banner112
banner54

3 bakanın oğlu, 34 bedenden daha mı değerliydi?

‘Mesele yolsuzluk meselesi değil, kumpas’ diyen de haklı, ‘kumpas arkasına sığınmayın yolsuzluk yok mu?’ diyen de haklı. ‘Zamanlamaya bakın’ diyen de haklı, ‘zamanlamayı bırak, evlerde çıkan paralar, kasalar neyin nesi?’ diyen de haklı. Ve nihayet, ‘kumpas’ diyenlere dönüp, ‘o halde, Ergenekon davaları da kumpas’ diyenler de haklı. Hepsi haklı, ama durum çok berbat olduğu için bu böyle.

En başında, bu ülkede, askeri vesayet ve "derin devlet"in sorgulanması ve tasfiyesi birçoklarının iddia ettiği gibi, topyekûn bir demokratikleşme ufku ile yapılmadı, dahası hukuk kuralları, adalet anlayışı zedelenerek yol alındı. Şimdi gel gelelim Roboski meselesine… Roboski’de 19’u çocuk olmak üzere toplam 34 can, bombalanarak parçalandı ve şimdi olay örtbas edilmeye çalışıyor. Unutmayın, siyaset her zaman ucuz hesap üzerinden işlemez. Özellikle kriz dönemlerinden çıkışta, çözüm ancak pahalı bir ödül olabilir. Şimdi, hükümet Roboski katliamını örtbas etmeye çalışıyor ya, aslında bu da hükümet ve Türkiye açısından kriz dönemidir ve bunun hesabı er ya da geç verilecek.

Ülkenin başbakanı, cemaat üzerinden siyaset yaparak, gündem değiştirmeye çalışıyor ama unutulmasın ki; nedeni her ne olursa olsun Roboski’de 34 kişi bombalandı. Parçalanmış bedenleri eşek sırtında köylere ulaştırıldı. Ve eşek sırtında taşınan cansız bedenler, yürekleri köze çevirirken, hükümet bunu, “parası neyse veriririz” hesabına getirmeye çalışır gibi, çocuklarının parçalanmış bedenini toprağa verenlere “tazminat” öderiz dedi. Hükümet istediği konuda failleri en kısa zamanda yakalarken, Roboski’nin failleri neden bu zamana kadar ortaya çıkartılmadı? Çıkartılmadığı gibi, açıkça çıkartılmak istenmiyor. 28 Aralık 2011’de sınırda öldürülen 34 insanın hava bombardımanıyla öldürülmesinin üzerinden iki yıl geçti. Bu arada soruşturmayı yürüten Askeri Savcılık da olayın ikinci yıl dönümüne denk gelen bu günlerde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. 15 sayfalık karar metninde olay tüm çıplaklığıyla saniye saniye anlatıldığı halde, Savcılık, “görevi yerine getirirken, kaçınılmaz hataya düştükleri dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren sebep bulunmadığı anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi” diyerek açık açık bir hukuk skandalına imza attı. “Kaçınılmaz hata” diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorlar da insan bedeninin parçalandığı yerde hata diyerek, işin içinden çıkmak resmen hukuk skandalı değil de nedir. Sen, senin üç bakanının yolsuzluklarını ortaya çıkardığı için 850 polisi görevden alıyor da 34 ana kuzusunu parçalayarak öldürenleri hâlâ görevde tutuyorsan, kişiye özel anayasa düzenliyorsun demek ki… Şimdi akıllarda beliren soru ise şu; 3 bakanın yolsuzluğu, 34 kişinin hayatından daha mı değerliydi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER