banner112
banner54

1937 – 1938 DERSİM KATLİAMI

 

Ama en azından hafızaları tazelemek adına üstünkörü birkaç şey söylemek istiyorum.

 4 mayıs 1937 yılında tek parti CHP döneminde Meclis bakanlar kurulunca, Türkleştirmek, asimile etmek ve tekleştirmek için Dersim  ( Tunceli )’ e  ‘’ Tenkil Özel Hareketi ‘’ olarak bilinen ve adlandırılan operasyon izni çıkartılarak, Alevi inancı taşıyan çoğunluğu Kürtlerden olan halk, kırımdan geçirilerek katledilmiştir. Aslına bakarsanız işin bütün aslı ve özü bu! Gerisi, kabullenmemek ve genellikle kavram kargaşası yaratarak, olayı daha karmaşık bir hale getirip, kafa karıştırmak.

Acaba diyorum; Bu kadar zor mu bu yaşananları kabul etmek? Olayı dallandırıp budaklandırmadan  ‘’ Evet, vakt-i zamanında böyle bir yanlış yapılmıştır. Özür dileriz ‘’ demek! Bütün dillerin ve inançların bir sofrada özgür ve demokratik bir şekilde buluşması ve kendisini özgürce ifade edebilmesi için öncelikle geçmişte yapılanların kabul edilmesi ve gerekenin yapılması elzemdir. Öbür türlüsü gerçek bir demokratik anlayışı değil, batıya karşı oynanan bir demokrasi oyunundan başka bir şey olmayacaktır.

Bilindiği ve yukarıda belirttiğim üzere, geçtiğimiz 4 Mayıs günü  ‘’ 1937 Dersim Katliamı ‘’ nın yıl dönümüydü. Bizler de o kara günü alanlarda bağıra bağıra lanetledik ve yapılması gerekenleri söyledik, taleplerimizi dile getirdik. Bizler bu talepleri ve yapılması gerekenleri dillendirdiğimiz günün akşamı CHP Genel Başkanı Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU, bu katliamla ilgili her şeyden önce devlet arşivlerinin açılması ve ondan sonra sorumlularının cezalandırılması gerektiğini söyledi. Artık merkezi bir açıklama mıdır bilemem; 4 Mayıs günü yine devlet arşivlerinin açılması ve sorumlularının cezalandırılması yönünde ki açıklamayı Ş.Urfa CHP İl Başkanı Sayın Ferhat KARATAŞ ‘ da yaptı.

Benim anlayamadığım ise şu ; Bir katliamın kabul edilmesi için illa ki devlet arşivlerinin açılması mı gerekiyor ? Gasp edilen bir şehrin gerçek isminin iade edilmesi için illa ki devlet arşivleri açıldıktan sonra sorumluların bulunması mı gerekiyor?  Hem bu devlet arşivleri açılsa dahi hangi şey merak edilecek? Katliamın yapıldığına dair bugün her şey bilinmiyor mu?

‘’ Dersim’in Kayıp Kızları Belgeseli’nde’’  konuşan Sakine ninenin  anlattıkları  sizin için yeterli değil mi ?

Dersim’ in üzerine uçaklarla bomba yağdıran, daha sonra da Havaalanına ismini verdiğiniz Sabiha GÖKÇEN değil mi?

Bugün orada yaşayan halkın söylemine göre 70.000 ve resmi rakamlara göre 13. 000 insanın öldürüldüğünü bilmiyor musunuz?

Dersim’i kuşatıp, yok etmek ve oradaki insanları Türkleştirme politikasıyla Bakanlar kurulundan çıkarılan kararın ismi  ‘’ Tenkil Özel Hareketi ‘’  değil mi?

Türkleştirilmek adına küçük kız çocuklarının rütbeli askerlere  verildiğini de bilmiyor musunuz?

‘’ Vazifemiz Türk vatanı içinde bulunanları mutlaka Türk yapmaktır. Türklüğe ve Türkçülüğe muhalefet edecek unsurları kesip alacağız. ‘’  sözü dönemin Başbakanı İsmet İNÖNÜ’YE ait değil midir?

Neye itiraz ediyorsunuz?  CHP’nin sorumlu olmadığına mı? O yıllar da Türkiye’de devletten ve devletin sahibi olan CHP’den başka bir güç mü vardı?

 Yoksa Atatürk kısmına mı itirazınız? Ülkenin hâkim-i mutlakı olan Atatürk’ün “haberdar” olmaması zaten söz konusu değil ama Atatürk sadece “haberdar” değildi, bu katliam için bizzat emir veren, planları yapan adamdı. Trabzon’da ki müzeye giderseniz orada Atatürk’ün üstünde çalıştığı hareket palanını da görürsünüz…

Siz bu kadar şeyi bilmiyorsanız ve eğer ki  bu kadar şeyi ben biliyorsam demek ki Israrla söylediğiniz o gizemli  devlet arşivini ben açmışım!  Açmışım ki siz değil, ben biliyorum…

Sorumluların cezalandırılması lafı da bir tuhaf! Sorumlular acaba bugün yaşıyorlar mı ki sizler de onları cezalandırıyorsunuz,  sormak isterim? Mezarlarından çıkarmak gibi bir düşünceniz varsa belirteyim; çoktan çürümüşlerdir…

Ş.Urfa CHP İl Teşkilatı’na ve Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU’na buradan duyuruyorum. ;  O devlet arşivleri hiçbir zaman açılmayacak. Platformist sosyal demokratlar da her yıl topu taca atacak ve ardından hiçbir somut dayanağı olmayan resmi bir dille,‘’sorumlular cezalandırılsın’’ açıklamaları yapacak ve bizler de onları seyredeceğiz…

Buradan yine ve yeniden tekrar ediyorum.

Dersim de yapılanlar asimilasyon amaçlı bir katliamdır.

Alevilerin inanç merkezi cem evleridir. Kabul edilmeli, onlar da özgürce dinlerini yaşamalıdır.

Yaşadığımız topraklarda bir ırk veya bir inanç, özgür olmadığı sürece diğer hiçbir ırk ve inanç özgürleşemeyecektir. Belki ben katliamın gerçekleştiği yıllarda yoktum ama bugün ellerim tutanak tutuyor. Ben öğrendim ve eminim ki benden sonra ki kuşaklar da öğrenecektir. 

 ‘’ Bilirsiniz insandan daha uzun yaşar kemikleri,

 Dillerini ne kadar toprağa gömerseniz gömün, 

 kelimelerin kemiklerini örtecek toprak yoktur. 

 Gün gelir, yazılır, söylenirler…’’ 

 ( MURATHAN MUNGAN )

MEHMET TEKE

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER