banner54

BİR ZAMANLAR URFA

Gerçek bir emek üretimi olmadığı için, şehirler birbirlerinin kopyası ile gelişiyor ve aslında küçük olan bir şehir, paranın hikmetiyle büyükleşiyor.

Sermayedarlar avını daha kolayca yakalamak ve yoldan geçenin cebindeki parasını kasasına indirmek için inanılmaz bir yarış içerisindeler. Vitrinlerini daha bir parlak ve ışıltılı göstermek bu sebepten olsa gerek… Tabii bu yarışta kaybolan insani değerleri görmüyorlar bile…

Sizler ne düşünürsünüz bilmem; ama ben eski Urfa’yı özlüyorum! Çıkarsız arkadaşlıkları, el emeği ve  göz nuru üretimleri, hani komşuların birleşip yaptığı  o eşsiz lezzetleri…

Parasal sistemin getirdiği hayat, bir zamanlar yaşadığımız samimiyeti, dostluğu, fedakarlığı ve en önemlisi vefa duygusunu yok ediyor.

Bugün, bir insanın aynı sokağı paylaştığı komşusuyla bile uzak kalmasını, kardeşin bile kardeşe düşman olmasını neye yorabiliriz ki?

Mustafa ACAR’ın da söylediği gibi ;

‘Bir zamanlar Urfa; herkesin herkesi tanıdığı, mutlulukla uyuyup, mutlulukla uyandığı küçük bir gök kubbeydi. Bugünse hesaplarla uyuyan ve mutsuz uyanan yalnız bir insan.

Bir zamanlar Urfa çocukları; Akşamın ‘çağala-bağala’sına kadar oyun oynardı sokakta. Bugünse tehlikeli ve bir o kadar da hızlı bir dünya bıraktığımız için, kapının önüne bile çıkmaya cesareti olmayan, rutubet kokan odalarında, sahte ve plastik oyuncaklarla kuruyorlar düşlerini…

Bir zamanlar Urfa; daracık tetirbelerinde (sokaklarında ) ve ‘hayat’larında mutluluklar büyüten bir şehirdi. Bugünse tetirbesi ( sokağı) ve ‘hayat’ı olmayan beton bir şehir.

Bir zamanlar Urfa; ahlak ve hamiyetin her dem yeşil durduğu bir iklimdi. Bugünse hırsına yenilmiş tozlu bir bulut!

Bir zamanlar Urfa; medeniyetlerin hayran olduğu medeni bir şehirdi. Bugünse Avrupa’nın ağzı açık ayran delisi…

Bir zamanlar Urfa; tarihin önünü iliklediği birkaç kültür merkezinden biriydi. Bugünse bir tane bile kültür merkezi olmayan bir şehir…

Bir zamanlar Urfa; bencilliğin ve görgüsüzlüğün kalacak yer bulamayıp,  yüz geri döndüğü bir şehirdi. Bugünse her köşesinde beş yıldızlı otelleri olan, siyaset ve aşiret zenginlerinin ego tatmin merkezi…

Bir zamanlar Urfa; faizcinin, tefecinin ekmek yiyemediği bir şehirdi. Bugünse ekmeğini onlara kaptırmış, cebi dolu ama fakir bir şehir…

Bir zamanlar Urfa; aydını olmayan aydınlık bir şehirdi. Bugünse onlarca aydını olmasına rağmen karanlık bir şehir…’’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER