banner54

Kadın konukevlerine
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu'na Bakanlığının çalışmaları hakkında bilgi sundu. Toplumsal şiddet ile kadına yönelik şiddetin birbiriyle paralel devam ettiğini, çözüm arayışlarının da bu doğrultuda şekillenmesi gerektiğine işaret eden İslam, Türkiye'de konuyla ilgili istatistik çalışmalarının çok fazla olmadığını, 2010-2013 yılları arasında Türkiye'deki toplam cinayet sayısının bin 83'ten bin 301'e yükseldiğini, vakalarda yüzde 20'lik artış olduğuna dikkati çekti. 2010-2013 yılları arasında öldürülen erkek sayısının 867'den bin 74'e yükseldiğini, bu rakamlarda yüzde 23'lük  artış olduğunu, aynı süreçte öldürülen kadın sayısının 216'dan 227'ye yükseldiğini, bu rakamlarda da yüzde 5'lik artış olduğunu söyledi. İstatistiki veriler incelendiğinde genel olarak cinayet sayılarının arttığı yıllarda  kadın cinayet sayılarının da arttığını, cinayet sayılarının düştüğü yıllardakadın cinayet sayılarının da düştüğüne dikkati çeken İslam, şöyle konuştu: "Ülkemizde kadına yönelik şiddetle ilgili en büyük güvenilir veriler 2008-2014 yıllarında Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından yapılan şiddet araştırmasından elde edildi. Ülke genelinde hayatının herhangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı yüzde 39'dan yüzde 36'ya düşmüş. Cinsel şiddete maruz kalanların oranında da yüzde 15'ten yüzde 12'ye düşüş var. Fiziksel ve cinsel şiddetin birlikte görüldüğü vakalarda 6 yılda nispi düşüş var. Kentte ve kırsal alanda fiziksel şiddet oranında bir düşüş görüyoruz. Eğitimli olan ve eğitimi daha alt seviyelerde olan kadınlar arasındaki farka baktığımızda, daha az eğitimli kadınların daha çok şiddete maruz kaldığını görüyoruz. Ama bu şiddet oranları da  2008-2014 arasında nispi oranda düşüyor. Bu nispi düşüşün 6 yılda alınan tedbirler ve politikaların etkisiyle olduğunu düşünebiliriz ama 'neden daha çok düşmedi' sorusunu sormamız gerekiyor. Bu politikalarla ilgili belki de yeni birtakım çalışmalar yapmak gerektiğini de çıkarabiliriz. Duygusal şiddet oranlarında değişiklik olmazken, fiziksel şiddet sonucu yaralanmalarda yüzde birlik yükselme var. Cinayetlerde yüzde 5'lik artış var. Bu araştırmalar bize şiddetle mücadele konusunda ve şiddet araştırmalarında bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar mağdur üzerinden yapılan çalışma ve araştırmaların sürmesi, ancak bunların yanı sıra faillerin odağa aldığı çalışmalara da ihtiyaç olduğunu, genel anlamda toplumsal şiddet araştırmalarının yapılması gereğini ortaya koyuyor." "Olay meydana gelmeden önce müdahale edebilmeyi amaçlıyoruz" Dört ilde başlatılan Aile Sosyal Destek Programı'nı (ASTEK) tüm illere yaygınlaştırmayı planladıklarını, bu sayede şiddet fail ve mağdurlarının erken teşhisinde ciddi mesafe alınacağını, olay öncesi ve sonrası müdahaleleri daha hızlı ve etkin olarak hayata geçirileceğini anlatan İslam, "Olay meydana gelmeden önce müdahale edebilmeyi amaçlıyoruz" dedi. Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan İslam, kadın konukevlerini ihtisaslaştıracaklarını belirterek, şu bilgiyi verdi; "Sadece İstanbul'da bir gecelik konaklama ele alındığında konukevlerindeki kadınların yüzde 80'i barınma ya da şiddet dışı sebeplerle geliyor, yüzde 20’si amaca uygun geliyor. Kadın konukevlerinin hepsi aynı düzeyde, aynı şartlarda ve aynı yeterlilikte olmak zorunda değil. Belediyeler ve STK'lar ile daha iyi çalışmalar yapmaya karar verdik. Kadın Konukevlerini; açık konukevleri, düşük ve yüksek güvenlikli kadın konukevleri kategorileri olarak yeniden yapılandırıyoruz. Açık konukevlerinin adresi herkes tarafından bilinen, geçici barınma ve ihtiyaç gidermeye yönelik evler olacak. Düşük güvenlikli olan yerler ise mahkeme kararı bulunmayan ama bizim 'daha korunaklı yerlerde tutmalıyız' endişesi taşıdığımız kadınları barındıracağımız yerler olacak. Yüksek güvenlikli olanlar ise adresi hiçkimse tarafından bilinmeyen, mahkeme kararı almış kadınların tutulacağı yerler olacak. Bunların vasıflarıyla ilgili ciddi çalışmalar yapıyoruz. Bir yerde konukevi ihtiyacı doğarsa, bir gecede hemen açma pratikliğine sahibiz. Bu maddi gücümüz de pratikliğimiz de var. Kapasiteyi istediğimiz kadar artırabiliriz, orada sorunumuz yok. Kadın konukevlerinde kalan kadınları istihdamı için İŞKUR ile çalışıyoruz. Arkadaşlarımız şöyle bir çalışma yapıyorlar; acaba özel sektör ve sendikalarla çalışabiliriz diye. Bunun neticesini alalım, belki daha iyi bir kanal açılır." Riskli grupların nasıl tespit edileceği sorusuna İslam, ASTEK Programı ile riskli gruplardan başlayarak her 500  ailenin bir sosyal destek uzmanı anlamına geldiğini, uzmanın aile içine girerek sorunları gözlemlediğini belirterek, "Bu programı tüm Türkiye'de uygulamaya başladığımızda çok işimize yarayacak. Erken teşhis edeceğiz. Çocuk niye okula gitmiyor diye aile ziyareti yaptığında, korkunç bir hadise olmadan tedbir almaya başlayacağız.  MEB ile birlikte çalışıyoruz. MEB'den, bütün öğretmenler rehber öğretmen olsun ve çocukları dikkatle izlesin. Küçük ipuçlarından yola çıkarak büyük felaketleri nasıl önleyebiliriz konusu üzerinde çok ciddi çalışmalar yapıyoruz" diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER