İnsanoğlu, yaşarken sevilen, sayılan, başarılı, uyumlu bir kişi olmak ister ve sonuçta mutlu anlar ve mutlu bir yaşam geçirmek hepimizin asıl amacıdır.
                       İnsan ilişkilerinden en önemlisi ve uzun sürelisi ise; aile (karı koca ve çocuk) ilişkileridir. Eşlerin birbirleriyle ilişkileridir. Çünkü, yaşamın zorlukları içinde çocukların yetiştirilmesi, diğer aile ve insanlar ve eşlerin akrabaları ile ilgili iletişimleri doğru kurup sorun yaşamamak çok zordur. Bu ilişkiler yumağında eşler zaman zaman birbirleriyle çatışma durumuna girebilirler. Yaşanan irili ufaklı çatışma, anlaşmazlık, söylenen acı sözler, yapılan hareketler, zamanla çiftlerde; olması gereken karşılıklı saygıyı yok eder ve çiftler birbiri ile anlaşamadığını kabul edip, ayrılığı düşünmeye başlarlar. Düşünmekle kalmaz ayrılmanın zorluklarını, henüz bitmemiş sevgi, gururlarını aşamadıkları gibi ayrılma sonrası alacakları tavırlara, birbirlerine zarar verdiklerine, geçen günlerin boşa gittiğine inanmaya başlarlar. Bu düşünceler, devam etmek için hiçbir olumlu düşünce ve hareketi akıllarına getirmez. Nasıl ve nerden bastırırsam kârlı çıkarım düşünceleri baskın gelir. Kimse iyi günleri, geçmişte yaşanan zorluklara birlikte katlanıldığını, güzelim çocukların geleceğini ve en önemlisi de aslında bu geçimsizliğin sadece bir İLETİŞİM KAZASI olduğunu hiç akıllarına getirmezler.
                      İnsan ilişkilerinde haklı da olsanız haksız da olsanız karşınızdakine saygısız davranılmaması esastır. Her şeye, eleştirerek başlamayın. Devamlı eleştiri mutluluğun zehridir. Hatta karşı size saygısız davransa bile siz doğrudan vaz geçmeyin. Bir şey kaybetmezsiniz. Aksine kazanırsınız!.. Çünkü saygının kalktığı ortamda iletişim kesilir. Kimseyi sevmek zorunda değilsiniz ama saygılı olmak zorundasınız. Hele evlilikte bu daha tartışılmazdır. Evlilikte doğru ve iyi iletişimin birinci kuralı budur.
                     İkinci konu, taraflar karşılıklı birbirini dinlemeden, ne söylediğini tam anlamadan cevap vermemeliler. Hatta tartışma ve kızgınlık anlarında hiç cevap vermemeliler. En azından bir taraf kızgın ise öteki taraf susup eşinin sakinleşmesini beklemesi ve tartışmayı büyütmemesi en doğru yoldur. KARŞINIZDAKİNİ DİNLEYİN VE ANLADIĞINIZI HİSSETTİRİN. Anlamış gibi yapmayın!...
                    Üçüncü konu, eğer siz tartışma anında susarsanız, kızgın olan bir müddet sonra yanlışını anlayıp mutlaka size gelip özür dileyecektir. Dilerse sorun kapanmalıdır. Değilse onun güzel bir anında, kızgın iken yaptığı hataları ve yanlışları kibar bir şekilde hatırlatıp, yanlış anlaşıldığınızı veya durumun öyle olmadığını, doğrunun öyle değil şöyle olduğunu açıklayıp ikna edebilirsiniz.
