banner54

KRİZDEN FIRSATA

  2014 yılının ikinci yarısında başlayıp, 2015 yılında derinleşerek devam edecek bir ekonomik ve finansal krizi yaşıyoruz bu günlerde… Her ne kadar, Hükümet belli tedbirler alıp uygulamaya sokana kadar kriz var kabul edilmiyor. Ama büyük bir kriz olduğu kesin ve birçok işletmemiz çok zor durumda.  Bu krizler neden olur? Bu krizleri nasıl hissedebiliriz? Krize yakalanmanın nedenleri? Krizden nasıl etkilenmeyiz ya da az etkileniriz? Krizi nasıl yönetiriz? Kriz sonrası nasıl davranılmalı? Gibi soruların cevaplarını birlikte arayalım.

Krizler genel olarak Dünya ekonomisinde daralmalar, petrol ve döviz dalgalanmaları, yoğun ilişki içinde olunan ülkelerdeki karışıklık, dünya siyasi arenasında yanlış yerde durma ve yanlış politikalar sonucu ülke ekonomilerinde krizler olabilmektedir. Günümüzde, en bariz krizlerden biri; ABD’nin petrol fiyatlarını aşağı çekerek, Rusya’nın gelir kaynaklarını azaltmış olması ve doların değer artışı sonucu yüksek ithalat yapan Rusya’da fiyatların artmış ve büyük bir devalüasyon yaşanmış olmasıdır. Bu durumdan ülkemizin meyve sebze ve tekstil ürünleri ihracatları olumsuz etkilenmiştir.  

Ne yazık ki, açık hesap çalışan ihracatçılarımızın alacakları tehlikeye girdiği gibi fiyat artışından ötürü ihracatımız da düşmüştür. Öte yandan; Irak, Suriye, Libya da yaşanan iç savaş, Mısır gibi ilişkilerimizin iyi olmadığı ülkelerde ihracat ve inşaat işleri düşmüş olup, bu yüzden ülkemizde bu firmalar kriz yaşamaktadırlar.
  EURO’nun değer kaybı, iç rekabet, dış rekabet ve yüksek arz sonucu iplik, tekstil, halı gibi sektörler, uzun zamandır para kazanamadığından, krize girmeye başlamışlardır. Tabi ki sadece krize giren ürünleri satanlar değil onların tüm tedarikçileri de krizi yaşamaktadırlar.
  Yukarıda sayılan dışsal sebeplerle krizler yaşandığı gibi; firmalarımızın yanlış yatırım yapma, işi bilmeme, tam kapasite ile çalışamama, sektöre kontrolsüz girenlerin yarattığı sebepler,  yetersiz sermaye ile işe başlama ve aşırı borçlanma, alınan borçların başka işlerde ve tüketimlerde kullanma (ev, araba alma, düğün yapma, başka gayrimenkuller alma vb.), maliyetleri kontrol etmeme, kredi alırken sadece faizini geri ödeyecekmiş gibi algı içinde olma,  yatırımları kredi ile yapma, şirketi iyi yönetememe,  ortaklar ve aile içi çatışmalar nedeniyle kayıp kaçak ve maliyet yükselmesi, karar alamama, finans planlaması yapmama ve en önemlisi de durum tespiti yaparak acil önlemler alamama ve alınan kararları uygulayamama gibi içsel nedenlerle de krizler yaşanmaktadır.

  Firma yöneticileri olarak dışsal krizleri önleme gücümüz olmayabilir. Ancak, kriz belirtilerini erken hissederek önlemler alınabilir ve krizin hafif atlatılması sağlanabilir. Bu tür önlemler o ülkeden çekilme, borca satış yapmamak, satışları azaltmak ve farklı pazarlar aramak gibi önlemler alınabilir.  

İşletme yöneticilerinin yetersiz oluşu da başlı başına bir kriz sebebidir. Eğer bir işletmenin yönetimi yetersiz ise özellikle o işletmede muhasebe bilgi sisteminin ihmal edildiği düşünülmelidir. Muhasebe bilgi sistemi, işletmelerin dili olup, işletme faaliyetlerinin muhasebe yönünü yansıtır. Bu sistem ile işletmelerin faaliyetleri hakkında bilgi toplanır ve kaydedilir. Bu sayede planlama, kontrol ve karar vermek için gerekli olan bilgiler sağlanmış olur. Ayrıca işletme varlıklarının korunması ve kaynaklarının etkin kullanılması sağlanır. Hele bilgi sistemi olmadan, üstesinden gelinemeyecek projelere girilmesi durumunda, başarısızlık ve krizler kaçınılmazdır. Yanlış yatırımlar, aşırı borçlanmalar, finansal plansızlık, düzensiz borçlanma ve yersiz kefaletler, sorumsuzca verilen hatır çekleri, kredibiliteyi arttırmak için yapılan fiktif satışlar ile verilen ve alınan çekler ve bir para ile birkaç iş yapmaya kalkışanlar, krize ilk yakalanan firmalar olmaktadır.

 Krizler tüm firmalara olumsuz etki yapar. Ondan kaçıp kurtulmak için hiç ticaret yapmamak gerekir. Bazen bankadaki paranız bile bir gecede eriyebilir. Kriz firmalara para ve itibar kaybettirir.Önemli olan çok para ve itibar kaybetmeden, krizden kurtulabilmektir. Krizi çabuk sezebilenler; kısa vadeli borçlanmayıp, açığa satış yapmayıp, maliyetleri azaltarak, işi küçültme planları, uzun vadeli borçlanarak krizden hafif etkilenebilirler.

Bu tür krizleri fırsata dönüştürenler de var. Önceden krizi sezerek nakitte kalan bazı işletme ve kişiler ise; batan firmaları ve tesisleri satın alarak, iş yokluğunda işçilik ve malzemeyi ucuza alarak yatırım yapanlar ile krizde para kazananlarda olmaktadır. Ayrıca her kriz fırsatları da beraberinde sunar. Krizde, piyasadan çekilmeler nedeniyle işi iyileşen firmalar olduğu gibi bazı firmalar kriz döneminde düşünme, ders alma, toparlanma, kararlar alma, eğitim alma ve işi küçülterek daha etkin yönetme gibi tedbirler alarak krizden olumlu çıkanlarda olabilmektedir. Bu tür firmalar için kriz dönemi, bir ölçme tartma, kendini tanıma fırsatı verir. Her olumsuz durumun içinde olumlu şeyler de vardır. Bir işten kurtulmakta rahatlık yaratır.
   Aslında tüm firmalar; doğru ve verimli yatırımlar yapmaları, yeterli sermaye ile yola çıkmaları, verimliliklerini ve kapasitelerini tam olarak kullanmaları, nakit yönetimlerini, finansı ve yönetim işlerini doğru yönetmeleri halinde krizlere yakalanmayacakları gibi, yakalansalar bile kolay atlatabileceklerdir. Krizde önemli olan firma itibarını ve işletmenin varlıklarını önemli ölçüde kaybetmemektir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER