banner54

Ali İsmail Korkmaz; Katilleri korkar

Eskişehir’de Gezi Parkı gösterileri sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’la ilgili dava Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Herkes, Eskişehir’in orta yerinde polis dayağıyla öldürülen Ali İsmail oldu, Ali İsmail’in katillerinin bulunması ve adaletin yerini bulması için bir oldu. Hep beraber Ali İsmail için Adalet dedik. Kayseri Valiliği salon yetersiz olduğu için dava eski Adliye binasında görüldü. Bu arada adliye çevresi polis barikatıyla örüldü. Barikatta 2 bin polis görevlendirilirken bazı binalara polis yerleştirildi. Bir polis helikopteri de sürekli binanın üzerinde uçtu. Peki bu yoğun güvenlik önlemi niye? Alt tarafı sanık polisin de dediği gibi Ali İsmail Korkmaz diye “tabir edilen” bir genç polis dayağıyla öldürülmüştü o kadar. Yoksa Korkmaz’ın yakınlarının sanık polislere saldıracağından mı korkuldu. Bu kadar yoğun güvenlik önlemi almak, insanın aklına başka bir ihtimal getirmiyor. Sanık polisler değerlidir bizim için, neticede Türkiye’de yaşıyoruz. Zorbalığa alışan, kaba kuvvetten haz alan, ve güçleri ezen polisler, bu kadar yoğun güvenlik önlemi altında mahkemeye çıkarılıyorsa bunun başka bir açıklaması olamaz.

Davaya katılmak üzere Kayseri’ye giden 300 civarında avukat Korkmaz ailesinin savunmasını üstlendi. Duruşma başladıktan sonra anne Emel Korkmaz ve aile fertleri Ali İsmail Korkmaz’ın resimleriyle salona girdi. Ali İsmail’in fotoğrafını sanıklara gösteren anne Emel Korkmaz, “Ne yaptı size, ırzınıza mı girdi, çocuklarınızı mı dövdü? Çocuklarınızın ve annenizin yüzüne nasıl bakıyorsunuz?” dedi ve ağladı. Hayır Anne o bunlardan hiçbirini yapmadı, tam aksine bunu yapanlara engel olmaya, karşı çıkmaya kalkı. Sadece adalet aradı o. Duruşma salonunda ifadesi alınan polislerden Şaban Gökpınar, “ben İsmail Korkmaz diye tabir edilen birini hiç duymadım” dedi. Ne demek tabir edilen kardeşim? Kimsin sen, ne sanıyorsun sen kendini? Gencecik yaşında oğlunu polis dayağı sonucu toprağa veren bir annenin yanında bu lafı kullanmak ne haddine? Ama pardon Türkiye’de yaşıyoruz ya mahkeme, Gökpınar’a “eyvallah” dedi. Sıra geldi duruşma salonunda güneş gözlüğü takan sanık polis Hüseyin Engin de, “görev icabı şekil değiştirdiğini söyledi. Ha önce öldür, sonra şekil değiştir ki seni tanımasınlar. Aferin sana Engin, tam Türkiye’de yaşayacak adamsın valla…

Vurmamış, dürtmüş!

Durşmada son olarak tutuklu memur Mevlüt Saldoğan da Ali İsmail Korkmaz’ı vurmadığını sadece dürttüğünü savundu. Vurduğu kişinin Ali İsmail korkmaz olmadığını söyleyen Saldoğan, ‘‘Şahıs Ali İsmail Korkmaz değil, çünkü yanımdan geçerken boyu uzundu sonradan ayağından hafifçe dürterek doğrulmasını istedim. Şahsın çevreyi tahrip etmemesi için ayağımla dürttüm. Ve zor kullanma yetkimi kullandım” dedi. Bu, “zor kullanma yetkimi kullandım” kelimesi ne kadar yaygınlaştı bu aralar. Düşmanla savaşa girmemişsin polis efendi. O, ülkende barışı isteyen, sen ve senin gibilerinin zorbalığını engellemeye çalışan birisi sadece… Saldoğan, daha önce de savcılık sorgusunda tekme attığı yönünde ifade vermişti. Önce tekme attım demiş, sonra da dürtüm diyor. Bu çelişki ne kardeşim? Tamam bir genci öldürmüşsünüz, öyle ya da böyle, az delikanlı olun da bunu açık yüreklilikle söyleyin. Birinde ayrı savunma, diğerinde ayrı savunma yapmak da neyin nesi… Bari biraz akıllı ol da her yerde aynı savunmayı yap, adam öldürmekten başka bir şey yapamıyorsan! Hakim, Saldoğan’ın savcılıkta farklı ifade verdiğini hatırlatması üzerine Saldoğan, savcılıkta baskı altında ifade verdiğini söyledi. Çelişkiler ortaya çıkınca avukatının uyarısı üzerine Saldoğan susma hakkını kullandı, ne güzel!

O arada anne ve baba Korkmaz’ın feryat figanlarını duyan yok tabi.. “Biz bu şahsı hiç tanımıyoruz” diyen sanık polislere, oğlunun resmini gösterek, “gözlerine bakın, belki birşeyler hatırlarsınız” diyen anneyi kim dinler ki…

“Polisin vurup, öldüreceğini bilmiyordum” 

Tutuklu sanıklardan fırın işçisi Ebubekir Harlar’ın ifadesi sırasında sarfettiği “Polisin vurup, öldüreceğini bilmiyordum” sözlerinin ardından Ali İsmail Korkmaz’ın babası Şahap Korkmaz bayıldı. Müdahale edilerek, ayıltılan baba Korkmaz, verdiği ifade “oğlumun her tarafı mosmordu, kafasında kırıklılar vardı dedi. Neticede bu dünyaca bilinen bir şey de mahkeme heyeti neden sanıkların yüzleri kapalı bir şekilde duruşma salonuna girmesine izin verdi. Tutuklu sanıklar polis memuru Mevlüt Saldoğan, fırın sahibi İsmail Koyuncu ve akrabaları Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatanseven, Ebubekir Harlar, jandarmanın ördüğü etten duvardan yüzlerini ellerindeki dosyalarla, atkılarla kapatarak içeri girdi. Tutuksuz yargılanan polis memurları Şaban G., Hüseyin E., Yalçın A. da adliyeye, polis kontrolündeki yan kapıdan girdi. Aman sanıklara bir şey olmasın yoksa gezi parkı olayları bir daha yaşanırsa gençleri kim öldürecek? Duruşma öncesi avukatlar, “Adalet hangi deliğe girerse girsin oradan çıkaracağız’’ dedi. Umarım öyle olur, bulunur da çıkarılır bu adalet yoksa geçmişte nice Ali İsmail Korkmaz’ları kaybettiğimiz gibi, gelecekte de kaybetmeye devam edeceğiz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER