banner54

Aklın Yolu Bir

Daha önce Suriye’ye muhtemel bir müdahaleye hayır demiş ve konu ile ilgili tavrımızı belirlemiştik.

Aklın yolu bir…

Tecrübelerden yararlanmak akıllı adamın işidir.

Batı dünyası ve özellikle ABD kendi iç dinamiklerini çalıştırıp, tecrübelerini masaya yatırarak, Ortadoğu halkları üzerinde imajını tazeleme adına farklı yollar seçmiştir. Süper ülke olma yolunda farklı bir algı oluşturma kararı vermiştir. Obama seçim vaatlerinde Ortadoğu’da savaşan askerlerini çekeceğini, yenidünya düzeninde jandarmalığa soyunmayacağını belirtmişti. Sanırım tamda bunu yapmaya, verdiği sözü tutmaya çalışıyor.

Herkes müdahaleyi bekleye dursun, aklın yolu bir…

Savaşarak, sivil-asker ayrımı yapmadan şehirleri bombalayarak barışın sağlanamayacağının ya farkına varmışlar ya da bu farkındalığı uygulamaya mecbur kalmışlardır. Tamda bu farkındalık, ABD siyasetinde gaf olarak tanımlanan ama dünyanın sahiplendiği farklı çözüm planlarının oluşmasına neden olmuştur. Suriye’yi kimyasal silahlardan arındırma fikri tartışıla dursun, yeryüzünden gerçek anlamda bir nükleer arınma ve topyekûn ıslah programı olmadan kimyasal tehdidin bitmesi söz konusu değildir. Kimde olduğunun, kimin kontrolünde olduğunun pek de bir önemi yoktur. Yer kürenin herhangi bir meridyeninde ve herhangi bir devlette kimyasal silah teknolojisi var olduğu sürece, insanoğlunun, kendi kıyametini eliyle hazırlama gafletinden kurtuluşu maalesef ki yoktur. Hızla gelişmekte olan teknolojiler; insanlığı kendi tarihinden, benliğinden, geleneksel yapıların zamanla oluşturulduğu birlikte yaşamdan, insani değerlerin ön planda olduğu yaşam tarzından uzaklaştırıp, ben olma güdüsünü güçlendirerek, saf bencilliğin yaratıldığı yalnızlığa doğru sürükleye gelmiştir. Bu durum ise, psikolojisi bozulmuş, sağlıksız ruh haline sahip toplumları oluşturması yanında bu toplumlardan hasta bireylerin hızla çoğalmasına neden olmuştur. Daha da acısı, bu hasta bireylerin, lider kadrolarına yerleşerek acımasız, merhametten uzak ve insanlıktan nasibini almamış kontrolsüz güç odakları olarak karşımıza çıkmasına neden olmuş ve de olmaya devam edecektir. Batı toplumlarının halet-i ruhiyesi, ne gariptir ki Ortadoğu halkları söz konusu olduğunda tarif ettiğimiz bu hale bürünmektedir.

Unutulmamalıdır ki;

Ortadoğu’da yakılan her ateş, hanemizde yanıyor, canımızı yakıyor.

Söndürmek için ateşi ateşle dağlama yolu seçildiğinde, atılan her mermi yine canımızı yakıyor. Ateşi söndürme adına, yakılan her beden canımızı yakıyor. Ateşi söndürüp çekildiklerinde; geride kalan enkaz, anarşi, gözyaşı ve yetimler yine canımızı yakıyor. Büyük ekonomiler, güçlü ordular ancak tek bir mermi sıkmadan “ adalet mülkün temelidir” düsturunu unutmadan barışı sağlayabildiklerinde güçlü olurlar. Türkiye toplumu olarak, dünya beşten büyüktür çağrısı yapsak da, aslında gerçek hiç de öyle değil.

-BEŞ-, güç olarak dünyadan büyüktür, vicdan olarak ise şeytandan küçüktür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER