banner54

AKİL İNSAN HEYETİ URFA’DA

Yılmaz ENSARİOĞLU, Kezban HATEMİ, Mehmet Emin EKMEN, Murat BELGE, Fazıl Hüsnü ERDEM, Yılmaz ERDOĞAN, Etyen MAHÇUPYAN, Lami ÖZGEN ve Ahmet Faruk ÜNSAL’dan oluşan Akil İnsanlar Güneydoğu heyeti, bugün Urfa’mızda olacaklar.

Ben sizler için üşenmedim ve Barış rüzgârı ile başlayan süreçte, adından çokça söz ettiren, birçok tartışmalara vesile olan ‘’ Akil İnsan’’  denen kişi nedir ve nasıl olmalıdır diye bir araştırma yaptım. Akil İnsan demek; gerek tecrübesi, gerek bilgisi, gerekse yaşı itibariyle belirli bir alanda sözü dinlenen, otorite durumunda olan, yaklaşım ve çözüm önerilerine değer verilen, sayılıp, sevilen, "uzman" ya da "duayen" kavramından farklı olarak içinde "kamil insan" kavramını da barındıran kişi demekmiş.

Yani yukarıdan anladığımız tanıma ve kavrama göre, güçlü olanın, yani iktidarın sözcüsü ve memuru değilmiş. Ve bunun yanında her şeyden ve herkesten önce çözüm için önerisi, birleştirici özelliği ve toplumsal duyarlılığı olan bir kimseymiş.

Akil insan tanımını iyice kavradıktan sonra asıl meseleye artık gelebiliriz… Öncelikle Akil insan heyetine şunu sormak istiyorum; Bu ülkede hiçbir zaman ve hiçbir dönemde savaş kabul edilmedi. Sizler, savaşın kabul edilmediği bir ülkede barışın gerçek anlamda gerçekleşmesini nasıl sağlayacaksınız? Barıştan önce savaşın kabul edilmesi ve daha sonra barışın gerçekleşiyor olması daha inandırıcı olmayacak mıydı?

Şu anda sizleri bir araya getiren hükümet, Uludere (Roboski )’ de 34 kişinin katledilmesini adeta meşrulaştıran ve sorumlularını aklayan raporu, çoğunluğu kendi milletvekillerinin oluşturduğu oylama sonucu meclisten geçirmiştir. Sizin bu raporun geçmesi ile ilgili bir itirazınız oldu mu? Acaba barış ve helalleşmek, buradan başlayamaz ve ilk somut adım buradan atılamaz mıydı?

Tabii ki ortamın yumuşaklığını fırsat bilen birçok kurum, kuruluş ve toplantılarınıza katılan halk, sizlere sorular sorabilir ve öneriler de bulunabilir. Peki, sizin bu süreçteki önerileriniz nelerdir? Hükümet barıştan vazgeçtiği zaman " Akil İnsan" olarak sizler de vaz mı geçeceksiniz? Yoksa hükümeti inatla ve ısrarla barışa mı sürükleyeceksiniz? Hükümetin barış süreci ile ilgili atacağı bir geri adımda sizler de bizlerle beraber gaz bombası ve tazyikli suya rağmen alanlarda  "barış"  naraları atacak mısınız? Yoksa bu   "Nasılsa bu bir görevdi ve bu görev şimdilik bitti. Bir dahaki sürece kadar yapacak bir şey yok!"  deyip geçmişte olduğu gibi olağan hayatınıza devam mı edeceksiniz?

Bugünün barış sevicileri, dağlarda insanlar öldüğü zaman mikrofon uzatıldığında "Siyaset yapmayalım arkadaşlar’’ deyip kaçıştılar! Barış için alanlarda yürürken "Teröristler, bölücüler" diye iftira yağmurun da bizleri boğmaya çalıştılar. Fakat gönül isterdi ki, çıkar ve konfor düşünmeden, sırf insanlar ölmesin diye bizlerlerle beraber o zaman da yürüselerdi.

 Ve bugün bizlere "Neden alanlarda değilsiniz?" diye soruyorlar. Ben de cevap veriyorum; Bu süreç tıkandığı  ve  hükümet barıştan vazgeçtiği zaman, yine "Barış" sesleriyle alanlarda olacağız. En azından bu kan bir kez daha akmasın diye, o zaman sizleri de yanımızda görmek istiyoruz.

"Akil İnsan" birilerinin görevlendirilmesi ile olacak bir iş değildir. Her dönemde ve her süreçte "Akil İnsan" olmak, cesaretle ve kararlılıkla toplumsal barış adına bildiğini ve fikrini söylemektir.

"Barış adına bir çivi çakan, diğerini de elimize çaksın" şiarıyla heyeti selamlıyor, verimli ve sonuç odaklı bir toplantı geçirmelerini temenni ediyorum. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER