banner54

Çocukların Yanında Kavga Etmeyin

Çocuklar somut düşüncelere sahip olmadıkları için soyut kavramları olduğu gibi kabul edebilirler.

Çocukların önünde tartışılmaması gerekmektedir. Huzurlu aile, tartışmaların yaşandığı ama bunun bir sona ulaştığı ve yaşam biçimi haline gelmediği ortamları oluşturmaktadır. Duygusal boşalımlar her aile için bir ihtiyaçtır. Ama aşağılamalar, ağır eleştiriler, kişilik haklarına yönelik saldırılar ve çocuğu tartışmanın içine katmak, tartışmanın sağlıksız olduğunu işaret etmektedir.

Çocuklar somut düşünceye sahip değildir. Dolayısıyla tartışmalarda kullanılan soyut kavramları olduğu gibi kabul edebilirler. Soyutlama yetenekleri daha gelişmediği için de her şeyi yalın haliyle anlamaya eğilimli olurlar. Örneğin: ’’Öldürdün beni’’ dediğinizde gerçekten eşinizin sizi öldürdüğünü zannedebiliyor. ’’Gideceğim, o zaman değerimi anlayacaksın’’ şeklinde yakındığınızda gerçekten gideceğinize inanır.

Tartışmanın yaşam veya iletişim biçimi olduğu ailelerde, çocuklar da ailelerinden ne görüp, öğreniyorlarsa diğer kişilerlede iletişimlerini bu biçimde kurarlar. Onlar için artık ilişki kurmak, tartışmadan ibaret olur ve sorun çözme yöntemleri de sadece bu yoldan geçer. Şiddetli tartışmaların olduğu ortamlar, çocukların kişiliklerini ve okul hayatını olumsuz yönde etkiler bunun için çocukların yanında tartışmaktan kaçının. Ancak bazen bu gerçekleştirilemez. Bu durumda, adabıyla tartışmaya özen gösterilmeli ve çocuk tartışmanın içine çekilmemelidir.

Çocuğun olduğu ortamda tartışmak nelere sebep olur?

- Bazen tartışmayı uzatan bir etken olabilir.
- Kendilerine ve yaşama karşı duydukları güven ve emniyette olma hislerini yaralar.
- Yaşamlarında kötü bir şey olacak hissi hakim olmaya başlar.
- Dikkatli veya sessiz olmaya özen gösterirler.
- Yaşamları boyunca da hep kendilerini ortaya koymaktan kaçınırlar.
- Çünkü eğer kendilerini ortaya koyarlarsa, şiddetli bir tartışma yaşanacağı korkusunu duyarlar.

Anne ve babanın kavgası, çocuklarda her yaş için başka kaygılara yol açar

Küçük yaşlarda kendilerine bir şey olacağından korkarlar.

İlkokul çağlarında ise kendilerini suçlamaya başlıyor veya anne ve babalarının ayrılacağından korkmaya başlarlar.

Ergenlik döneminde ise taraf olma zorunluluğu duyuyorlar veya ebeveynlerine karşı bir tavır geliştirmeye ve onlardan kendilerini izole etmeye başlıyorlar.

İleri yaşlarda da, yetişkin olan çocuklar artık anne veya babalarına bir şey olacağı kaygısına kapılıyorlar.

Hakemlik yapmasını istemeyin

Çocuklar, muhakeme yetenekleri gelişmemiş insancıklardır. Muhakeme yeteneği olmayanlardan hakemlik yapmalarını beklememek gerekmektedir. Çocuğumuza sokağa tek başına çıkmasına izin vermediğimiz zaman korkumuz nedir? Doğruları ve yanlışları ayırt edemeyeceğinden korkarız. Ama aynı çocuğa, tartışmamız sırasında hakemlik görevini vermek de aynı derecede saçma bir davranıştır.

Prof.Dr. Kültegin Ögel

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER