banner54

ÖLMEDEN YAŞAYIN,YAŞAMADAN ÖLMEYİN
hilal (2) Hayatı dolu dolu yaşayacaksın arkadaş,para amaç değil araç olacak,ne demiş Neyzen Tevfik; Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer.  İçsen de tükenir içmesen de. Bu yüzden hayattan tat almaya bak. Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da... Kaç kişi faturaları ödeyebilme telaşını aşıp da fark edebiliyor etrafındaki hayat parıltılarını? İnsanlık bu mu? Hayır... Akıl, fikir, gönül ve daha nice muhteşem merkezlere sahip âdemoğlunun tek derdi fatura peşinden koşmak olamaz!Asıl acı gerçek bu acıyorum sizlere,Hayatın rengârenk aynalardan cilvelenen görüntüsünü kaç kişi fark edip de hayrete varıyor.Ancak başkalarının yaptıgı güzelliklere helal olsun ve sübhanallahlarla hayretini dindirmeye çalışıyor. Oysa hayatın her salisesini manalandırarak bereketlendirmek için bir dal çiçek bile yeter,bunun zenginlikle bunun kılıbıkĺıkla bağlantısı yok,bunun aşkla bunun düşünmekle alakası var arkadaş.nazar etme nolur çalış senin de olur diyemem düşün senin de olur...Ya namazını kıl ibadetini yap öbür taraf senin olsun ya da hayatını dolu dolu yaşa bu dünya senin olsun... Bunları yapmıyorsan kimsenin yaşantısına da müdahale etmeyeceksin,hayatı tanımak, tanıdıkça eşsiz değerinin farkına varmak; ardından hiçbir şeyle değiştiremeyeceğimiz kadar değerli olan bu eşsiz hazinemizi sevmek; sevdikçe hayatı daha anlamlı yaşamak elimizdedir,buna odaklanmak yerine başkalarının balını ağzımıza zehir etmek gayet yersizdir. Hayatın değerini anlamak için en alt seviyedeki bir hayat basamağında bulunan bir varlığa bakmak yeterli. Çünkü hayatın girdiği her şey, değersizlikten kurtulur. Öylesine yüksek bir kıymet alır. Örneğin, terazinin bir kefesine hayatsız bir dağı, diğer kefesine küçük bir sivrisineği koyalım. Örneğin, terazinin bir kefesine hayatsız bir okyanusu, diğer kefesine küçük bir balığı koyalım. Bir sivrisineğin veya minicik bir balığın kefesi o kadar ağır basardı ki; bir dağ değil bin dağı; bir okyanusu değil bin okyanusu koysak dahi, göreceğimiz tabloda herhangi bir değişiklik olmazdı. Bütün küçüklüğüne, hakirliğine, değersiz gibi görülmesine rağmen bütün dengeleri alt üst yapan vasıf, hayat özelliğinden başkası değildir. Mesela yumurtasından yeni çıkan bir arı, "bütün âlemin kralı benim" dercesine, henüz ilk defa göreceği çiçeklere uçar. Eliyle koymuşçasına bulur çiçekleri. Tek tek konar, onlardan alacağını alır. Çiçekler, ağaçlar, meyveler. Küçücük maddesine rağmen; nice dağlar, nice yıldızlar ve nice çiçekler, ağaçlar; hülasa bütün cansız varlıklar ve bitkilerin tamamı onun yanında değersiz kalır,zenginliğin büyüklüğün ne önemi var ki? Yaşadığımız kadar insanız biz. Hayatı dolu dolu yaşamak isteyen herkese duyurulur: Dünya hayatına bir kez daha gelmek imkânsızdır. O halde bu hayatı yaşamak, hayata hayat katmak kendi elinizdedir. Sevgiyle kalın…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER