banner112
banner54

Nasihat
   müslüm abacı Muhterem Kardeşlerim… Nasihat, Allahü Teâlâ’nın bir kimseye verdiği nimetin onda kalarak, dinine ve dünyasına faydalı olmasını istemek demektir. İlim sahipleri, imkan nispetinde emr-i maruf ve nehy-i münker yapmalı, yani iyiliği yaymaya, kötülükten sakındırmaya çalışmalıdır! Nasihatten uzak kalan kalb kararır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: “Dinin temeli nasihattir.” [Buhari] “Duyduğu hak sözü, bir Müslüman kardeşine söylemek ne güzel hediyedir.” [Taberani] “Hayra sebep olana, bunu yapanın ecri kadar sevap verilir.” [Müslim] “Kendi için istediğini din kardeşi için de istemeyen, iman etmiş olmaz.” [Buhari] “Allahü Teâlâ’nın en çok sevdiği kimse, çok nasihat edendir.” [İ. Ahmed]   Nasihatin edepleri Vaaz ve nasihat eden şunlara dikkat etmelidir: 1- Nasihat eden, yumuşak, mütevazı olmalıdır! Kur'an-ı Kerim’de, ‘Âl-i İmran suresinde’ Allahü Teâlâ, Peygamber aleyhisselamın yumuşak davrandığını, bilfarz kaba ve katı yürekli olsaydı, etrafında kimse kalmayıp dağılmış olacaklarını bildirmektedir. Demek ki, söylenilen söz, ne kadar kıymetli ve hikmetli olursa olsun, güler yüzlü, yumuşak olmadıkça, sözlerin tesiri olmaz. İnsanların hayırlısı, herkesle iyi geçinendir. İnsanların şerlisi ise geçimsiz olandır. Şu halde mütevazı olup, herkesle iyi geçinmelidir! 2- Daima doğru konuşmalı, yalandan uzak durmalı, ihtilaflı konulara girmemelidir! Hazret-i Lokman Hakim'e bu dereceye ne ile çıktığı sual edildiğinde, “Doğru konuşmak, emanete riayet etmek ve bana gerekmeyeni bırakmakla” buyurdu. 3- İnsanları yoracak kadar uzun anlatmamalıdır! 4- Daha çok, kendisinin amel ettiği, tatbik ettiği hususları söylemelidir! Çünkü Allahü Teâlâ, “İnsanları iyiliğe teşvik edip de kendinizi unutur musunuz? Niçin kendi yapmadıklarınızı başkalarına söylersiniz” buyurmaktadır. (Bekara 44) Başkalarına, “Şunu yapmayın” der de, kendisi onu yaparsa, sözü tesirli olmaz. Mesela gıybet etmeyin dediği halde, kendisi gıybet eden, hem insanların, hem de Allahü Teâlâ’nın yanında kıymetten düşer. 5- Umumi konuşmalı, herkese hitap etmeli, devamlı bir kişiye bakmamalıdır! 6- Allahü Teâlâ’nın rahmetinden ümit kesici, azabından emin olucu şekilde konuşmamalı, korku ile ümidi bir arada söylemelidir! Bir gün Allahü Teâlâ’nın rahmetinin bolluğundan bahsederken, başka bir zaman da azabının şiddetinden bahsetmelidir! 7- Eğer konuşmayı uzatacaksa, insanların hoşlandığı şeyleri, güzel menkıbeleri anlatmalıdır! Hazret-i Ömer, ahiretten bahseder, dinleyenlere ağırlık çöktüğünü görünce, dünya işlerinden bahsederdi. Onların açıldıklarını görünce, tekrar ahiret konusuna dönerdi. 8- İhsan sahibi olmalı, alıcı değil verici olmalıdır! Veren elin, alan elden üstün olduğunu bilmelidir! Hazret-i Ali, “Her şeyin bir kıymeti vardır. İnsanın kıymeti ise, ihsanı ve edebidir” buyurdu. Her işte, her yerde edebi muhafaza etmelidir! 9- Faydalı şey anlatmalıdır! Kulağa hoş gelse de, faydasız şeylerden uzak durmalıdır! Hikmet ehli diyor ki: “Faydalı ilim ve edep, öyle bir kazançtır ki, onları hiçbir hırsız çalamaz. Bunlar Cennetin ziynetidir. Din ve dünya güzelliği bunlardır.” 10- Öğrendiği ilmi kâfi görmemelidir! Çünkü Kur'an-ı kerimde, her ilim sahibinin üstünde bir âlim bulunduğu bildirilmektedir. (Yusüf 76) Öğrendiği ilimle, insanlara faydalı olabilmek için, dinin yayılmasına hizmet etmelidir!   Allahu Teâlâ cümlemizi rahmetinden ümit kesmeyen kullarından eylesin. (Amin)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER