banner112
banner54

1-Marjinal Kesim Nedir, Kimlerdir?

Marjinal kesim,marjinal kişi  ya da marjinal topluluklar denildiği zaman,gerek siyaset bilimcilerinin,gerek sosyal bilimcilerin  ve gerek se yazarların tanıma ilişkin farklı yaklaşımları ve düşünceleri olduğunu görüyoruz.Prof. Dr. Ruşen Keleş’in “Yeni kentli yığınlar” adıyla yaklaştığı marjinal tanımlamasına geçmeden önce kamu oyunda algılanan marjinallikten söz etmek gerektiğini düşünüyorum.

Genel anlam da Marjinal kişi : Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan,çizgi dışı,aykırı kimse ya da kişiler olarak tanımlamak mümkündür.Yazar Fdesinger marjinal kesimleri toplumdan kopuk,toplum dışı ve aykırı kesimler olarak tanımlar.Yine Terzioğlu marjinalliğ; toplumun ve genel kamunun sahip oldukları düşüncelere zıt hareket eden gruplar olarak görür. Marjinallik sadece düşünce de değil, giyimde, sanatta , siyasette yani toplumun her alanında karşımıza çıkan bir davranış,yaşam ve farklılık duygusudur.Ülkemiz de marjinal olma ve kendisini diğerlerinden farklı görme anlayışına sahip olmak adına çaba sarf eden bir kesimin olduğu da bir gerçektir.Oysa marjinallik sonradan kazılacak bir davranış biçimi değildir.Bu yüzdendir ki Türkiye’de marjinallik halkın büyük bir kesimi tarafından benimsenmemektedir.Yukarı da bahsettiğimiz anlamda ki marjinaller kendilerini uç olarak görmezler.Çünkü yapılarının ve yaşantı tarzlarının o olduğuna inanırlar.Mesela Goth gibi bazı alternatif kültür mensupları da kendilerine marjinal denmesinden haz etmezler.Türk literatürün de marjinal; atıl durumda olan,kıyıda,köşede olan kesimler için kullanılmaktadır.

Prof. Dr Ruşen Keleş’in marjinalliğe ve marjinal kesime yaklaşımı ise diğerlerinden farklı gözükmektedir.Marjinalliği kentsel yaşama uyarlayan ve o anlam da tanımlayan ve çevresine zarar veren,kamu mallarını yağmalayan ya da hak arama aşamasın da şiddeti ilke edinen bir grup,kişi ve topluluklar olarak görmektedir.

  2- Neden Marjinaller?

Konuya yukarı da saydığımız sosyal,kültürel,giyim vs. açıdan bakacak olursak marjinalliği farklılık yaratmak ve diğerlerinden farklı olmak amacıyla hareket eden bir kesim olarak görebiliriz.Bu düşünce de olanlar için marjinallik ayrıcalıktır.Saç kesimi,oturduğu mekan,taktığı toka vs. onu marjinal kıldığına inanır.Marjinalliğin sonradan kazanılamayacağı tezini savunuyorsak bu yaklaşımların nedenselliği de aşikardır.Bu anlayışla hareket edenlerin takıldıkları ortamlar diğerlerinden hep farklıdır.Toplumdan ayrı,toplumdan farklı düşünen,izledikleri filmler,takip ettikleri sanatçılar hep diğerlerinden farklıdır.Bu farklılık onlar için bir ayrıcalıktır.Toplumun kurallarına bağlı değildirler.Çok ta önemsemezler.Muhattap oldukları kendileri gibi giyinen,kendileri gibi düşünenlerdir.

Keleş’in marjinal tanımına göre de, bu kesim bu grup şiddeti bir çözüm aracı olarak gören bir anlayışa sahiptir.Konuşmak,orta kararı bulmak gibi bir beklentileri yoktur.Sonradan kazanılmış bir davranış ya da yaşam tarzı değildir.Şiddet ruhların da vardır.Düşünerek hareket etmezler hak arama yolunda baş vurulacak tek yolun şiddete dayalı yöntemler olduğunu savunurlar.

  3- Marjinallerin Sebep Oldukları İstikrarsızlıklar Nelerdir?

Yaratılan istikrarsızlık sonucunu özenti ve farklılık yaratma isteğinde olan kesimin gözünden değerlendirmeyeceğim.Yani sonradan kazanılan marjinallik üzerinde durmayacağım.Konuya Keleş’in marjinalliğe bakış açısından yaklaşmaya çalışacağım.

Prof. Dr Ruşen Keleş’e göre bir çok kentsel sorun olmasına rağmen bunlar arasında marjinal kesimin bulundukları kentlere,sokaklara,mahallelere,halka,halkın özgürlük alanına ve kamuya verdikleri zararlar en önemlisi ve telafisi uzun zaman alan şiddete bağlı sorunlardır. Bu kesim sürekli olarak şiddet yanlısı oldukları için en basit konular da dahi bulundukları kentleri yaşadıkları toplumları kaos ortamına sürükleyebilirler.İngiltere’de mültecilere karşı güvenlik güçlerinin tutumu marjinal dediğimiz şiddet yanlısı kesim tarafından yine zor kullanılmak,yakıp,yıkmak gibi eylemler tercih edilerek aşılmaya çalışılmaktadır.ABD’de zencilere yönelik antidemokratik yaklaşımlar yine marjinal dediğimiz kişilerin oluşturdukları kesimler tarafından protesto edilmekte,insanlara,özel mülkiyetlere,kamu mallarına zarar verilerek seslerini duyurma yolunu seçmektedirler.Bu kesim planlı programlı bir araya gelen kesimler değildirler.Farklı kanallar aracılığıyla aldıkları bilgiler ve duyumlar üzerine harekete geçen kesimlerdir.Bazen bu marjinal kesimden haberi olan bazı siyasiler sözde iyi niyet adı altın da şiddet yanlısı bu grupları sokağa dökebilmektedirler.

Yakın tarihlerde yaşadığımız Gezi Parkı eylemleri ve Kobani destek eylemleri bu gruplara örnek gösterilebilir.Ama unutmamak gerekir ki Anayasanın tanıdığı çerçeve içerisinde halkın oturma,yürüyüş ya da basın açıklaması gibi yasal hakları vardır.Asıl sorun iyi niyetli bu kesimin içine sızmış ve şiddeti çözüm aracı olarak gören marjinallerin yarattığı sorundur.İşte demokratik hakkını kullanan Kobani eylemcilerinin içinde ki marjinallerin çevreye,halka,kamu mallarına ve insanlara verdikleri zararlar bunlara güzel bir örnektir.Yine gezi eylemlerini örnek verebiliriz,şiddetten,savaştan,yakıp yıkmaktan nefret eden bir kesim ve yine içe sızan şiddet yanlısı marjinal kesimler.Bu gruplar her zaman pusuda beklerler.Puslu havaları çok severler.Belkide sadece bir basın açıklamasıyla sonlanabilecek eylemleri kan gölüne çevirebilirler.Sonuç olarak bulundukları kentlerin gelişme düzeyini,halkın refah ve huzurunu kaçırdıklarından dolayı hem maddi hem de manevi yararlar açmaya müsaittirler.

  4-Marjinallerin Yaşam Hakkı Yok mu?

Dünya devletlerin de ve özellikle Türkiye’de marjinallere karşı olumlu duygular beslendiğini söylemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır.Kendi halinde olan Dünya ile,toplumla kopuk yaşayan ve kendisini diğerlerinden farklı görmeye çalışan marjinal kesim yaşantısından memnun olduğu gibi halka zarar veren kesimlerde değildirler.Ve halk çoğu kez bu grupla ilişkiye girmiyor olsalar da zararsız oldukları için rahatsız da olmuyorlar.Yani onlar da halinden memnun vatandaşta.

Ancak aşırıcı,şiddet yanlısı,kavgacı,yakıp yıkan marjinal kesime karşı da halkın hem korku hem de nefret duyguları beslediği bir gerçektir.Çoğu kez bu gruba mensup kişilerin hayatını kaybetmesi toplumda üzüntü değil mutluluk yaratır.Bu düşünce her ne kadar yanlış olsa da toplumsal bir gerçektir.Şiddet yanlısı marjinal gruplar tarihten beri vardır ve var olmaya da devam edeceklerdir.Yaşayacaklar ve yaşamaya da hakları vardır.Bu aşama da devlete,sivil toplum kuruluşlarına,belediyelere,merkezi ve yerel yönetimlere büyük görevler düşmektedir.

  5-Marjinal Grupları Topluma Kazandırmak İçin Neler Yapılabilir?

Yukarı da izah ettiğimiz gibi marjinal kesimler hep olacaktır.Ancak bu kesimin bulundukları çevreye ve toplumlara verdikleri zararları en aza indirmek adına kamu ve sivil kurum,kuruluşlara büyük görev düşmektedir.Bu önelemlerin başın da din ve mezhep olgusu büyük önem taşımaktadır.Hangi din ya da mezhebe sahip olunursa olunsun,entegrasyon çalışmaları ivedilikle hayata geçirilmelidir.Bu gruplar hayata ve topluma kazandırılmalıdır.Merkezi hükümetin çıkaracağı yasaların yanı sıra yerel yönetimlerin bireysel girişimleri mutlaka olmalıdır.Farklı etnik gruplar,farklı sosyal kültürel değerlere sahip kişiler,farklı alışkanlıklara sahip gruplar bir araya getirilerek barışçıl ve yapıcı eğitimler verilmeli.Yani din olgusunun hemen arkasından eğitim girişimlerine önem verilmeli.Bireylere sinema,tiyatro,yüzme ve benzeri sosyal faaliyetler kazandırılmalı.

Çoğu kez kişileri şiddete dayalı marjinalliğe iten işsizlik sorunudur.Bu yüzden cinsiyet ayırımı,ırk,renk,dil ayırımı yapmadan bu gruba yönelik ayrıcalıklar tanınmalı.Tüm bu kazanımları elde etmek adına uzmanlara baş vurulmalı ve sabırlı olunmalı.Yine merkezi hükümetin çıkaracağı çok daha özgürlükçü yasalar marjinalliği önlemede etkili olabilir.Kendine yeten bireyler ve toplumlar arttıkça şiddet yanlısı marjinal gruplar da paralelinde düşme eğilimine gireceklerdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER