banner112
banner54

Komşunun her gördüğünü istemesi

Muhterem Kardeşlerim…

Beyin, hanımının malını, hanımı da beyinin malını izinsiz harcayamaz. İzinsiz harcamak, başkasına vermek günah olur. Komşu gelince, "Beyim razı olmuyor. Ondan izinsiz bir şey vermem günahmış" derseniz, o da bir daha bir şey isteyemez. Ondan bundan bir şey istemek doğru değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

“İnsanlardan bir şey istemeyin, velev ki bir misvakı bir defa kullanmak için de olsa.” [Bezzar]

Ödünç veya borç alıp da vermemek günahtır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

“Aldığı borcu ödemek istemeyenlere Allahü Teâlâ, kıyamette ‘Bu kimsenin hakkını sizde bırakacağımı mı zannettiniz?’ buyurarak o kimsenin iyi amellerini alıp diğerine verir. Eğer borcunu vermeyenin iyi ameli yoksa, borç verenin kötü amellerini, günahlarını borçluya yükler.” [Taberani]

Bir kimseye zarar vermek, kalbini kırmak kötüdür. Fakat komşuya zarar vermek, onu incitmek daha kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

“Komşusu, zararından emin olmayan kimse, Allah’a iman etmiş sayılmaz.” [Bezzar] [Yani bu kimse kâmil mümin değildir.]

Komşu kötü de olsa, ona elden gelen iyiliği yapmaya çalışmalıdır!

Müslüman, komşunun sıkıntılarına da katlanır. Ona zararı dokunmaz.

Gittiğimiz yerlerde çeşitli sebeplerden dolayı bazı bahaneler bularak yapılan ikramları kabul etmemek, meşru bir mazeret yoksa yiyip içilmesi haram olmayan ikramı reddetmek uygun değildir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Bir kimseye bir arkadaşı ikramda bulunursa, onu kabul etsin! Çünkü o Allahü Teâlâ’nın ikramıdır. Allah’ın ikramını da reddetmeyin!” [Ebu Nuaym]

“Arkadaşının evine gelip de, önüne konulanı yememek cefadır.” [Deylemi]

Evden önce komşu

“Ev almadan önce komşu al” atasözü için, hadis diyorlar. Atasözleri genelde, hadislerden çıkarılmıştır. Bu söz de öyledir. Bir hadiste, “Evden önce komşu, yola çıkmadan önce yol arkadaşı ara” buyuruldu. (Taberanî)

Ezmek mi, ezilmek mi?

İyi geçinmeye ezilmek dememeli. Kesinlikle ezen olmamalıyız. Âhirette hesabı zordur. Zalim olmaktansa, mazlum olmayı tercih etmek zorundayız. Bir başka husus da, âhirete alacaklıyım diye gidip de, borçlu çıkılabilir. Mesela gıybet ettiğimiz veya hakaret ettiğimiz için borçlu duruma düşebiliriz. Bunun için, “Hakkımı onda bırakmam, söke söke alırım) demek yanlıştır, çünkü zorla sökerken ona zulmetmiş oluruz. Haklı da olsak, karşımızdakine “Sen haklısın) dersek, iyi insan olduğumuz anlaşılır. Öyle demeyen veya diyemeyen, iyi geçinemeyen kimse, Allahü Teâlâ’nın sevgisine ve rızasına nasıl kavuşur ki?

Evliya zatlar, insanlardan gelen sıkıntılara hep sabretmişler, onların yaptıklarına kötülükle değil, aksine iyilikle karşılık vermişlerdir. Haklarını almaya çalışmamışlar. “Ezen olmaktansa, ezilen biz olalım) demişler. Bu güzel ahlâkları, birçok gayrimüslimin Müslüman olmasına, günahkârların da tevbe etmelerine vesile olmuştur.

İyi komşu tarif edilirken de, sadece komşusuna zarar vermeyen denmiyor, komşusundan gelen sıkıntılara katlanan diye tarif ediliyor. Komşu rahatsız edecek, biz de sabredeceğiz. Mesela, onun çocukları yukarıda hoplayıp zıplayıp bizi rahatsız ederse, biz de karşılık vermeyeceğiz, aşağıda davul çalmayacağız. O bize bir şey vermese de, biz pişirdiğimiz en nefis yemeği, balı baklavayı ona vereceğiz. O bağıra bağıra konuşacak, biz, komşu rahatsız olur diye sesimizi kısacağız. Ancak o zaman iyi komşu olabiliriz. Biz de aynısını yaparsak, o zaman nasıl iyi komşu oluruz ki?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER