banner54

Hayalleri çalınan temizlik işçisi Hasanların hazin hayat hikayesi
  “Mazlumun bedduasını almaktan kork. Zira Allah'la bu beddua arasında bir perde yoktur.” (Buhari) Değerli kardeşlerim uzun zamandır yazmayı düşündüğüm ama bir türlü yazmaya fırsat bulamadığım yüzlerce insandan sadece birisinin dramını sizlerle paylaşmak istiyorum. Konuya birçok yönü gerçek hayattan alınan bir hikâye ile başlamak istiyorum…Bu hikâye Şanlıurfa’da belediye tarafından ev sahibi olma hayali çalınan yüzlerce temizlik işçisi Hasanların hayat hikâyesidir. Eğer bu insanların hayat hikâyeleri araştırılsa inanın bu hikâyeden daha hazin hikâyeler ortaya çıkacaktır.Bu Hasan’ın kim olduğu ve nerede yaşadığı hiç önemli değil çünkü herhangi bir temizlik işçisini dinleseniz Hasan’dan farklı olmayan bir hikâyesinin olduğunu anlarsınız. Şimdi hep beraber Şanlıurfa Belediyesinde çalışan yüzlerce Hasan’dan sadece bir Hasan’ın hikâyesini okuyalım ve biz işin neresindeyiz diye biraz tefekkür edelim… Şanlıurfa’nın kenar bir mahallesinde oturuyordu Hasan. Köyden geldiği şehirde ne kadar çok çalışsa da bir türlü bir ev alamayan Hasan, kirada oturuyordu. Üstelik 6 kişilik ailenin geçindirmekte kolay değildi hani. Ama her şeye rağmen çocuklarını kimseye muhtaç ettirmediği için şükrediyordu. Hasan’ın bir ev hayali vardı geceleri hep rüyalarında ailesiyle beraber oturduğu bir ev görüyordu. Her sabah uyandığında rüyadaki mutluluğun sona ermesi onu üzse de ailesine belli ettirmiyordu. Zaten belediyede aldığı maaş da ancak aybaşına yetişiyordu. Hasan inşaatlarda amelelikten sonra girdiği belediye temizlik işinde çalışıyordu hem sigortalı olması da onun için daha iyiydi. Hasan bir ev sahibi olmayı hayal ededursun bir gün onu çok sevindiren bir haber aldı. Çalıştığı belediyenin, temizlik işçilerine taksitle ev verecek bir proje üzerinde çalıştığını duydu arkadaşlarından. Hem de çok ucuza. Duyduklarına inanamadı Hasan kalbi küt küt atıyordu. Yoksa dualarım kabul mü oldu diyerek sevinçten parmaklarını ısırdı. Araştırma yaptı evet doğruydu belediye, çalışanlarına çok ucuza hem de kira öder gibi ev verecekti. Akşam olduğunda ailesine müjde vermek için hemen eve koştu. Uzun uzun atıyordu adımlarını her gün uzun bir zamanda ulaştığı evin yolunu bu sefer çok kısa sürede kat etmişti. Eve girdiği gibi her şeyi bir solukta anlattı hanımına hem de yıllardır içinde sakladığı hayallerini de içine katarak. O gün aile çok mutluydu artık nem tutan şu kiralık evden kurtulacaklardı. Tertemiz daire katında oturacaklardı. O gece mutluluktan uyuyamamışlardı sabaha yeni evlerini düşündüler… Ertesi gün proje sahibi başkan yaptığı toplantıyla projeyi açıklamıştı. Yılardır ev özlemini yaşayan Hasan ve onun gibi yüzlerce Hasan ayağa kalkıp elleri şişinceye kadar başkanı alkışladılar başlarına geleceklerden habersiz… Ama bir sorun vardı bu eve yazılmak için 10 milyon peşinat lazımdı.Kara düşündü Hasan ne yapmalı ne etmeli bir yolunu bulmalıydı. Ama nasıl kimden alabilirdi ki bu kadar parayı, hem kim verir ki bu parayı? O gün düşünmekle geçti Hasan iş günü… Birden aklına durumu iyi olan bir akrabası geldi. Akşam evine gitti akrabasının durumu uzun uzun anlattı. Akrabasından aldığı 5 milyon para ile belediyedeki tazminat parasıyla peşinatı yatırdı ve bankadan kendisine uzatılan bir kâğıda imza attı. Mutluluktan uçarcasına eve geldi Hasan. Artık daha iyi çalışıyordu nasılsa ev sahibi olacaktı. Aylar geçmişti projenin hayata geçirilmesinin üzerinden ama söz verilen evleri bir türlü teslim edilmedi. Derken bir gün bankadan arayıp taksitlerinin başladığını söylediler. Suskundu o gün Hasan oysa evleri erken teslim edilecek kira vermekten kurtulacaklardı ama şimdi hem kira hem de taksit ödemesi gerekiyordu. Oysa aldığı maaş sadece asgari ücretti. İstemeye istemeye bankaya gitti Hasan.İçeri girdi. Taksitini sorunca adeta şok oldu. 430 lira denilen taksit 659 lira olmuştu üstelik 108 taksitle. Birden sendeledi Hasan, ayakta duramadı boş bir koltuğa çöküverdi. Bir yanlışlık olmalıydı. Bir daha sordu ama cevap aynıydı. Sebebini sordu Hasan hani 40 milyondu? Sonradan söylenenlerin hepsinin yalan olduğunu anladı. Taksitler, teslim zamanı, evin fiyatı her şey koca bir yalanmış meğer. Peki, nasıl yapacaktı? Asgari ücretle hem kirayı hem de taksiti nasıl ödeyecekti? Diyelim bunları ödedi ya çocukları ne yapacaktı? Öfkeliydi Hasan o gün hem de çok öfkeli yumruğunu sıktı için için söylendi: Ne bizi kandırdınız neden? Neden hayallerimizi çaldınız? Beddua ediyordu Hasan kendilerini kandıranlara. Yapacak bir şey kalmamıştı.Hem itiraz etse işinden olabilirdi o zaman daha kötü olurdu. Hasan aldığı maaşının bir bölümünü taksit ile kirayı ödedi. Geri kalanını da bir miktar borcunu.  Aybaşı olmasına rağmen cebinde kuruş para yoktu. Hem giderek bakkala, fırına, kasaba da borçlanıyordu. Çocuklarına okul harçlığı bile veremez olmuştu. Çocukları yırtık ayakkabıyla okula gidiyordu. Artık geceleri uyuyamıyordu Hasan, bazen ağlıyordu sessizce dilinden beddualar dökülüyordu. Hasan artık borcu olduğu sokaktan gelmiyordu. Yolunu değiştiriyordu çoğu zaman. Ama bu iş böyle gitmezdi bir çare bulmalıydı. Borçlular sıkıştırmaya başlamışlardı. Geceleri evine geliyorlardı. Dayanamadı Hasan baskılara, çarşıda tanıdığı bir tefeciden borç aldı almasına ama daha önce borç aldığı akrabası da parasını istiyordu. Bir daha gitti tefeciye bir daha gitti… Epey borçlanmıştı, kara kara düşünüyordu Hasan artık geceleri uyuyamaz olmuştu. Bu olayı başlarına getirenler yumuşak yataklarında mışıl mışıl uyurken kendileri ne haldeydi. Arkadaşlarıyla görüşüyordu hemen hepsinin durumu aynıydı tefeciye bulaşanlar, evlerini başkalarına el altından satmak zorunda kalanlar…  Gittikleri her kapı yüzlerine kapanıyordu ama hepsi işinden olmamak için susuyorlardı. Derken eski başkan gitmiş yeni bir başkan gelmişti. Herkes gibi Hasan da umutluydu belki sorunları çözülür diye. Ama yine değişen bir şey yoktu. Hep aynı nakarat… Tefeciler günden güne Hasan’ı sıkıştırıyorlardı. Hasan ise hep gün veriyordu ama bir türlü parayı bulamıyordu. Artık evinde huzur kalmamıştı her gün tartışmalar yaşanıyordu. Bazen evde yiyecek bir şey bulunmadığı bile oluyordu. İyice sıkılmıştı Hasan, bir çıkar yol arıyordu ama nasıl? Günden güne elleri titriyordu gittiği doktorda sinir hastası olduğunu anladı. Artık tam çalışamaz olmuştu. Yine bir gün yıllarca hayalini kurduğu evin yapıldığı yere gitmek istiyordu. Morali bozuktu önüne bakarak yürüyordu. Hasan yine hayallere daldı. Yaşadıklarını düşünüyordu sonra bir türlü mutlu edemediği ailesini… Her gün okula yırtık ayakkabıyla okula giden çocuklarını. Gözlerinden yaş akarken sorumlulara beddualar mırıldanıyordu. Birden korna sesiyle hayallerinden sıyrıldı ve bir kamyonun üzerine doğru geldiğini gördü. Ani fren yapan kamyon yolun ortasına kadar gelenHasan’ı altına aldı. Kamyonun altında kalan temizlik işçisi Hasan, ruhunu Yüce Allah’a teslim etmişti arkasında 5 yetim bırakarak… Açık olan gözleri hayalini kurduğu eve bakar gibiydi ve yüzünde hayallerini çalan zalimlere sanki bir öfke vardı. Ertesi gün Türkiye’de bir ilk olan! Belediyenin projesini çarşaf çarşaf yayınlayanlar, temizlik işçisi Hasan için ‘Psikoloji sorunları olan bir belediye işçisi trafik kazasında hayatını kaybetti” diyerek küçücük bir köşede haber yapmışlardı. Hiç kimse Hasan’ın neden bu hale geldiğini araştırma zahmetine bile girmemişti. Evet, hayalleri çalınan bir temizlik işçisi, ardından kimsesiz kalan bir aile, yıkılan bir yuva ve çalınan hayaller…Halkın sorumluluğunu alarak görev başına gelen yöneticiler, verdikleri halde yerine getirmedikleri vaatler… Bu iş burada biter mi sanırsınız. Yüce Allah’ın adaleti muhakkak bir gün tecelli edecek ve herkes yaptıklarının hesabını verecektir. Ben bu yazıyı yazdıktan bir gün sonra bir milletvekilinin bu konuyu meclise taşıdığını duydum. Mağdur Hasanlar adına çok sevindim. İktidarda olanların olaya sessiz kalmasını bir türlü anlayamıyorum. Halkın sorumluluğunu alarak iktidar olanlar keşke bu mağduriyeti gündeme getirselerdi. Ama olmadı onlar sustular. Onlar susunca kimsenin hakkını kimseye bırakmayan Allah başka birini devreye koydu. CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, bu işçilerin sözcüsü oldu ve sorunu Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin yanıtlaması istemiyle meclise taşıdı. Birileri ben sorunu duymadım diyemeyecek artık ya bu sorunu giderirler ya da Hasanların ahı onların peşini bırakmayacak… Bu dünyada olmazsa öbür dünyada…                  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER