banner54

Bu Memleket Sahipsiz (Mi)

Bu Memleket Sahipsiz (Mi)

Seçim zamanlarını hatırlar mısınız? Siyasetçiler, kapı kapı dolaşıp, onu yaparız, şunu yaparız diyorlar ya… Yalan olduğunu söylememe gerek, benden iyi biliyorsunuz.

Şöyle bir 2009 genel seçimlerine götüreyim sizi; Neler oldu o zaman, ne sözler verildi hatırlayanınız var mı? Kısaca hatırlatayım isterseniz. En büyük sözler, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin gelişimi, refahı için verildi. Sözde barış gelecek, halkın refah düzeyi yükselecek, istihdam alanları artırılacak, yollar yapılacaktı vs… Yapıldı mı? Yapılmadı tabiki.. Neler yapıldı; Batıya yol, Doğu’ya Karakol.. Bunu kimse inkar edemez. Bu durumu siyasetçilerle konuştuğum zaman, aynen şu cevabı alıyorum: “Ya siz gazecilere ağzımızla kuş tutsak, yine eleştirirsiniz.” Neden? Size bir kastımız mı var. Bu memleket için çalıştığınız zaman kimin haddine ki sizi eleştirsin. Şimdi çerçeveyi daraltalım da Şanlıurfa için konuşalım; Şanlıurfa’da köy yolları düzelecekti, fabrikalar kurulacaktı, bilmem hangi ihale yerli işadamlarına verilecekti. Son dediğimin bir kısmı doğrudur. Yerli yatırımcılara verildi ama hangi yerli yatırımcı o? Tüm bunların yanında devletin bölgeye gönderdiği bayat aşıların yol açtığı SSPE diye bir hastalık var. Bu hastalık ki; çocukları yatalak ediyor, çocuk hareket edemiyor, konuşamıyor bildiğiniz felç… 2009 seçimleri öncesi bu hastalar için hasta yakınları toplanıp bir dernek kurmuşlar, ve dönemin milletvekilleri, valisi kendilerine söz vermiş. Biz seçimi kazanırsak, bu proje için ne gerekirse yaparız diye…

1998 yılında devletin Doğu ve Güneydoğu bölgesine göndermiş olduğu tarihi geçmiş aşıların yol açtığı hastalık, bugün devlet tarafından gündeme getirilmiyor bile… SSPE hastalığı derneğinin Şanlıurfa şubesi başkanı, devletten umduklarını bulamayınca, bir umut bize ulaştılar. Milletvekillerinin telefonlarına ulaşamadıklarını, vali beyin kendilerini dinlemediğini söyledi. Şanlıurfa valisi, bu adamlara söz vermiş; “ben her türlü yanınızdayım” demiş… Durumu anladıktan sonra bu SSPE hastalarını ziyaret etmek, çilelerini gözlerimle görmek istedim ve tüm günümü bu insanlara ayırdım ardından bir milletvekilimizle görüştüm. Bana dedi ki; “memleketin o kadar çok sorunu var ki; hangi birisiyle ilgilenelim.” Aynen şunu söyledim: “iktidar partisinin 10 tane milletvekilisiniz aradan geçen 4 yıl var. Her biriniz, yılda bu memleketin sadece iki sorununu çözseydiniz, memleket bugün bu durumda olmazdı” diye.. Öyle dedim ya sinirlendi sayın vekilimiz. Siz gazeteciler yaptıklarımız görmüyorsunuz, yapamadıklarımız görüyorsunuz dedi. Neyse sohbetin ayrıntılarını anlatmayacacağım baktım herkes kendi havasında… Gelelim Vali bey’e… Vali bey’e soruyorum: Bu insanlar makamına çıkıp, senden destek istedikleri zaman senin iki seçenek hakkın vardı:

BİR: Hayır, elimden gelen bir şey yok, kendi başınızın çaresine bakın;

İKİ: Bu sorunda insan hayatı söz konusu, elimizden gelen her imkanı kullancağız. Yeterki bu insanlar iyileşsin… Bu iki seçenekten birini kullanma hakkına sahiptin.

Sen ikincisini seçmişsin, çok güzel. Söz konusu insan hayatı ise; her imkanı kullanacağız demişsin… Soruyorum şimdi; bütün imkanları kullanmayı bırak, bu insanlar için attığın tek bir adımı söyle, söyleyemezsin çünkü atmadın… Neden o zaman bu insanlara umut verdin? Bu insanlar sana güvenerek, umutlandılar. Birinci seçeneği seçmiş olsaydın keşke sayın valim… O zaman bu insanlar umutlanmayacaktı ve şimdi hayalleri yıkılmayacaktı.

Söz verdiğin halde sessiz kalırsan herkes gibi, bu insanların aklına da çok farklı şeyler gelebilir ki geldi de zaten. Soruyorum şimdi Vali beye;

BİR: Sen bu insanlara neden söz verdin?

İKİ: Söz verdiğin halde neden yerine getirmedin? Elinden bir şey mi gelmedi, imkanların mı yetmedi?

ÜÇ: Bu insanlara söz verdiğin halde yerine getirememenin nedenini çık açıkla. De ki; şu sorunlardan kaynaklı sizler için bir şey yapamadım de.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER