Dökemediğimiz zaman yıpratırdı bizi içimizdekilerimiz,

Şimdi içimizi döktüğümüz şahitlerimiz karabasan gibi etrafımızda.
Bu ilk değildi, son olmayacaktı belki bildiklerimiz,
Bilmediklerimiz saracaktı bu defa bedenimizi.
Bu ne kör bir kuyudur bu nasıl bir taş,
Eminim ki atınca tepeden kalmayacak baş üstünde baş.
Tereddüt edip ettiğin yeminlerdi seni bozguna uğratan,

Belki bilemedin sen aldığın kaç ah varsa yalan.
Şimdi çok mu iyi oldu sahi hangisi sahi idi, bedenin , gözlerin.
Bizim mabedin bir izi vardı sahi kalırdı hislerin.

Süründürdüğün bu bedenin bile ehli dünyada hesabı vardır.
Ehli kelamda kemalin bir sözü kardır.

Yılların ardında kalan cemalin bir sinesi vardır,

Arifin bir dünü birde yarını ...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.