banner112
banner54

KARARSIZLIK

                                                   

İnsanoğlu, düşünüp karar verdikten sonra, onu uygulayan bir varlıktır. İnsan bedeni, beyninin verdiği kararları uygulayan bir köle gibi çalışır. Kararsızlık; beyinsel bir  durum olduğu için düşünme, kıyaslama, araştırma, yargı oluşturma ve karar verme gibi kavramlarla da ilgilidir. Hatta bu kavramların içinde buluştuğu, ama gazı bitmiş ocaktaki pişmemiş yemek gibi bir olgudur. Ne gaz vardır pişiresin, ne pişmiştir yiyesin. Kararsızlık böyle bir şeydir işte.
 

Kelime anlamı; kararsız olma durumu, tereddüt, düzensizlik ve istikrarsızlıktır. Kararsızlık genel olarak karar verememe durumu olarak çıksa da karşımıza, verdiği karara sadık kalmamak, geri caymak, verilen kararı uygulayamamak  şeklinde de kendini gösterir. 
 

Kararsızlık, bir kısır döngü gibidir, döner durur insan. Bazen düşünmemekten, bazen acele etmekten ve bazen de karar verilecek konu ile ilgili bilgiler eksik olduğundan insan kararsız kalabilir. Karar verme yetisi, daha çok insanın analitik bir akıla ve yüksek bir sezgiye sahip olması ile ilgilidir.  Bu anlamda kararsızlık; sorumluluk ve risk almaktan kaçınanlara özgü bir korkaklıktır. Cesaret ve kendine güven ise karar vermede etkin bir rol oynar. 
 

Cesaret ve korkaklığı tek başına ve içi boş olarak düşünmemek gerekir. Kişi bir konuda karar vermek durumunda ise;

-Önce konu ile ilgili bilgiler toplanmalıdır

-Sonra benim ihtiyacım nedir? Ben ne istiyorum? Sorularının yanıtını aramalıdır.

-Daha sonra farklı seçenekler de değerlendirilmelidir.

-En sonunda seçeneklerin sonuçları kısaca tahmin edilerek bir analiz yapılmalı ve sonra karar verilmelidir.
 

Karar verirken, bazı kişiler düşünmeden, araştırmadan ve değerlendirmeden acele ile karar verdikleri için, genellikle yanlış karar verdiklerinden sonuçlar hep olumsuz olur. Bu durum o kişinin kararsız, korkak ve kendine güveni olmayan biri yapar.
 

Kararsızlık kötü bir şeydir. İnsanı yorar ve risklerle karşılaştırır.  Karar verme anını trafikte dörtlü kavşağa benzetirsek, eğer hangi yöne gideceğiniz hakkında önceden net değilseniz kavşağın etrafında döner durursunuz. Hangi yöne gideceğinizi kararlaştırdıktan sonra kavşağı terk edersiniz. Kavşakta, ne yöne gideceğini bilmeyen insan yanlış şeritlere girip, diğer araçların hata ve kaza yapmasına sebep olur. Onun içindir ki, yola çıkmadan güzergahı bilip, ona göre doğru şeritte kavşağa girmeli ve güvenli dönüş yapmalıyız. Hayattaki kararsızlıklar, sonuç itibariyle kavşaktaki duruma benzer. Her zaman hayati riskler taşır. 

Bazı durumlarda insana zaman kaybettirir. Önemli bir konuda kararsız kalma ve işi ertelemek insana bir çok fırsatlar kaybettirebilir. Ele aldığımız iş ile ilgili bir şekilde bir karar vermeliyiz. Karar vermekte yetmez, onu etkin bir şekilde uygulamalıyız. Hatta ünlü bir ata sözümüz vardır: “Akıllı düşünene kadar, deli oğlunu evlendirir” diye. Bazen bir kişi bir projeyi düşünür yazar çizer ama uygulamakta gecikir. Bir bakarsınız başka biri o projeyi uygulamaya başlamış bile. Çünkü Dünya’da her şey çok hızlı değişiyor..

Genellikle bilgi eksikliğinden kaynaklandığı gibi, alternatiflerin çok oluşu, bunların benzer oluşu, imkansızlıklar, başarısızlık ve istediğinin ne olduğunu bilememeden de kaynaklanabilir. Bazen yanlış başlayan işlerden dolayı yaşanan ikilemlerde sebep olabilir. Genellikle dürüst kişilikli, akıllı, okumuş ve hümanist insanların daha kararsız oldukları da ayrı bir gerçek.

 Kararsızlık; başa bela bir huy, içinden çıkılamayan ve insanı kemiren bir durum, bir markette gördüğü ilk eşyaları arabaya doldurup,  kasaya gelinceye kadar eşyaları bırakarak arabanın boşalması ve bir şey alınmadan çıkılması gibi bir olay, bir kişilik bozukluğu, gönül işlerinde deli divane dolaşılması, mükemmeliyetçiliğin sonucu oluşan bir durum, bir  bakış açısı darlığı, aklımızın bize oynadığı acımasız bir oyun,en büyük zaman hırsızı ve  çevrenin etki ve tepkisinden oluşan durum olarak ifade edilebilir. Charles Flory’e göre “Kararsızlık , en büyük zaman hırsızıdır.”

Kararsızlığı yenmek için daha cesur olmalı, bakış açımızı geliştirmeli ve değişik açılardan bakabilmeli, bilgi sahibi olmalı, kendimize güvenmeli ve risk almalıyız. Yine atalarımız: “En kötü karar, kararsızlıktan iyidir” diyerek kararsız kalmanın kötü bir durum olduğunu belirtmişlerdir. Kararsızlık iş hayatında yöneticiler için çok önemli olduğu kadar, kişilerin özel yaşamında da çok önem arz eder.

Duygusal konularda, insan duygularını yaşamalı denilse de bu konularda, sonuç odaklı düşünerek kazanç, kayıplar, amaçlar ve duygular birlikte ele alınıp, karar verilmeli. Karar aldıktan sonra, karar ne olursa olsun, arkasında durulmalı ve insanın kendi özüne ve karşıya duyduğu saygıdan dolayı karara sahip çıkılmalı. Yoksa insan kendine güvenini kaybeder. Bu konularda kararı sağlıklı vermek gerek. Kararsız kalmamanız dileğiyle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER