banner54

Erdoğan,İhsanoğlu ve Demirtaş

90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez halkın tercihi doğrultusunda bir Cumhurbaşkanı seçilerek Çankaya köşküne gönderilecek.Ve çok iyi bilinmeli ki,vatandaş bu seçimlerde  belediyesini, ilini ya da ilçesini yönetecek bir yerel idareciyi değil,direk Türkiye'yi temsil edecek bir aynayı vitrine koymaya çalışacak.Türkiye halklarının yapılacak olan seçimi bu açıdan düşünüp aday değerlendirmesi yaptıktan sonra karar vermesi gerektiğini düşünüyorum.Bilindiği gibi şuan resmi çerçeveden üç aday Cumhurbaşkanlığı için yarışacak.Ancak genel siyasi karakterlerine bakacak olursak üç değil iki siyasi çizginin yarışacağı aşikar gözükmektedir.Ben bugün isimler üzerinde çok fazla durmadan Türkiye gibi büyük bir devletin başına geçecek olan bir Cumhurbaşkanının sahip olması  gereken vasıfların neler olması gerektiği ve halkın beklentilerinin neler olduğunu sizlere aktarmaya çalışacağım.

Yasa gereği Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için üniversite mezunu olmanız,belli bir yaşa ulaşmanız,en az yirmi vekilin önerisini almanız vs. gibi şartları taşımanız gerekiyor.Peki yasanın istediği bu şartları taşıyor olmanız Cumhurbaşkanlığı görevini layıkıyla yerine getireceksiniz anlamına gelebilir mi?Bizce yasaların ön gördüğü kaidelerin dışında Cumhurbaşkanı olacak bireyin öncelikle toplumsal ve ahlaki normlara bakış açısını kontrol etmemiz gerekiyor.

Din, kişinin yaratanla arasında ki bağlılığını ifade eden en hassas konudur. Siyasete alet edilemez. Ne zaman ki siyasi çıkarlar uğruna dini, Kur'an'ı dilinize doladınız işte o zaman Cumhurbaşkanı olma kabiliyetini kaybetmişsiniz demektir. Yani mikrofonu eline alan bir siyasetçi asla kutsal dinimizi ve kitabımızı kullanıp çıkar peşinde olmamalı.

Kendisinin ya da ailesinin ismi hırsızlığa, yolsuzluğa karışmış hakkında soruşturma açılmış hiç kimse bu ülkenin başına layık görülmemeli.

Kendisini halktan üstün gören bir şahsiyet Çankaya köşküne çıkmayı hak etmemeli. Halkını azarlayan, dışlayan demokrasi anlayışını sadece yanlısı olanlara yönelik ifade eden bir birey Türkiye'nin vitrini olmamalı.

Türkiye'de yaşayan bütün etniklere, bütün dinlere eşit mesafede olmayan bir aday ülkemize kargaşa dışında bir yarar getiremeyeceğinden seçilmemesi gerekmektedir.

Tek dostu olmayan bir Ülke konumunda olan Türkiye'nin eski itibarını kazanması ve komşu ilişkilerinin yeniden dostane havasına geçmesini sağlayacak kabiliyete sahip olan bir aday tercih edilmeli.

Sonuç olarak bir Cumhurbaşkanının taşıması gereken yüzlerce toplumsal ve ahlaki kural sayabiliriz. Benim naçizane görüşüm asla din ile siyaseti aynı anda düşünmeyiniz. Ben namazımı da orucumu da bir parti için icra etmem ve yaratanla benim arama hiçbir siyasinin girmesine asla izin vermem. İslamiyet'in tek temsilcisi vardır, oda ALLAH ve Kuran'dır. Ortadoğu'da ki kan gölünü hepimiz görüyoruz ve esir alınmış Türkiye zihniyeti de kan gölünün içine çekilmek istenmektedir.

Seçimlerde Sn. Tayyip Erdoğan'ın Çankaya köşküne çıkması sürpriz olmayacaktır. Ama daha kaliteli ve saygın bir yaşam için, kardeşlik ve barış tohumlarının yeniden yeşermesi içim, hak hukuk ve adalet için, kaybettiğimiz itibarımızı yeniden kazanmamız için, Türkiye'de oluşturulan fay hattını birleştirmek için, din, dil, ırk ve mezhep özgürlüğü için, insanın insanca yaşayabilmesi ve değer görebilmesi için ve en önemlisi güçlü ve tam bağımsız bir Türkiye için Sn. Selahattin Demirtaş'ın bir şans olduğunu sakın unutmayın.

Allah'a emanet olun..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER