banner54

Misafir rızkı ile gelir

 

Muhterem Kardeşlerim…

Misafire ikram etmek, güzelce ağırlamak gerekir. Misafire yedirilecek şeylerden korkmamalı, misafire ikram etmeyi ganimet bilmelidir! Atalarımız, “Misafir 10 kısmetle gelir, birini yer, dokuzunu bırakır” demişlerdir. Hadis-i Şeriflerde de buyuruldu ki:

“Misafir rızkı ile gelir.” [Şir’a]

“Misafir girmeyen eve, melek girmez.” [Şir’a]

“Sofra misafirin önünde bulunduğu müddetçe, melekler ev sahibi için istiğfar ederler.” [Taberani]

“Kişi, dostlarla yediği yemekten hesaba çekilmez.” [İ.Gazali]

Evde bulunan şeyleri bolca ikram etmeli, misafire verilen çok yemeği israf saymamalıdır. Allah için olan şey, çok olsa da israf olmaz. Allah için olmayan şey, az olsa da israftır.

Misafire ‘ye’ diye üçten fazla teklif etmemeli. Hele ‘Allah aşkına ye’ diye zorlamamalı. Böyle zorlamalar misafiri gücendirebilir. Misafiri gücendiren Allahü Teâlâ’yı gücendirir.

Hikmet ehlinden birini yemeğe davet ederler. O da, “Şu üç şartla kabul ederim der:”

1- Yediğimi zehir etmezseniz,

2- Sizin çok sevdiğiniz ama benim rahatsız olacağım birini yanıma oturtmazsanız,

3- Kendimi zindanda yani mahkum gibi hissettirmezseniz.”

Teklife razı olurlar. Ev sahibi misafirin yanına küçük çocuğunu oturtur. Çocuk zararlı şeyler yapar. Ev sahibi de yemesi için ısrar edince misafir, “Verdiğin sözü bozdun. 3 şarta da uymadın, gidiyorum” der. Yine aynı zatı davet ederler. Yine 3 şart ileri sürer: “Tekellüf, zulüm ve hıyanet olmazsa kabul…” der.

Tekellüf: Evinde bulunmayan şeyi zahmet ve masrafa girerek getirmek.

Hıyanet: Evinde olanı misafire ikramdan sakınmak.

Zulüm: Evde bulunan her şeyi misafire verip çoluk çocuğu aç bırakmak.

Hazret-i Ali, yemeğe davet edilince “Üç şartla kabul ederim. Bir şey almak için çarşıya gitmeyeceksiniz. Evinizde olanı da esirgemeyeceksiniz. Benim yüzümden çoluk çocuğunuzu da aç bırakmayacaksınız” buyurdu.

Yemeği acele hazırlayıp getirmelidir! Misafirleri bekletmek uygun olmaz. Davetlilerin ekseriyeti gelmişse, bir iki kişi beklenilmeden yemeğe başlanır. Gelmeyen fakir ise veya kalbi kırılacak biri ise beklenebilir. Yalnız beş şeyde acele etmek sünnettir. Bunlardan biri, misafire yemek hazırlamakta acele etmektir.

Sofraya et ve tatlı da getirmelidir! Çünkü yemeklerin iyisini yedirmek, Allahü Teâlâ’nın rızasını celbeder. Yemekte iyi su bulundurulmalıdır! “Serin su içmek, Allahü Teâlâ’ya şükrü gerektirir” buyurulmuştur. Sofrada sirkeli salata bulundurulması iyidir. Çünkü sirke ve yeşillik hadis-i şerifle övülmüştür. Yeşil sebzelerin bulunduğu sofrada melekler hazır olur.

Yemeklerin iyisini önce getirmelidir! Arzu edenler bunlardan çokça yer. Diğer yemeklere lüzum kalmaz. Halbuki midesine düşkün olanlar çok yiyebilmek için, önce diğerlerinin, sonra da nefis yemeklerin sofraya konmasıyla lüzumundan fazla yemek yemiş olurlar. En iyisi bütün yemekleri ortaya koymalı, herkes arzu ettiğini yiyebilmelidir.

Misafir, güler yüz, tatlı dil, hoş sohbet ister. Bunlar yapılınca memnun olur. Misafiri kapıya kadar uğurlamalıdır! Hadis-i şerifte “Misafiri 7 adım geçirene, Cehennemin 7 kapısı kapanır. 8 adım geçirene, 8 Cennet kapısı açılır ve dilediği kapıdan girer” buyuruldu. (Şir’a)

Misafiri uğurlarken, “Memnun ettiniz, şeref verdiniz, her zaman bekleriz” gibi güzel sözler söyleyip, uğurlamalı, onun da dua etmesini ganimet bilmelidir! Hadis-i Şerifte buyuruldu ki:

“Misafirin duası makbuldür.” [Beyheki]

Misafirin de giderken veya yemekten sonra “Evinizde oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyi insanlar yesin” gibi dua etmesi sünnettir. (Tirmizi)

Misafirlere çeşitli yemekler ikram etmek israf olmaz. Misafirperver, mürüvvet sahibi bir zat, sofraya getireceği yemek çeşitlerini yazar misafirlere arz ederdi. Bir âlim buyuruyor ki: Misafirler için sofrada çeşitli yemekler bulundurmak çok hoş olur. Çünkü her insanın tabiatı da farklıdır.

Bunun gibi, Allahü Teâlâ’nın, insanların istek ve arzularına göre Cennette vereceği nimetlerden on tanesi şöyle:

1- Manzara hayranları için “Altlarından nehirler akan Cennetler” [Talak 11]

2- Giyimi, kuşamı sevenler için “Cennetteki elbiseleri ipektir.” [Hac 23]

3- Ziyneti sevenler için “Orada, altın bilezikler takarlar.” [Kehf 31]

4- Et gibi yiyecekleri sevenler için “İstedikleri cinsten kuş etleri” [Vakıa 21]

5- İçecekleri, sütleri, temiz şerbetleri sevenler için “Cennette temiz su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır.” [Muhammed suresi 15]

“Tertemiz şarap içerler.” [İnsan 21]

Kur'an-ı Kerim’de, Cennet ehline verilecek Şeraben tahura diye buyurulan ‘Temiz şarap’ tan maksat, temiz bir içecektir. Türkçe şurup, meşrubat denebilir. Alkollü olan şarap ile bir alakası yoktur. Kur'an-ı Kerimde alkollü içki haramdır. (Maide 90) Arapça şarap, içilen şeylere denir.

Cehennemdeki zakkum ile dünyadaki zakkum ağacının da bir benzerliği yoktur. Sadece isimleri aynıdır. Cennetteki altın, gümüş, süt, su gibi şeylerin dünyadakilerle yalnız isim benzerliği vardır.

6- Hizmet edilmekten hoşlananlar için “Çeşitli hizmetçiler onların etrafında divan dururlar.” [Tur 24]

7- Mağfireti sevenler için “Sizi, mağfiret etmek için çağırıyor.” [İbrahim 10]

8- Meyveleri sevenler için “Canlarının istediği meyveler vardır.” [Mürselat 42]

9- Allahü Teâlâ’nın rızasını isteyenler için “Allah’ın rızası ise en büyüktür.” [Tevbe 72]

10- Arzusu Allahü Teâlâ’yı görmek olanlar için “Güzel amel işleyen müminlere Cennet ve bir de fazlası [Allah’ın cemalini görmek] var.” (Yunus 26) [Şir’a]

Misafirlikte yenilen yemekten misafire de, ev sahibine de hesap yoktur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER