Ben hayatım boyunca futbola ilgi duyamadım. Ancak gözlem yapmayı seven biri olarak futbol hakkında kabataslak bilgilere sahibim. Bu bilgilerim dahi futbolun toplumsal etkileri hakkında fikir sahibi olmama yetiyor.

Futbol veya diğer sporlar insanın sağlığına, mücadeleciliğine, paylaşma kabiliyetine, tahammülüne ve centilmenliğine çok çok katkılar sunan etkinliklerdir. Böylesi güzel bir misyonla yüklü olmasına karşın futbol kendini sıyırarak spor üstü bir vizyonla çok zıt çıkarımlar yaptırıyor insanlara.

Son zamanlarda gerek çocuklarımda gerekse çevremde gözlemlediğim bazı çıkarımlarımı paylaşacağım.

Tuttukları takımın oyuncularının isimlerinden başlamak üzere, hangi maçlarda hangi golleri attıklarını, sakatlıklarını vb. tüm bilgilerini bir çırpıda sayabiliyor olmaları şaşırtıyor beni.

Başarıya ve "anlam"a yüklenmesi gereken tüm bu zaman, emek, kaygı ve parasal israflar bir şeylerin yanlış işlediğini gösteriyor bana.

Adeta bir din olma yolunda giden futbol birçok insan sınıflarında karşılık bulmakta. Erkeği, kadını, genci, çocuğu yoksulu, kentlisi her gruptan inananı oluşmakta.

Dünyanın her yerinde görkemli tapınak (stadyum)ları olan bir dindir. Ronaldo’su, Messi’si birer İdol veya İlaha dönüşür bazılarında. İbadet şekli mi ıslık ve alkışlar olabilir, birde küfürler bazen. Erkenden gittiği ibadethanesinden çıkması nerdeyse bir günü alır ama bitmez tekrarlar, analizler, kaçan pozisyonlarla bir haftasını alır götürür onun.

Kendine özgü cenneti ve cehennemi olan bu din atılan gol ile büyük bir sevince dönüşürken, şampiyonlukla Nirvana’ya ulaşacak kıvamda bir huzura ererler. Mağlubiyetlerse cehennemi yaşatır destekçilerine. O an öfkelerinin nelere yol açabileceğini kestirmek zordur. Bu dine desteklerini, tebliğ ve propagandalarını mali olarak ve de türlü araçlar kullanarak coşkun bir enerjiyle yaymaya devam ederler.

Öyle ki bir ortamda futboldan çok anlamayan birine şaşkın bir eda ile bakarak ayrı bir dinde olduğunu düşündükleri için içten içten üzülür ve hafife alırlar onu.

Bu mali desteğin ciddi anlamda sorgulanması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Bugün bir futbol kulübü milyar Eurolara, bir futbolcu yüz milyon Eurolara bir teknik direktörün yine böylesi fiyatlara sadece transfer oluyor. Toplamda bu sektörün dünya bazında masrafları Afrika’yı baştan aşağı ayağı kaldırır.

Bu bolluğun israfı neyin nesi anlayabilmiş değilim. İki elin parmaklarının biraz fazlası sayısında insanların gelirleri ve istismarları binlerce işçinin çalışacağı fabrikalara denk iken o asgari ücretli gider maaşından kısarak aldığı biletle zenginliklerine zenginlik katar birilerinin.

Zekât verirler, forma, bayrak, afiş ve biletlerle. Cihadı da vardır bu dinin, şike ve baskı ile maç satın alınır bazen ve çok sayıda kavgada ölen futbol şehitleri vardır.

Bu dinin inananları dünyada yaşanan katliamlara, çocuk ölümlerine, açlık sorunlarına, savaşlara ve onun mağdurlarına hatta yanı başında bir yakınının sıkıntısına dahi takımlarının yenildiği kadar üzülmezler ve sorun edinmezler.

Bu anlamda Urfaspor’un gruptan düşmesini dünyanın sonu gibi görmek yerine Urfa’nın değerini bilimle, çalışkanlıkla, üretimle kaldıramadıktan sonra ligde kalmasının bir anlamının olmayacağını irdelememiz gerekmez mi?

Üretime hiçbir katkısı olmayan futbolun sadece bir spor olarak kalması ümidiyle.

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.