                    Dördüncü büyük hata, eşler birbirleriyle herhangi bir sebeple tartışmaya başladıklarında; hep eski hatalarına geri dönüp tartışırlar. Bu günkü tartışılan konu unutulur bile. Yani karşınızdakinin eski yara yerlerine vurduğunuzda yaraları kanatır ve onu daha acıtırsınız. Başka sağlam yerine bir tokat attığınızda o kadar acımaz. Ama eski yara yerine vurduğunuzda hem çok acır hem de yara kanama yaptığından, iyileşmesi zorlaşır. Geçmişle yaşamaktan vaz geçin…

                    Beşinci bir konu, eşler anlaşmazlığa düştüğünde zaman zaman ortak sevdikleri kişilerin girişimleri ile ya da kendi istekleri ile görüşmeler yaparlar.  Bu çözüm arayışı görüşmelerinde de ne yazık ki; hep geriye doğru yaptıkları hataları gündeme getirir, birbirini suçlarlar.  Çözüm aradıklarını zannederler.  İki üç cümle sonra iletişim kendiliğinden kopar. Evliliğin de bir iletişimden ibaret olduğunu, yaptıkları görüşmenin evliliklerini kurtarmaya veya sorunu çözmeye ilişkin bir görüşme olduğunu unuturlar. Bu tür görüşmelerde; aylardır, yıllardır birbirinizi suçladığınız konuları tekrarlayarak bir yere varamazsınız.
                     Eğer evliliği sürdürmek için bir çözüm arıyorsanız, doğru iletişim şu şekilde olmalıdır. Her iki taraf da, eski konuları açmamalı. Bir taraf açsa bile öteki taraf cevap vermeyip, karşının söyledikleri bitince ben bu görüşmeye bundan sonra yuvamız ve evliliğimiz için farklı bir şeyler yapabilir miyiz ? Bunun için neler yapabiliriz diye konuşmak istiyorum diyebilir. Bu amaçla senin için neler yapabilirim? Benden istediklerin nedir? Onları konuşalım. Konulara farklı bir açıdan bakalım, yeni bir başlangıç yapalım. Hep beraber eski yanlışlarımızı unutup ya da düzelterek yeni bir sayfa açalım dediğinizde karşınızdakini yeni şeyler düşündürmeye çekebilirsiniz. Yoksa kısır döngü devam edecek ve iyi şeyler için umutlarınız daha da azalacaktır. Yapacağınız her yanlış görüşme ve yanlış iletişim sizi birbirinizden daha çok uzaklaştıracaktır.
                     Eski yaşananları ve düşüncelerinizi unutup, bakış açınızı değiştirmelisiniz. Farklı bir açıdan bakarak her zaman gördüklerinizi yaşadıklarınızı değil, ileride yaratacağınız güzel ve mutlu günleri düşünerek, yeni başlangıçlar ve farklı BAKIŞ AÇISI geliştirmelisiniz. Bunun için karşı benden ne istiyor? Bunlardan bir kaçını yaparsam ne kaybeder ne kazanırım? Yuvamı kurtarmak için daha neler yapabilirim ? Diye düşünmek gerek. Çünkü insanlar hep aynı yerden bakarlar ise aynı şeyleri görürler. Farklı bir taraftan bakmak lazım ki farklı şeyler göresiniz.

                     Altıncı bir konu ise; insanlar problemlerini kendi arkadaşları ile görüştüklerinde en samimi kişilerle görüşürler. Olayları tek taraflı anlatırlar. Arkadaşı eğer kendisi gibi düşünüyorsa aaaa… sen haklısın, böyle kadın mı olur ya da böyle koca mı olur şeklinde onaylıyorsa siz kendinizi haklı görmeye başlarsınız. Çünkü, bir taraftarınız ve desteğiniz vardır. İletişim de sizin de eksik olduğunuzu fark etmez ve farklı bir şey düşünmeyi aklınıza getirmezsiniz. Karşıdaki arkadaşınız iyi niyetlidir mutlaka ama sizin algınız önemli.
                    Bu arada arkadaşlarının sorunlarını dinleyenlere de bir sorumluluk düşmektedir. Lütfen iki tarafı da tek tek önce dinleyin. Umut ışığı varsa ikisini birlikte sorunları küçültüp basitleştirerek, atacakları olumlu adımlarla ilgili neler yapabileceklerini, nelere katlanabileceklerini sormaları ve farklı anlaşmazlık konularını çözmek için ortaya çözüm önerilerini geliştirip tarafları iknaya etmeye,  önemli ve düşündürücü sorular sorarak tarafları çözümden yana düşündürmeleri doğru bir adım olur. Birlikte geçirdikleri güzel ve iyi şeyleri bilip bunlara vurgu yapabilirler. Sevdiğiniz arkadaşınıza tamam sana hak veriyorum ama evlilik iki kişilik ortak bir yaşam senin de şu konularda eksik yaptığın şeyler olabilir şeklinde uyarılarda bulunulabilirler.
                       Yedinci bir konu son yıllarda gençler evliliklerinde birbirlerini anlamak, anlaşma yollarını aramak, biraz yük omuzlamak gibi düşünceleri taşımıyorlar. Bu sorumluluk almama düşüncesi, tartışmaları arttırıyor. Son yıllarda boşanmaların artması da bu sebepledir. Çünkü, kişi etrafına bakıyor falanca boşandı, filanca boşandı o zaman boşanma kurtuluş demek gibi bir algı yerleşmiş durumdadır. Halbuki iyi kötü günde evliliği kurtarma amacıyla ben ne çaba gösterdim diye kişiler kendilerini sorgulamalılar. Profesyonel destek almalılar. Hiçbir şey bilmiyorlarsa, iletişim konulu bir kitap alıp okusunlar ve birkaç cümlesini hayatlarına uygulasınlar. Bakış açılarının ve iletişimlerinin değiştiğini, karşının da bu değişikliğe  kayıtsız kalmadığını göreceklerdir.
                       İnanın, herkesin evlilik hayatında büyük ya da küçük sorunlar var. Hep birbirlerini idare ederek, hoş görerek, tartışmayarak, susarak, doğru iletişim kurarak, anlayışla karşılayarak gidermeye çalışıyorlar. Evliliğe devam eden insanların, ayrılanlardan daha az sorunları olduğu için evli kalmıyorlar. Sadece büyütmüyorlar, anlayışla karşılıyorlar veya iki tarafta veya tek taraflı özveri ile bir şekilde yürüyor.
                      İnsanlar yuva kurup mutlu olmak için evlenirler. Farklı iki insanın birlikte anlaşarak yaşaması çok zordur ama bunu bilerek karşılıklı özveri ve hoşgörü ile yürütenler var. Mesele bunu kabul etmekte ve hayatı çok sorgulamadan yaşamakta. Sorgularsanız o kadar sorun var ki etrafımızda. Binlerce…!
                      Kim iseniz, nerede iseniz, hangi sorunlar yaşıyorsanız yaşayın bu gün, hemen şimdi, bu yazıyı okuduktan sonra oturup düşünün. Karşının penceresinden bakın. Mutlaka farklı şeyler görürsünüz. Hemen bu gün farklı bir söylem, farklı bir tavır, farklı bir şeyler yaparak eşinize yaklaşın ve onunla samimi, net, açık ve geleceğe dair süreceğini hissettireceğiniz bir anlayış ve duyguyla adım atın. Hemen karşıdan cevap ve karşılık beklemeyin bir müddet ısrarla devam edin. Değişik ve kendinize ait bir tavır gösterdiğinizi karşıya hissettirin.  Mış muş gibi yapmayın. Mutlaka karşılık alırsınız.
                      Aile mutluluğunuz, çocuğunuz ve sevdikleriniz için denemeye değer çok şey var. Size ihtiyacı olanları da unutmayın. Sizi sevmeyenlere fırsat vermeyin. Çevrenizdeki dostlarınızı da mutlu edeceğinizi unutmayın. Cesur ve akıllı olun. Biraz da duygusal olun. Sahi ne kaybedersiniz? Zaten saygı sevgiyi aşındırmış kaybetmek üzeresiniz. Belki her şeyi geri kazanabilirsiniz. EGONUZA yenik düşmeyin… Unutmayın bir şeyler yapacağınız kişiler eşiniz, çocuğunuz, aile yakınlarınız ve dostlarınız ve sonuçta hem siz hem de onlar mutlu olacaklar. ÖYLE İSE NE BEKLİYORSUNUZ ?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.