Toplumun kanayan bir yarası var: “Uyuşturucu batağı”

Gerçekçi olalım iğneyi de çuvaldızı da kendimize batırmalıyız.

Sadece Şanlıurfa’da değil Türkiye’nin her köşesinde hızla yayılan bir uyuşturucu belası var. Uyuşturucunun bu kadar kolay ulaşılabilir olması büyük bir sıkıntı. Şanlıurfa’da tedavi ve rehabilite merkezlerinin olmaması ayrı bir sıkıntı.

Ancak herkesin göz ardı ettiği çok önemli bir konu daha var.  Gençleri madde kullanımına iten nedenler. Tabi ki madde bağımlılığı tedavisi ve rehabilitesi çok önemli.

Fakat toplum olarak madde kullanan gençlere o kadar takılıyoruz ki, madde kullanma ihtimali olanları unutuveriyoruz.  Madde kullanımının bir hastalık olduğunu unutuyor. Hastalıkla nasıl mücadele edeceğimizi de bilmiyoruz. Madde kullanımı bir virüs gibi aslında. Sadece bulaşanları tedavi ederek önüne geçilemez bu hastalığın. Bulaşma riski olanları da iyi analiz etmeliyiz. Hastalığın yayılacağı alanları da belirleyerek ortadan kaldırılmalıyız.  Aksi takdirde biz hastalarla uğraşırken hastalık yayılmaya devam edecektir.

AİLE FAKTÖRÜ EN ÖNEMLİ ETKEN

Hastalığın yayılmasının önüne ise teşhisi doğru koyup doğru soruları sorarak geçeceğiz.

Gençler neden uyuşturucu kullanılıyor?

Bireyi madde bağımlılığına iten nedenler neler?

Gençlerin madde kullanmasının önüne nasıl geçilebilir?

 Aslında bu sorunun cevabı biraz basit; aile. İstisnalar hariç gençlerin madde kullanmasının aslında temel nedeni ailelerin tutum, yaklaşımları ve ailenin verdiği eğitim.

Eğitimin en önemli aşaması da dini ve manevi eğitim. Dini ve manevi değer yargıları bireylere çocuk yaşta düzgün bir şekilde empoze edilmeli. Tabi bu hastalığın sadece dini ve manevi eğitimle de önüne geçilemez.

Burada yine doğru teşhis yapmak gerek.

Şanlıurfa’nın yapısı itibari ile kapalı bir toplum olduğunu göz önüne almalıyız. Özellikle kenar semtlerde gençlerin maddeye daha fazla ilgi duyduğunu görüyoruz. Toplumun yapısı, maddi imkansızlıklar, sosyal aktivitelerin eksikliği, hatta kenar mahallelerin çarpık yapısı bile gençleri madde kullanımına itiyor.  Gençler zaman zaman mutluluğu madde de arıyor.  Bu noktada aileler, kamu kurumları, Sivil Toplum Kuruluşları ve Medya’ya büyük iş düşüyor.

Ebeveynlerin çocuklarını mutlak suretle doğumundan ergenlik dönemini atlatana kadar yakından takip etmesi gerekiyor. Ebeveynler manevi ve dini değerleri aşılamanın yanı sıra geçlere iyi bir eğitim vermek zorunda.  İmkanı olan aileler mutlak suretle çocuklarının en az bir ya da daha fazla sosyal aktiviteye düzenli olarak katılmasını sağlamalı. Gençler ilgi duydukları branşlarda yetiştirilmeli. Spor yapmalı, müzik yapmalı, resim yapmalı. Bu aktiviteleri yapan bireyler gereken aile desteği ve eğitimi ile madde kullanımından büyük bir oranda uzak durur. Tüm bunların yanı sıra her aile kendi çocuğuna dikkat ettiği kadar çocuğunun arkadaşlık yaptığı kişilere de dikkat etmeli.  Özetle teşhisi doğru koyalım ki tedavi kısa ve etkili olsun.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şevket 10 ay önce

Güzel bir noktaya değinmişsiniz. Bencede kurumların artık gençlerin madde ile tanışmaması için birşey yapması lazım

Avatar
hacı fış fış bumbala 10 ay önce

Allahını severseniz yazı sadece yazmak için yazıyorsunuz.önüne gelen nedense madde bağımlılığını yazıyor ben eminimki madde bağımlılığını bahane edip kendilerine köşe açanlar en büyük bağımlılardır...Kanayan Yaramıza hangi merhemi sürelim :)