banner112
banner54

Bin Yılların Özlemi Gerçekleşecek mi?

istila ve işgallerin kan ve barut kokan giysilerini artık üzerinden atıp kışın kapkara günlerinden bahara adım atabilecek mi? Kökünden koparılmış, kimi dünyanın dört bucağına savrulmuş, mağdur edilmiş, kimi bulunduğu yerde her türlü hakları gasp edilmiş, kendini inkar mecburiyetinde bırakılmış bu toprakların sahibi insanlar, yeniden güneşle, suyla kucaklaşma şansı bulabilecekler mi? İnsanlığın ilk tohumu ektiği, ilk sözcüğü dillendirdiği, ilk harfi şekillendirdiği bu topraklar artık kan ve gözyaşı yerine umut ve neşenin yurdu olabilecek mi? Ağaçlar kesilme, yakılma korkusu olmadan, sular; bentlerle akması engellenmeden, börtü böcek, cümle âlem hayvan öldürülme, bombardıman ve yok edilme korkusu olmadan insanlara sevgiyle bakacağı bir doğal ortama kavuşabilecek mi?

Kürt halk önderliğinin yoğun ısrar ve çabalarıyla başlatılan barış ve demokratikleşme süreci, eğer bu sorulara ve benzer daha birçok soruya layıkıyla cevap verebilecekse anlamlıdır, değerlidir ve uğrunda her türlü bedel vermeye değerdir. Her ne kadar devlet ve hükümet tarafından buna layık adımlar atılmamakta, bunu geliştirici bir pratik sergilenmemekte, ön açıcı davranılmamaktaysa da, gerillanın kararlı tutumu, halkımızın inanç ve güvenci, toplumun gerçek bir barışa duyduğu yoğun özlem ve Anadolu-Mezopotamya halklarının “artık yeter” dercesine kan ve gözyaşına sıfırı tüketmiş tahammülü bu sürecin başarı hanesindeki dinamikler oluyor. Gönül isterdi ki aynı dinamikler hükümet ve dewlet kanadında da öne çıkabilseydi. O zaman barış ve beraberinde inşa edilecek demokrasi daha anlamlı, daha kalıcı, daha gerçekleşebilir olacaktı.

Ancak umut her zaman vardır; biz umudumuzu asla yitirmeden mücadelemizi sürdüreceğiz: bu topraklar ve bu halklar barışı da demokrasiyi de hak etmiş ve bu uğurda verilen bedeller de az değildir. Kaldı ki günümüzde barış ve demokrasi insanın gelinen aşamasında sahip olması gereken doğal hakları oluyor. Bu haklarına ulaşmasını engellemek çok zalimce ve çok haksızca bir durumdur.

Otuz yılı aşkın bir mücadele ile halklarımız kendi kimliğine, diline, toprağına, haklarına ve onuruna sahip çıkabilecek güç, bilinç ve cesareti edindi. Bunu hem gerilla mücadelesinde, hem halk serhıldanlarında bolca sergiledi. Bu halk, bu topraklar insanlığın doğuşuna beşiklik etti. Şimdi de barışın yerleşmesine ve demokrasinin kültürleşmesine neden beşiklik etmesin ki?

Mezopotamya ve Anadolu’da yerleşecek barış tüm Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve ta Avrupa’ya kadar esecek bir bahar serinliğinde olacaktır; tıpkı baharda karların erimesi ve toprağın hareketlenmesi, doğanın yenilenmesi ve rengarenk çiçeklenmesi gibi. Bu topraklardaki halklar artık özgürce kendi kimliklerinde, kendi dillerinde, kendi kültürlerinde haykırabilmeli, gülüp ağlayabilmeli...

Bunu sağlayacak olan da elbette ki büyük zihniyet değişimi olacaktır. İşte demokratikleşme de bu barış eşliğinde sağlanacak zihniyet değişimine paralel gelişecek ve yerleşecek bir olgudur. Ne kadar çok ve gerçek zihniyet değişimi, o kadar çok ve gerçek demokratikleşme ve kalıcı barış olacaktır. Bu barış, bu demokrasi de herkese kazandıracaktır; tüm haklara, tüm doğaya ve insanlığa...

Bu bilinçle tüm katılımcı arkadaşları kutluyor ve umutlu olmaları kadar çaba sahibi olmalarını diliyorum. Hiçbir şey yerleşik-köhneleşmiş düzenler tarafından altın tepside sunulmaz: hele demokrasi ve barış gibi kutsal değerler kesin kes buna inanç getirmiş insanların özverili çabası ve halkların fedakarca mücadelesiyle alınır, korunur ve geliştirilerek sonraki nesillere armağan edilir. Bizim de gelinen aşamada en temel görevimiz bizden sonraki nesillere birbirini öldürme ve ölmenin olmadığı onurlu ve kalıcı bir barış ve en insani bir demokratik yaşam ve bilinç armağan etmektir.Ne kadar başarılı oluruz, bilmiyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER