banner54

Abi biz bunu hak edecek ne yaptık?

Bazılarının kabul etmediği ama Türkiye ile akrabalık ilişkilerinin çok olduğu Kobani sınırına gittiğinizde, yani Suruç’a girdiğinizde önce tanklar karşılıyor sizleri…

Kimlik kontrolünden sonra girdiğiniz ilçede bir de bakarsınız ki; Kobanêlilerin arasında buluyorsunuz kendinizi. Cumhuriyet Meydanı var ilçenin. İşte tam da orası sanki Suriyeli Kürtlerin görüşme noktası gibi…


Daha sonra geçerken bir caminin önünden, cami avlusunda Suriyeli Kürt ailelerin barındığını görüyorsunuz. Hele bir girin cami avlusuna ve merhaba deyin bu insanlara.

Sizi ayakta karşılıyorlar. Kimisi yardım edeceğinizi, kimisi yaşadığı zorlukları anlatmak için bir dost bulduğunu düşünür. Kimisi de yaşadıklarını tüm dünya görsün diye fotoğraf çekmenizi ister. “Abi biz bunu hak edecek ne yaptık” diye söyleniyorlar, sadece bakıyorsunuz.

O kadar iyi niyetli, o kadar masum insanlar ki… Aslında hepsi kendi ülkelerinde birer soylu aile ama savaş onları bu duruma sürükledi.


“Biz zengindik, soframız hiç toplanmaz, misafir eksik olmazdı ama şimdi bir ekmeği zor bulacak hale düştük. Bizi çek de tüm dünya görsün” diyor büyükler. Susuyorsunuz.

Çocukların oyununu izlediğinizde, onları seyredin. "Bijî Berxwedana Kobanê", "Em ê kinga vegerin Kobanê?" diye sorarlar size. Yutkunuyorsunuz.

Daha sonra cami avlusunda akşam yemeği telaşına giren acılı anneye bakarsınız. O yokluğun arasında sofraya davet eder sizi, “çay içer misiniz” diye sorar. Yüreğini seversiniz.

Hepsinin bir hikayesi vardır. Kimisi hayalinden, kimisi servetinden, kimisi hayatının eşinden ayrılmış da gelmiş. Kadınlar, kocalarının IŞİD’e karşı savaştığını söylüyor. Ama hiç de üzülmüyorlar. “Varsın ölsünler, zaten toprağımız gidecekse yaşamışız ne anlam ifade eder” diyorlar.


Her bir şeye ihtiyaçları var. Sabahın seherinde kaçmışlar, yanına hiçbir şeylerini almamışlar. Gelecek bir yardımın yolunu gözetiyorlar. Ama buna rağmen o kadar iyi yürekliler ki; Sizi sofralarına buyur etmekten geri kalmıyorlar.

Daha sonra bir havan mermisi düşer, sesler yükselir. “acaba nereyi vurdular? Yine birileri öldü mü diye merak ediyorlar. Memleket özlemi duyuyorlar. Çocuklar küçük ama ülkelerine olan hasretleri yaşlarından büyük. Gördükleri her yere “Kobanê” yazıyorlar. Gelecekte olacaklardan bihaber…


Bu haline bile şükredenler var bir de… Beterin beteri var misali. Ya Kobanê düşerse… Tek umutlarıdır Kobanê’nin düşmemesi. Türkiye’nin kendilerine yaptıkları iyilikleri görecek kadar mert, Kobanê için yapılmayan yardımları dile getirecek kadar açık yürekliler.

Türkiye’ye yük olduklarını düşünüyor yüreği güzel insanlar. Onların hissettiklerinin yanında ilçe halkının düşündükleri de var. Kobanê’nin düşme noktasına geldiği halde Türkiye’nin yardım etmemesi karşısında AK Parti hükümetine tepki gösteriyor ilçe halkı. “AKP bu zamana kadar Suruç’u alamadı, bu saatten sonra alması imkansız” diyor. Onlar da Kobanê halkının acısına ortak oluyor, evini paylaşıyor.

Kobanê sınırına gidin kan kokusunun geldiğini görürsünüz. “Bu kan kokusu, Türkiye’nin burnuna gelmiyor mu?” diye soruyorlar.


İlçede tam bir dayanışma var yani. Kobanê ile Suruç halkı birbirine kapısını kapatmıyor. Suruçlular, hiç de Kobanêlileri yük olarak görmüyor. Tepkileri Kobanê’ye değil, AK Parti hükümetine…

Suruç’u ayakta tutan şimdilik Kobanê’nin düşmemesi… Kobanê’de ise toplar düşüyor, büyük dumanlar yükseliyor. Türkiye’nin askeri birlikleri sınırda… Tankların bir kısmı da Suruç’a çevrilmiş durumda, bu neyin nesi oluyor. Ben anlamadım, kimse de anlamamış zaten…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER