Yapılan birçok bilimsel araştırma sonuçları “kıskançlık düzeyi” açısından kadınlar ve erkekler arasında anlamlı bir farklılığa ulaşamadıklarını ortaya koymaktadır. Bu durum da gösteriyor ki, kadınlar da, erkekler de “kıskançlık” duygusunu göstermekte de, dizginlemekte de birbirleriyle benzer düzeyde tepkiler vermektedirler.

Kıskançlık duygusuyla baş etmede kadın ve erkekler aynı temel güdülerden hareket etmelerine rağmen, baş etmede vermiş oldukları tepkiler tamamen farklı tepkiler vermektedirler.

Bu duyguyla baş etmeyi tetikleyen en ön planda koruma güdüsü vardır. Bu koruma güdüsü ise bireyin ilişkisi ve kendi benlik saygısı olmak üzere bu iki temel öğeye hizmet etmektedir. Hem kadın hem de erkek birey bu koruma güdüleriyle hareket etmelerine rağmen bunları ifade etmekte göstermiş oldukları tepkiler birbirlerinden oldukça farklıdır. Kıskançlık durumuyla yüz yüze gelen kadınlar genellikle duygusal tepkilerle bu durumla baş etmeye çalışırken, böyle bir durumla karşı karşıya kalan erkekler ise genellikle saldırganlık tutumu içerisinde hareketle fiziksel tepkiler verme eğilimindedir.

Her ilişki sürecinde belli bir dozda kıskançlık olması normal olarak kabul edilir. Ancak, bu kıskançlık düzeyinin aşırıya kaçması ilişkiye de bu duruma maruz kalan bireye de hatta maruz bırakan bireye de zaman içerisinde zarar vermektedir. İlişkinin en başında rahatsız etmeyen bir düzeyde kıskanılmak birçok insanı memnun bile etmektedir. Çevremizde de sık sık bu cümlelere şahit olmuşuzdur:

“Beni çok seviyor o nedenle bu arkadaşımla görüşmemi istemiyor.”,

“Seven insan kıskanır.”,

“Bana çok değer verdiğinden böyle yapıyor.”,

“Beni kaybetmekten korkusundan böyle yapıyor.” vb…

İlk zamanlar, kıskançlığa maruz kalan taraf bu durumu bu tarz iyi niyetli düşüncelerle yorumlarken ilişki ilerledikçe bu durum süreç içerisinde bu düşüncelerden uzaklaşmaya ve artan kıskançlık belirtisiyle durumu iyice bir çıkmaza sürüklemektedir. Aslında, bu tamda beklenen bir süreçtir. Yapılan bilimsel araştırmalarda ilişkide alınan haz ve ilişkinin ilerlemesiyle kıskançlık oranın düşmesini ön görmektedir. Ancak, bu durum çoğu zaman bir davranış kalıbı haline gelip, alışkanlığa dönüşmekte ve bu davranışı tutumunu değiştirmek kişiye oldukça zor gelmektedir. Bu nedenledir ki, ilişkinin başında her iki tarafında ilişkiden beklentilerini açıkça birbirlerine belirtmeli ve sınırlarını çizmelidirler.

KISKANÇLIK DUYGUSU İLE BAŞ EDEBİLMEK İÇİN neler yapılabilir konusuyla gelecek hafta sizlerle birlikte olmak üzere hoşçakalınız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.