İnsan melek olarak yaratılmamıştır. O sorgusuz sualsiz ubudiyet yapan, bir varlık olsaydı melek olurdu zaten. Onu insan yapan o yasak meyveden yemesidir. Yani iradesini ve bilgiyi keşfedip doğruyu tercih edip etmeyeceğini görmeyi istemesidir.

Ancak fıtrat dediğimiz bu fabrika ayarlarını incelediğimizde, bu riski yüklenen insanın aslında hep merhametle ve iyilikle tatmin olduğunu görebiliriz.

Kötülük, insanda az veya çok bir pişmanlık hissi uyandırır. Kendilerine ve bir yakınlarına, kendilerinin rahatlıkla yapabildiği bir kötülüğün dokunmasını istemezler. Ayrıca bir yaratıcıya da ihtiyaç duyarlar. Bu fıtratın temel kodlarıdır.

İnsan, içinde iki köpek besler derdi biri. Bu kara ve beyaz köpeklerden hangisini beslersek o köpeği geliştirmiş oluruz. Bu hikâye bize nefsi hatırlatır. Kuranda da kendini kınayan nefisten bahseder. Yani nefs kötülüğü arzular ancak yine bu isteğiyle de mücadele eder.

İnsan yüklenmeyi sever. Bazen sorumlulukları, bazen dünyalıkları, bazen kaygıları yüklenir. Bu yüklenmeler bataryanın max seviyesine gelene kadar bir anlamda karşılık bulabilir potansiyelde ancak max çizgisi aşıldığı an devrelerde bir cızırdama meydana gelir, arıza sinyali yanıp sönmeye başlar.

“Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.” (Ahzab 72)

Ayetteki emanet, kulluk bilinciyken, huzur ve güvene kavuşturacak, kapasitesine uygun bir emanetken insanlık genelde bu bilinci yükleneceğine hırsı ve öfkeyi yüklenmeyi tercih eder. Ve bunu aşırılıkla ve ısrarla talep etmeye devam eder. Dolaysıyla zalimleşip cahillerden olmayı tercih eder.

Ve aslında bu anlamda insan, üzerinden aşırılıklarını silkeleyebildiği oranda fabrika ayarlarına döner, yüklendikçe fabrika ayarlarından uzaklaşır.

Paraya, güce, bir futbol takımına, bir diziye, bir duygusal ilişkiye, bir makama, bir yiyeceğe, bir maddeye bağımlılık insanın kişiliğini kemiren kemirgenlerdir. Erdem vazgeçebilmektir bunlardan. Vazgeçip te desteğe dönüşebilmektir dahası.

Bu aşamada destek ikincilden gelebilir ancak. Herkesin bir ikincisi vardır. Bu ikinciden aldığı bilinç kendisini bulmasına yardımcı olur. Bu aşamada tercih edeceği ikincinin bilinci kişiye fabrika ayarlarını hatırlatacak mıdır yoksa kara köpeğini beslemeyi devam mı edecektir.

Bu anlamda insanlar kendilerini Allah’ın rızasına, erdeme yaklaştıracak ikincileri aramalı ve tercih etmelidir. Aksi halde insanı kötülüğe, fesada, bilgisizliğe, maddi çıkar ve arzuların, bağımlılıkların esaretine aracı olacak ikinciler yapışır insana.

Bu ikinciler bazen iki eli iki ayağı olan canlılar değil onların aracılığıyla kurulan teknolojik formlar da olabilmektedir ki kişiyi Allaha yaklaştıracak her tür hayra paratonerlik yapar ve uzaklaştırır erdem yollarından. Bu aşamada seçtiğimiz ikincilerimiz kaderimizdir artık ve bu yüzden;

Seçicilik iyidir…

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.