banner54

Yastık altındakilerini TL'ye çevirin

“Rabbim zihniyeti engelli olanlardan bizi ve tüm insanlığı korusun”
Konuşmasının başında Dünya Engelliler Günü’nü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de, Irak’ta, Myanmar’da, engelli olmaya namzet yavrularımızın süren savaşlardan kurtulmak suretiyle çektiği çilelerin son bulmasını rabbimden niyaz ediyorum. Engelli kardeşlerimiz spor, sanat, siyaset, iş dünyası gibi pek çok alanda büyük başarılara imza atıyorlar. Engelleri aşma noktasında azim ve kararlılıkları ile hepimize örnek oluyorlar. Biz de son 14 yılda attığımız adımlarla engelli kardeşlerimizin yaşamlarını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Yapılanları yeterli görmüyoruz. Sürekli kendimizi yenileyerek kardeşlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Rabbim zihniyeti engelli olanlardan bizi ve tüm insanlığı korusun” diye konuştu.
Uzun zamandır Türkiye’de yapılan binaların betonun ve demirin soğukluğuna mahkum edildiğini vurgulayan Erdoğan, “Çocuklarımız toprağın yeşiline ve gökyüzünün mavisine hasret büyüyor. Bu yapılar aynı zamanda insani münasebetleri de öldürüyor. Açılışını yaptığımız binanın ziyaretçilerine, içerisine gün ışığının girdiği rahat bir ortam sunmasını kıymetli buluyorum. Şu teknoloji bu havayı buraya katıyor. Bu tercihleri için de Cevahir ailesini tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.
15 Temmuz’da tankla, topla, F 16’larla teslim alınamayan Türkiye’ye ekonomik sabotajlarla diz çöktürülmeye çalışıldığını belirten Erdoğan, “Son üç yıldı ekonomik kriz kozunu sürekli tedavüle sokmaya çalışıyorlar. Eli kanlı çetelere, insan kılığındaki katil sürülerine bile umut bağladılar. Yıllardır koyunlarında besledikleri FETÖ, PKK, YPG, DEAŞ gibi terör örgütlerini kendilerini ifşa pahasına üzerimize salmaktan çekinmediler. 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi siyasetçi görünümlü piyonlarını kullanarak etnik milliyetçilik üzerinden sokakları terörize etmeye çalıştılar. 30 yıldır sırtını sıvazladıkları terör örgütü, kendi açtığı çukurlara gömüldü. DEAŞ ise Suriye’de kaçacak delik arıyor. Allah’ın izni ile onların da işini orada bitireceğiz. FETÖ’nün tüm inlerine girildi. Bu sinsi örgütün 40 yıldır özenle gizlediği o kirli yüzü sadece Türkiye’de değil, dünyada ifşa oldu. Şu anda Amerika’da TUSKON kapanma ile karşı karşıya. Çünkü bunlar gidecek yer bulamayacak. Gittikleri yol yol değil. Onun için bitecekler, tükenecekler” ifadelerini kullandı.
“Sizin her yeriniz roman yazarı olsa ne olur, biz hayatı yaşıyoruz”
İsim vermeden ekonomist Emin Çapa’nın attığı tweetleri eleştiren Erdoğan, “Bu kez borsa, döviz, faiz bütün bu manipülasyonlar üzerinden bunu başarmaya çalışıyorlar. Maalesef basireti bağlı kimi iş adamları ve dernekler de bu sürece destek oluyorlar. Bu milletin iradesine yönelik bütün vesayet girişimlerinde ilk sırada saf tutmuş bir yapıdan başka türlü hareket etmesini beklemek iyimserlik olur. Şimdi bunların içinde olanlardan bir tanesi enteresan tweetler atıyor. Diyor ki ‘Bak şu anda ağlıyorsunuz. İşte 15 Temmuz gecesi F 16’lara karşı tankların karşısına dizildiniz, şimdi niye ağlıyorsunuz’ Bunlar da şimdi güya eli kalem tutanlardan. Bir taraftan da başarılıymış, roman yazarıymış falan. Sizin her yeriniz roman yazarı olsa ne olur, biz hayatı yaşıyoruz. Benim milletim kendisine ihanet eden o hainler karşısında kendisini vatanı için tank altına atıyor, menfaat şebekeleri için değil” dedi.
“Dem bu dem, gelin dolarınızı evronuzu TL’ye çevirin”
Döviz bozdurma konusundaki çağrısını da yineleyen Erdoğan, şunları söyledi “Ülkemdeki tüm işadamlarıma seslenmiştim. Yastığınız altında ne kadar döviz varsa gelin bunu milli paraya yatırın, altına yatırım demiştim. Altına yatırın demekle altın bizim için değişmez bir para ölçüsüdür. Benim alanım ekonomi biraz bilirim. Fakat döviz bir baskı aracıdır. Bu döviz karşılığı olmadan bastırılan para. Bu parayla yüz milyarlarca dolar birilerine akmakta. Bizim bunu çözmemiz lazım. Niçin yastığının altında bu karşılığı olmayan parayı saklayacaksın. Gelin bunu milli paramıza çevirelim. Milli değerlere sahip çıkacağız ya dem bu dem, zaman bu zaman, gelin dolarınızı euronuzu TL’ye çevirin. Bizi yıkmak isteyenlere karşı yastığımız altında varsa bu para hemen TL’ye çevirmeliyiz. Efendim zarar edersek ne olur. Bu millidir bereket vardı, bundan zarar etmezsin merak etme. Aslı zarar ettiren öbürüdür. Öbürü emperyal bir mantığın temsilcisidir”
“Putin’e ‘alışverişimizi yerli para ile yapalım’ dedim”
Cumhurbaşkanı Erdoğan Rusya Devlet Başkanı Putin’e de aynı teklifi yaptığını belirterek, “Putin’e şunu teklif ettim. Alışverişimizi yerli para ile yapalım. Ben ne alıyorsam sana Rus rublesi ile ödemesini yapayım, sen de benden ne alıyorsa TL ile ödemini yap. Aynı şeyi Çin’e, İran’a teklif ettim. Makul karşılandı. Bundan sonra aramızdaki bu münasebetleri Merkez Bankalarımıza da talimat verdik bu yollarla yürütmeye çalışacağız. Ekranları başında bizi izleyenlere sesleniyorum. Yastığının altında ne varsa gel bunu altına yatır, gel bunu TL’ye yatır. Bununla beraber piyasayı düzenleyelim. Piyasayı bununla düzenlendiğimizde çıkar şebekeleri değil ülkemiz kazanacak” şeklinde konuştu.
“Bu ülke kendine inananı yarı yolda bırakmadı”
Türkiye’ye karşı operasyonun döviz üzerinden yapıldığın, bu durumda dövize bağımlılığı düşürmek gerektiğini savunan Erdoğan, “Devlet olarak yapılabilecek tüm ihaleleri TL üzerinden bu şekilde gerçekleştireceğiz ve ihalelerde de bir dönüm noktasını da başlatmış olacağız. Alımları neden döviz üzerinden gerçekleştirelim kendimizi dolara avroya bağımlı hale getirmeyelim. 15 Temmuz’da nasıl elbirliği ile demokrasimizi, sahip çıkmazsak, şimdi de ekonomiye sahip çıkma zamanı. Harekete geçme zamanı. Ben Cevahir ailesine bu alışveriş merkezinde döviz yerine TL ile kiralama yaptıkları için teşekkür ediyorum. Bu şekilde davranan firmalarımızın sayısı arttıkça inşallah döviz üzerinden ülkemizi sıkıştırma hesabı bozulacaktır. Ülkemizdeki tüm yeril yabancı şirketlerden Türkiye’ye güvenmelerini bekliyorum. Bu ülke kendine inanına yarı yolda bırakmadı, bırakmayacaktır. Devlet ve siyasetçileri olarak elini taşın altına koyan herkesi desteklemeye devam edeceğiz” dedi.
"Faiz, yatırımcıyı köşeye sıkıştırma aracı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan yüksek faiz konusundaki şikayetini de tekrarlayarak, “Bir defa faiz meselesinin çözmemiz gerekiyor. Yalnızlığımı biliyorum. Ama mücadelemi sürdüreceğim, kararlıyım. Çünkü faizi önemli bir sömürü aracı olarak görüyorum. Faizi yatırımcıyı köşeye sıkıştırma aracı olarak görüyorum. Şu anda Türkiye’de en yüksek parayı kazanan reel yatırımcı değildir. En yüksek parayı kazanan finans sektöründe olanlardır. Kendi öz sermayeleri ile değil, mevduat sahiplerinin bankaya yatırdıkları parayla vurgunu vuruyor. Konuştukları zaman ufak tefek parayla konuşmuyorlar. Bu yıl şu banka şu kadar kazandı derken reel yatırımcıya bakıyorsun kılı kırk yarıyor. Bir de işler terso gitti mi ondan sonra çağırıyor diyor geri dön bakalım. Nasıl geri döneceğiz durum kritik. Döndün döndün dönmediğin takdirde el koymak durumundayım. Yatırımcı ne yapacak. Zaten imza atarken nereye imza attığını bilmiyor. Çünkü önümüzdeki sözleşmede metnini içindeki cümleler öyle yazılmış ki karıncanın önüne koysan okuyamaz. Bir garip metin. Yüzde kaç ile aldığının da farkında değil. İyice sıkışmış ya hemen alayım bitireyim işi diyor. Maalesef bu metinlere bu imzalar atılmak suretiyle şu anda yüzde17-18’lere çıkıyor. Yüzde 17-18 ile bu yatırımcının para kazanması mümkün mü. Böyle bir para yok nereden kazanacak. Ama o yüzle 17-18 ile sağdan solda çarpacak ödeyecek, finans sektöründekiler rahat. Onlar garantide. Reel yatırımcı maalesef zor durumda. Diyorum ki kardeşim düşürün bunu. Dünyada Amerika yüzde 0.50 faizle veriyor. Japonya’ya geliyorsun eksi. Avrupa’da 1-1.5. Bize ne oluyor. Onlar bununla hem para kazanıyorlar, hem de yatırımcısının önünü açıyorlar. Biz de yatırımcının önünü açacağız ki bu yatırımcı yatırım yapsın, istihdam sağlayalım, üretim gerçekleştirelim ardından rekabet imkanını verelim. Ondan sonra da parayı gerçekten kazanma fırsatını yakalayalım. Bunun için er veya geç adımlarımızı atacağız ve bu işi inşallah gerçekleştireceğiz” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER