banner54

EĞİTİM Mİ? ASALET Mİ?

  Yıllardır hep tartışır dururuz, insanların yetiştirilmesinde eğitim mi önemli, öğretim mi önemli yoksa başka şeyler mi daha önemli diye. Bunlardan biri de asalettir. Öncelikle bu kavramları kısaca incelemekte fayda var. Eğitimin içinde bir parça öğretim de vardır. Öğretim, belli bir amaca göre gereken bilgileri bir kişiye verme, kılavuzluk etmedir. Eğitim ise; çocuk ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gereken bilgi, beceri ve anlayışları elde etmeleri için yardım  ve terbiye etmek olarak açıklanabilir. Bir örnek vermek gerekirse; bir genci bir sınava hazırlamak veya bir plana dayalı bir yığın konuları bir kişiye vermek ve ona, o konuları öğrenirken yardım ve kılavuzluk yapmak öğretim işidir. Ama bir gence, toplum içindeki ilişkilerini düzenleyici bilgi ve anlayışların verilmesi ve terbiye edilmesi eğitimdir.  

  Terbiye etmekten kasıt toplumsal değerlerin doğru ve yanlışlarının öğretilmesi, yanlışların ceza ve sonuçlarının öğretilmesi ve yerine göre ceza verilmesi bile eğitimin bir parçasıdır. Öğretim sadece insanlara verilirken, eğitim insanların yanında hayvanlara da verilen bir olgudur. Bir köpeğin uyuşturucuyu bulması için aldığı eğitim gibi. Bazı hayvanlara oynama ve belli hareketleri yapma eğitimi gibi. Eskiden ayılar oynatılırdı.

 İnsan yetiştirmede eğitim çok önemlidir. Eğitimli insanlar ve toplumlar her zaman ileri gitmişlerdir. Yaşadığımız sorunların büyük çoğunluğu da eğitimsizliğimizden kaynaklanmaktadır. Her şeyi eğitimle öğretir, değiştirebilir ve yönlendirebiliriz. Eğitimle birçok beceriyi kazandırabiliriz. Bir kişi ya da hayvana onun alabildiği kadar eğitim verebilir, bir şeyler öğretebiliriz. Alma kapasitesi dolduğunda eğitme işi durur.
  Bir de insanın doğuştan gelen genetik özellikler, aileden gelen özellikler, kişi ve hayvanın hamurunda ve ruhunda olan değişmez karakter ve değişmesi çok zor olan şeyler vardır. Bunları değiştirmek zordur. Bu özellikleri ise genellikle asalet olarak açıklarız. Soydan gelen genellikle güzel özelliklerdir bunlar. Asil insan, asil hayvan, asil kadın gibi sözlerle açıklarız. Eğitim ile bu tür özellikler sonradan öğretilmesi zordur. Bu özellikler kişi ve hayvanın ruhunda, genetiğinde vardır. Sonradan monte etmek zordur. Ama bu özelliğin olması eğitimin işe yaramadığı anlamına gelmez. Sonradan öğrenilmesi mümkün olan hususları, mutlaka eğitim yoluyla alırız. Bu açıdan eğitimin rolü yadsınamaz ve eğitim de şarttır. Ama eğitilmiş bir kişi veya hayvan da asalet dediğimiz özelliklerde birlikte varsa daha güzel olur. Hangisi daha önemlidir derseniz, bunu günlerce ve binlerce örnek ile tartışabilirsiniz. Eğitim çok önemlidir ve şarttır. Ama eğitimin yetersiz kaldığı yerlerde asalet boşluğu doldurur. Ama asıl olan insan ve hayvanın eğitimidir. Bu önemlidir ama eğitimin aciz kaldığı durumlar da vardır. Ama bu durum eğitimi daha az önemli kılmaz. Sadece, bazen asaletin önemli olduğu durumlar da olabilmektedir. İşte size bir örnek: 

“Vaktiyle bir padişah ve veziri varmış. Bu padişah ile vezir, bir konu üzerinde ateşli ateşli tartışmışlar. 
Padişah; eğitim önemli derken, vezir; eğitim önemli ama asalet daha önemli demiş. Padişah, vezire hiç olmadığı kadar kızıp, ülkenin dört yanına haber salmış. Ülkesinde ne kadar iyi eğitmen varsa hepsini sarayına çağırmış.

Her birine neler yapabileceğini sırayla sorup öğrenmiş. İçlerinden birisi şöyle demiş; bir kediye kahve servisi yaptırabilirim. Bu konu padişahın çok hoşuna gitmiş ve eğitmene hemen işe başlamasını söylemiş.

Altı ay gibi bir zaman içerisinde eğitmen, kediyi kahve taşır konuma getirmiş. Olay ülke çapında çabuk duyulmuş. Padişah, kendi haklılığını ortaya koymak için bütün ahaliyi gösteriye çağırmış. Ve şehir meydanına padişahın tahtı taşınıp gösteri başlamış.

Eğitmen, kendi eliyle pişirdiği kahveyi tepsiye koyup kedinin eline vermiş. Padişaha kahve servisi yapmasını söylemiş. Kedi tepsiyi alıp yolu yarıladığında vezir, cebinde sakladığı bir fareyi yavaşça salıvermiş.

İşte o an olanlar olmuş… Kedi kahve tepsisini padişahın yüzüne fırlatıp farenin ardına düşmüş. Padişahla eğitmen kedinin ardından bakıp kalırken vezir; asalet! asalet! asalet! 
diye bağırmış”. 

  Bilgi, teknoloji ve iletişimin düşük olduğu yıllarda halkımız asaleti daha ön plana çıkarmıştır. Mesela eskiden falanca ailenin kızı deyip ailedeki bilinen asalete güvenilerek kızın şahsi özellikleri dikkate alınmadan gelin olarak istenilirdi. Veya akıllı bir atın yavrusu da asil olur diye tercih edilirdi. Bu asalette gerçek payı da vardır. O ailenin değer yargılarını bilen genç kız da o ailenin şanına sıkıntı getirecek davranışlardan sakınırdı. Ya da genetiğinde o özellikleri taşırdı. Asil at, asil köpek sahibine zarar vermediği gibi sahibine yardımcı da olur. Sahibine bir şey olsa yanından ayrılmaz.
  Son olarak eğitimli olmak için azami çabayı harcayalım ancak asaleti de elden bırakmayalım diyerek, iyi bir hafta diliyorum.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER