banner54

EĞİTİMDE ŞİDDET ÖDÜL VE CEZA
  reşat kızılateş Ödül ve ceza, klasik eğitim anlayışında sık sık başvurulan yöntemler… Günümüzde bir çok okulda motivasyonu sağlamak, öğrenciyi disipline etmek için hala bu iki yönteme başvurulmaktadır… Bir kere eğitimde cezanın, şiddetin yeri yoktur! Gün geçtikçe bu daha iyi anlaşılmaktadır. Şiddete başvuran öğretmenler, okul müdürleri varsa da, bu onların iyi bir psikoloji eğitimi almadıklarından kaynaklanmaktadır. Eğitimde çağdaş yaklaşımlar sergilemek için çocuk psikolojisini, sosyal psikolojiyi iyi öğrenmek gerekiyor! Ceza kadar olmasa da, ödülün de pek yarar getirmediği yapılan araştırmalarla ispatlanmıştır. Oldum olası eğitimde ödüle pek sıcak bakmamışımdır. Başvurduğumuz anlar yok değil ama bu sık aralıklarla başvurduğumuz bir yol olmamıştır hiçbir zaman… Ödül ve ceza, çocuğun öz denetim mekanizmasının gelişmesine engel olmakta, dış denetime bağlı davranışlar sergilemesine yol açmaktadır. Ceza uygulayıcısı yanından ayrıldığı zaman, çocuk bildiğini okumakta, sadece ödül getirici faaliyetler için çaba harcamaktadır. Ödüllendirme ve cezanın işlevsizliğini görmek için şu deneysel çalışmalara birlikte bakalım; Kendi halinde oyuncaklarla oyun oynayan iki gruba iki farklı uygulama yapılmış… Birinci gruptaki öğrencilere oyuncaklarla oynadıkları için ödül verilmiş, diğer gruba hiçbir şey verilmemiş. Belli bir süre sonra gözlemlendiğinde oyuncaklarla oynamaları karşılığında ödül verilen öğrencilerin oyuncaklarla oynamayı bıraktıkları, diğer grubun aynı istekle oynamaya devam ettiği görülmüştür. Yine keçeli kalemle resim çizen öğrencilerden bir kısmına, yaptıkları resim karşılığında ödül verilmiş, bir kısmına verilmemiş… Ödül kesildiği zaman, daha önce ödül karşılığında resim yapanlarda resme karşı isteğin azaldığı tespit edilmiştir… Verilen deneyleri tersine çevirip ceza için de uygulayabiliriz… Gelinen noktada maddi ödülün yerine, yaptığı işten zevk alma, yaptıklarıyla doyuma ulaşma, kendi iç denetimini sağlama daha önemli hale gelmiştir. Bazen bir gülümseme, bir tatlı söz maddi ödülün önüne geçebilmektedir. Aslında ödüle layık görülen davranış çoğu zaman arzuladığımız davranışlardır. Olması gerekenlerdir… Yine çağdaş eğitim anlayışında hiç cezaya başvurmadan, çocukla iletişim kurmak, anlatmak, ikna etmek, yapılanların sonucunu göstererek, ondan ders çıkarmasını sağlamak, özdenetimini yaparak kendini disipline etmesine katkıda bulunmak, en çağdaş yaklaşım olarak benimsenmiştir… Bu anlayışın sadece okullarda değil, ailede de dikkate alınması yararlı olacak ve yaklaşımda birliktelik sağlayacaktır… Okulda sergilenen –olması gereken-davranışlar evde sürdürülmediği veya tamamlanmadığı durumlarda da yine çocuk bir çelişki içinde bocalayabilir. Çocuğun eğitiminde ailenin de büyük rolü var. Yıllar önce yönetici olduğum bir okulda öğretmenlerden biri gözleri dolmuş bir şekilde yanıma gelerek “Müdür Bey ben sınıfımdaki ikizlerle baş edemiyorum artık! Her yolu denedim bir türlü olmuyor. Artık diğer öğrencilerin velileri rahatsız olmaya başladı. Her gün birilerini dövüyorlar! Dersin ortasında aniden sınıftan fırlıyorlar , peşinden koşuyorum. Onlarla uğraşırken sınıf başıboş kalıyor…Korkuttum olmadı. Ödüllendirdim, nasihat ettim, rehberlik servisine götürdüm olmadı. Annesini çağırdım yine düzelmediler…” “Ailesini çağıralım, anne ve babası beraber gelsin,” dedim. “Babası gelmiyor, ancak anne ile görüşebiliriz,” dedi öğretmen. Gerçekten de babayı defalarca aradık her seferinde bir bahane üretti. Bir türlü getirtemedik. Sık sık okula çağrılan anne, öğretmen ve rehber öğretmen bir araya geldik. Çocukların neden bu kadar şiddete yatkın olduklarına dair ipuçları yakalamaya çalıştık. Sonuç vahimdi. Annenin anlatımlarına göre birinci sınıfa giden minicik ikizler boş zamanlarında babalarından kavga teknikleri, çocukları nasıl dövmesi gerektiğine dair uygulamalı dersler(!) alıyormuş. Daha da vahimi hafta sonları çocukları köye götüren baba onlara silah kullanmasını öğretiyormuş. Böyle yetişen çocukların idolleri kim olabilir sizce? Tabii ki tekrarlarını bile kaçırmadıkları Kurtlar Vadisi’ndeki Polat Alemdar! Anlaşıldı ki öğretmen hafta içi öğrencilere olumlu davranışlar kazandırmaya çalışırken, hafta sonu baba tarafından şiddet empoze ediliyor. Çocuk burada bir ikilem içinde kalmış. Ailedeki eğitim ile okuldaki eğitimin çatışmaması, birbirini tamamlaması gerekiyor. Parçalardan birinde şiddetin yanlışlığı anlatılırken diğerinde şiddete maruz kalınıyorsa sosyal bir birey olan çocuktan başarı beklemek mümkün değildir. Yine bir taraf ölçülü ödüllendirmeye başvururken diğeri her dediğini yerine getiriyorsa bu da çocuğun bir ikilem arasında kalmasına yol açar… Eğitimde cezanın yeri yok ama ödülün de çok fazla sonuç alıcı olduğu söylenemez. Okul-veli ikilisinin iyi ayarlaması gerekiyor.    
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER