banner54

Kimi ne ilgilendirir?

Hükümet ne yapmaya çalışıyor, bilen var mı? Şahsen ben bilmiyorum, daha doğrusu anlamıyorum.

Öğrencileri evlerinde kızlı-erkekli kalınmasına “dur” dedi. Yetmedi, kadınlara “hayır efendim kürtaj yapamazsın” dedi. Bir televizyon sunucunun göğüs dekoltesine kadar karıştı. Hüseyin Çelik, sırf o sunucunun göğüs dekoltesi yüzünden işinden ayrılmasına neden oldu. Dizilere karışır oldular, yetmedi; insanların interneti nasıl kullanacaklarına da karıştılar. Ama bu ülkede 17 Aralık operasyonu gibi büyük bir operasyon oldu; Başbakan ve hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik “bu sizi ilgilendirmez” diyor. İnsanların içkisine-ilişkisine-yaşamına karışan bir başkanımız var; İnsanların giyimine karışan bir hükümet sözcümüz; yolsuzluklara ismi karışan bakanlarımız var, yolsuzlukları gündeme getirilince gazetecileri cezaevine yollamayı bir hüner bilen valilerimiz var bizim. Sonuç olarak, devlet bizim özel hayatımıza müdahale etme hakkına sahip ama vatandaşın devletle ilgili tek sorunu dile getirmeye hakkı yok. Sahi bu ülke bir diktatörlüğe doğru mu gidiyor?

Gelelim şu TIR meselesine…

Son zamanlarda Adana ve Hatay’da yardım malzemesi taşıdığı belirtilen TIR’lar jandarma ve polisler tarafından savcılığın da izni dahilinde aranıyor. Ve TIR’ları arayan polisler görevinden alınıyor, Savcılar görevden alınıyor. Başbakan oradan sesleniyor: “Benim iznim olmadan o TIR’ları kimse arayamaz.” Neden başbakanım o TIR’ların içinde ne var ki bu kadar telaşlanıyorsun? TIR’lar yardm malzemesi taşıyor diyorsun, bırak da polis görevini yapsın ve TIR’ı arasın. Zaten içerisinde yardım malzemesi olduğu tespit edildiği takdirde polisin TIR’a sahip çıkma gibi bir niyeti yok. Ama yok anlaşılan o ki; TIR’larda sadece yardım malzemesi olsa TIR aramaları 17 Aralık operasyonlarından daha önemliymiş gibi gösterilmez. TIR’ların içerisnde ne olduğu ortaya çıktı sonra, çıktı çıkmasına da başbakanın izni olmadan basınla paylaşılabilir mi? Tövbe haşşa… Hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik açıklama yapıyor; “TIR’da ne olduğu kimseyi ilgilendirmez.” Tabi sayın Çelik sen de haklısın; şüphe üzerine durdurulan bir TIR’ın, bir kadının göğüs dekoltesinden daha önemli olacak hali yok ya. Lisede kız öğrencilerin giydiği eteğin boyu müdürleri ilgilendirir, kadın sunucuların dekoltesi Hüseyin Çelik’i ilgilendirir, yetişkin öğrencilerin kızlı-erkekli kalması Başbakanı ilgilendirir ama şüphe üzerine durdurulan bir TIR’da ne olduğu kimseyi ilgilendirmez…

Minibüs mü? İnsan hayatı mı daha değerli?

Dünü kendime armağan etmiştim; yani bütün herşeyi bir kenara bırakarak, keyifli bir gün geçireyim dedim. Bu yüzden de kesinlikle gündemi takip etmeyeceğim dedi. Malum, Türkiye’nin gündeminden haberdar olup mutlu olan insan yoktur. Neyse, akşama kadar da tek bir haber sitesini açıp da bakmadım, çalıştığım gazete dahil, hiçbir gazeteyi açıp da okumadım. Döndük dolaştık, gezdik.. Gündemi takip etmemişim sonuçta, mutlu sayılırım. Akşam eve döndüm dayanamadım açtım haberlere baktım. Ve bu köşeyi yazmak işte aklıma o zaman geldi. FOX TV’yi izliyorum Fatih Portakal’ın haberleri.. Portakal, bir an şunu söyledi: Bir minibüs mü daha değerli yoksa insan hayatı mı? Diye.. Türkiye’de yaşıyoruz ya; hiç düşünmeden minibüs daha değerlidir dedim içimden ve gerçekten de çıkan sonuç, devletin gözünde hurda bir minibüsün insan hayatından daha değerli olduğunu gösterdi. Oğlunu bombardırmanda kaybeden bir babaya 25 bin TL ödenmiş, mayına bastığı için hurda minibüse 30 bin TL tazminat ödenmiş… Ne diyorsunuz? Gerçekten de minibüs insan hayatından daha değerliymiş değil mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER