik bayisi bulana kadar durmadan yola devam etmeniz gerekmektedir. Eğer durursanız yolda kalıyorsunuz.
   Diğer lastiklere göre pahalı olması, her araca uyumlu olmaması, bazı araçlarda sürüş konforunu kötü etkilediği gibi olumsuz yorumlar olması yanında geleceğin arabasının en son bilgi teknolojisi fonksiyonlarıyla donatılmış çok daha güvenli bir araba hayal edenlerin vazgeçilmez bir isteği olduğu da bilinmektedir. Ben arabamda stepne taşımak, gecenin bir vaktinde ya da dağın başında lastiğim patladı diye yollarda kalmak istemem, saatlerce patlak lastikle uğraşmak istemem diyenlerin vazgeçilmezidir RUN FLAT lastikler.
  Esas amacım sizlere lastik anlatmak değil tabi ki. Anlatmak istediğim ise; KOBİ ve biraz üzerinde boyutta çalışan sanayici ve iş çevrelerinin büyük kısmının RUN FLAT pozisyonda olduklarına dikkat çekmek. Öyle bir durum ki; bilançolarındaki borçlar nerede ise gerçek cirolarına ulaşmış, finans, maliyet kazanç, kapasite kullanımı ve diğer dengeleri bozulmuş, zorla dönmektedirler. Belki de yılların birikimidir. Kısacası lastikleri patlamış durumdalar. Bu firmaların bir çoğunun –lastik- uyarı sistemleri olmadığından, patlak lastiğin farkında değiller. Ne zaman yolda kalacaklarını bilmiyorlar. Şirketlerin çoğunda finans, maliyet, kapasite, kârlılık ve borç yönetimi ile ilgili ölçme, değerlendirme ve çalışma bulunmamaktadır. Ta kuruluştan bu yana hesaplar; yüzde 100 kapasitede çalışılacağı, her gün o günkü koşullardaki şartların devam edeceği yönünde yapıldığından baştan beri birikerek gelen olumsuz şartlar PATLAK lastik konumunda devam etmektedirler. Bir gün birileri dur dediğinde her şeyin bittiğini fark edecekler.
   Uyarı sistemi olup da durumu fark edenler ise frene basıp durmak yerine bilerek durmamayı tercih etmektedirler. Zira, dursalar kesin yolda kalacaklar. Gittikleri yolda bir lastikçi olup olmadığını bilmeden, bir umut diyerek bu ikilem içinde düşük hızla 80 km’lik yolu uzun zamana yayarak devam etmektedirler.
  Küçük çapta esnaf boyutundaki imalat ve işletmelerini büyütüp borçlanarak istihdam arttırma, döviz kazandırma ve benzeri güzel duygularla yola çıkan bir çok girişimci, 2015 yılına çok sıkıntılı bir şekilde girmiştir. Rekabet kuralları ve duvarını aşabilmiş sayılı firmayı saymaz isek geri kalan firmaların; yüksek borç, düşük kapasite, savaş ortamı, belirsizlik, içte ve dışta siyasi gerginlik, döviz artışı, yüksek maliyet vb. nedenler ile adeta RUN FLAT pozisyonda gittikleri bir gerçektir. Acı olan ise bazılarının durumu bilmelerine rağmen çaresizlik ve umutla frene basmayıp bilerek devam etmeleri ve sıkıntılarını arttırmalarıdır.
  Bu durumda sıkıntı yaşayan firmaların durumlarının ciddiyetini fark ederek ciddi ve doğru önlemler almaları, finans kuruluşları, odalar ve yetkili Devlet kuruluşlarının onlara destek olması gerektiğini düşünüyorum. Yolda kalmalarına izin verilmemeli. Birbirine bakarak yatırım yapma, yapalım nasıl olsa yürütürüz mantığının ortadan kalkması, iyi ve gerçek fizibilitelerin yapılması, işe devam ederken, araştırma geliştirme ve fizibilitelerin devamlı yapılması, finansın iyi yönetilmesi ve en önemlisi maliyet-kâr analizinin doğru yapılması gerekmektedir. Her türlü umudunuzun 2015 yılında gerçeklemesi ve devam etmesi dileklerimle…
                    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER