banner112
banner54

KEŞKE



  İnsanoğlu yaşamında, Allahın kendine bahşettiği akıl ve düşünceyi kullanarak hayatına yön verir. Günlük yaşamını, küçük ya da büyük olsun verdiği kararlarla yönlendirir. Yemeden içmeye, okumadan iş seçimine, eş seçiminden arkadaş seçimine, bir yere gitmeden evde oturmaya, velhasıl her şeyi insan kendi seçer. 

  İnsanlar bir konuda nasıl karar verirlerse, öyle yaşarlar. Bunların sonucuna da kendileri katlanırlar. İnsanların kararlarının yüzde yüzü doğru çıkacak, doğru uygulanacak, doğru sonuç verecek diye bir şey yok ama hayatta toplumun genelinin uyguladığı bazı doğrular vardır. Bunu biz “normal olan” diye açıklarız. Ya da “aklı selim” in düşünceleri gibi görürüz. Çoğunluğun düşüncesi olarak da anılır. Bu düşünceye uyduğunuzda toplumda fazla eleştirilmezsisiniz. Toplumun arasında doğruya yakın bir yerde olursunuz. Bu şekilde genelin yanında olmak da her zaman doğru değildir. Sizin özel kabiliyet, beceri, şartlarınız gibi şeyler sizi engelleyebilir. Demek ki; genel doğruları düşünürken kendi özel durum ve düşüncelerimizi de katmamız gerekir. Bize uygun doğru kararı almamız lazım.

  Genel doğrular, büyük çoğunluk için doğru olan şeylerdir. Ama sizin farklı iyi özellik ve yeteneklerinizi üzerine koymanız sizin düşüncenizle mümkündür. Mesela pilav yemeği genel bir doğru ise; siz düşüncenizi katarak geliştirilmiş daha leziz ve gösterişli bir pilav yapmanız sizi ayrıcalıklı kılar. Eğer pilav hoşunuza gitmiyorsa; şartlarınız uymak kaydıyla farklı bir yiyeceği zamanında ve doğru bir şekilde ortaya koyarsanız, hem farklılık yapmış olursunuz hem de sevdiğiniz şeyi yapmış olmakla mutlu olursunuz. Eğer ben pilav değil de başka bir şey yapayım derken, oyalanıp yemek zamanını geçirirseniz aç kalabilirsiniz. Oyalanınca sıkıntı yaşayacağınız gibi, izleyen yemek vakti de gelmiş olacaktır. Geçen yemeğe fırsat kalmamış olur.

  Doğru kararları almak yanında aldığımız kararlara sahip çıkıp, güçlü bir şekilde uygulamak da, bizi olumlu sonuçlara götürür. Hem yanlış kararlar alırsak, hem de aldığımız doğru kararları bile zamanında ve etkili bir şekilde uygulamaz isek; yine bizi başarısızlığa ve mutsuzluğa götürür. Zira alınan karar kadar uygulaması da önemlidir. Mesela falanca sınava girmek doğru bir karar olabilir. Ama o sınava iyi çalışmamak suretiyle başarısız olmamız bazen daha kötü sonuç doğurabilir. Zira kendimize güvenimizi kaybettirir. Çok gözde bir sınava girip başarısız olmaktansa daha mütevazı bir sınava girip başarı göstermek daha mutluluk verir bize. Bu yüzden aldığımız kararları zamanında, etkin ve doğru bir şekilde uygularsak başarı ve mutluluk bizimle olur. Öyle ya, bilmediğiniz ve sevmediğiniz bir yemeği yapmaya kalkmak yerine daha basit bildiğimiz yemeği yaparak, hem aç kalmayız hem de kararımızı uygulamış oluruz. Bu mutlu eder insanı. Aksi halde aç kalacağımız gibi boşa uğraşmış ve mutsuz olabiliriz.

  Hayat her şeye rağmen çok güzel ve bir o kadar da kısadır. İnsan çocuk ve gençlik döneminde farkına varamamaktadır. 30 lu yaşlardan sonra yıllar su gibi akmaya başlamaktadır. Ya da biz o yaşlarda fark ederiz akıp gittiğini. Çünkü amaçlarımız, projelerimiz ve sorumluluklarımız vardır o yıllarda. O kıymetli yılları boşa geçirmemek, yanlışlar yaparak geri dönmemek ve hayata zamanında katılarak dolu dolu yaşayıp mutluluğu bu şekilde yakalamamız gerekir. En doğrusu yaşamda mutlu olmak, üzülmemektir. Yani KEŞKE dememektir. Ben geçmişte şunu yapmasaydım, bunu şöyle yapsaydım, keşke şu yaşa geri dönseydim gibi yakınmaları hepimiz yaparız. Tüm mesele, KEŞKE’ lerimizin az olmasıdır. Yoksa “keşke”siz bir hayat yoktur.

  İleride KEŞKE demek istemiyorsak ince eleyip sık dokumalıyız, iyi düşünmeliyiz. Hayatımızda çok önemli olan İŞİMİZİ, EŞİMİZİ ve ARKADAŞIMIZI doğru seçerek, daha mutlu oluruz. Doğru iş; her zaman çok kazançlı, çok rahat iş değil, seveceğin iştir. İYİ EŞ; çok güzel, gösterişli ve zengin olan değil, yaşam tarzının ve fikirlerinin en iyi uyuştuğu kişidir. İYİ ARKADAŞ ise; sayıca fazla kişi değil, sevinçli ve üzüntülü günlerinde seni yalnız bırakmayan kişidir. Fedakârlık güzel bir şeydir, kıymetini bilen olursa. Aksi takdirde keşke bu kişiye böyle davranmayaydım diyebilirsiniz. O yüzden baştan biraz düşünerek hareket edin.

  Tüm iyi düşünce ve kararlarınıza rağmen karşıdan kaynaklanan, uygulamanızdan kaynaklanan eksiklikler yüzünden yine KEŞKE böyle olmasaydı diyebileceğiniz durumlar olabilir. Siz kararınızı doğru verdiyseniz doğru uyguladıysanız gerisini boş verin. Onu da öyle kabul edin ve kafanızdan atın gitsin. Başarısızlık olarak görmeyin. Bazen de benim hatam deyip hatanızdan ders alın. Böyle güzel dersleri profesörden bile alamazsınız..!
  Doğru karar almışsınız, doğru uygulamışsınız ama sonuç doğru çıkmamış ise; çevre koşulları ve etkilere bakmak lazım. Oralarda yanlış ve zorluklar varsa ona göre karar verin. Siz pilavı doğru seçtiniz, gereğini de yaptınız ama sizden kaynaklanmayan bir tüp bitmesi pilavınızı çiğ bırakabilir. Tüp bitti ise ve tüpü o an bulamıyorsan çiğ bir yiyeceği tercih edeceksin… Domates, peynir ekmek… Sabaha kadar tüp niye bittin, ben ne kadersiz adamım veya illahi bu pilavı pişireceğim demeyin. Ama pilav değil hayati bir konu ise bir daha denemek lazım..

  Keşkelerin karşılığı ise; iyi ki böyle yapmışım, iyi ki varsın, iyi ki okudum, iyi ki düşündüm dür. KEŞKE siz hayat yok gibi. Umarız hayatınızda az keşkeler olur.
  Keşkeler; aslında pişmanlıklarımızdır. CanDÜNDAR ise KEŞKE’ yi şöyle ifade etmiştir;“ k
açırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır. Çarpılıp çıkılmış bir kapıda, yazılıp yollanmamış bir mektupta, göz yumulmuş bir haksızlıkta, vakit varken öpülmemiş bir elde, dilin ucuna gelip ertelenmiş bir sözdedir.”  Keşkelerimiz mutlaka olacaktır ama önemli olan ‘iyi ki’lerimizin,’ keşke’ lerimizden fazla olmasıdır.  
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER