banner54

’Yunus Emre’ye Sansür Koymak Kimsenin Haddi Değil’

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ”Yunus  Emre’yesansür koymak kimsenin haddi değil. Belki burada eleştirilmesi gereken  husus, kitabı yayımlayan yayınevinin şiirin bütünlüğünü korumak konusundagerekli  hassasiyeti göstermemiş olmasıdır” dedi.
 
Dinçer, Başkent Öğretmenevi’nde düzenlenen ”Ders Kitapları ve Öğretim  Materyalleri İnceleme ve Değerlendirme Sürecinin Yeniden Tasarımı:Panel  Değerlendirme Sisteminin Tanıtımı” bilgilendirme toplantısında, eğitimin  yaygınlığı kadar kalitesinin de önemli olduğunu vurguladı.
 
Türkiye’nin son 10 yıllık süreçte eğitimin fiziki altyapısına ilişkin  sorunları büyük ölçüde çözdüğünü, şimdi herkes için fırsat eşitliği ve kaliteli  eğitime erişimi gündeme aldıklarını anlatan Dinçer, Ders Kitapları ve Eğitim  Araçları Yönetmeliği’nin değişmesiyle önemli bir adım atıldığını belirtti.
 
Ders kitaplarının ve eğitim araçlarının hazırlanması, hazırlatılması,  incelenmesi, inceletilmesi, değerlendirilmesi ve kabulüne ilişkin yeni bir süreç  başlattıklarına işaret eden Dinçer, ”Bunun getirdiği yeniliklerden birincisi,  ders kitaplarının hazırlanması, incelenmesi ve değerlendirilmesinde kamu-özel  ayrımı ortadan kalkmıştır. Herhangi bir yayınevinin hazırladığı ders kitabıyla  bakanlığımızın bir Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan ders kitabı aynı süreçlerle ve  aynı ölçütlerle incelenecektir” dedi.
 
İkinci yeniliğin ise ders kitaplarını inceleme kriterlerinin, mekanik  yapıdan kurtarılması olduğunu belirten Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Bu kriterler, içeriğin Anayasa ve kanunlara uygunluğu, bilimsel  yeterliliği, eğitim ve öğretim programının kazanımlarını gerçekleştirme  yeterliliği, görsel ve içerik tasarımının öğrenmeyi destekleyecek nitelikte  olması ve öğrencilerin gelişim özelliklerine uygunluğudur. Son olarak da ders  kitaplarını inceleme ve değerlendirme süreci panel sistemi olarak bilinen bir  sisteme dönüştürülmüştür. Yeni sistem hızlı, etkili ve esnek bir değerlendirmeyi  esas alıyor. Teknik ayrıntılar yerine içerik ve tasarıma odaklı bir  değerlendirme, özellikle değerlendiricilerin yeterliklerini ve hesap  verebilirliklerini sağlayan ve daha da önemlisi şeffaf ve adil bir  değerlendirmeyi esas alan bir süreç yaşayacağız. Bu özelliklere haiz bir  değerlendirme sistemi rekabetçi bir ortam sağlayarak; daha özgün ve daha kaliteli  ürünler ortaya konmasına imkan verecektir.”
         
-”Dünyada az sayıda örneği kalmış bir sistem yürütülmeye  çalışılıyordu”-
Sistemi hazırlarken dünyadaki uygulamaları araştırdıklarını belirten  Dinçer, ülkelerin gelişmişlik düzeyi arttıkça ders kitaplarının ve eğitim  araçlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi sürecinin de profesyonelleştiğini  gördüklerini kaydetti.
 
Hali hazırda dünyada az sayıda örneği kalmış bir sisteminin yürütülmeye  çalışıldığını söyleyen Dinçer, ”Ders kitaplarını sayfalar tutan kriterler  listesiyle puanlamaya dayalı mekanik bir anlayış, Türkiye’nin bugün geldiği  noktada kullanabileceği bir sistem değildir. Talim ve Terbiye Kurulu (TTK)  Başkanlığımız dernek ve birlik yöneticileriyle, sektörün ilgili tüm taraflarıyla  sistemin nasıl geliştirilebileceğini konuştu, tartıştı. Bu görüşmelerin  hiçbirinden geride bıraktığımız sistemin sürdürülmesi gerektiği ya da  sürdürülebilir olduğuna dair bir görüş ya da kanaat çıkmadı” diye konuştu.
         
-”TTK’nın bir sansür kurumu gibi çalıştığını iddia etmek,  insafsızlıktır”-
Başta bakanlık merkez teşkilatı olmak üzere eğitim sisteminin yeniden  yapılandırılmasında, sistemi bütünüyle merkeziyetçi, katı ve otoriter yapıdan  kurtararak demokratikleştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Dinçer, ilerlemenin ve  bilgi toplumunun bireylerini yetiştirmenin yolunun yasakçı, baskıcı, tep  tipleştirici ve otoriter uygulamalardan geçmediğini söyledi.
 
Dinçer, şunları kaydetti: ”Bakanlık olarak bütün çabamız bu tarz zihniyet ve uygulamalarla  mücadele etmek yönündeyken, Türk ve dünya edebiyatının seçkin örneklerini  sansürlemek, yasaklamak gibi bir tutum içine girmemiz asla söz konusu olamaz. Son  zamanlarda yazılı ve görsel basında yer alan yanlış, maksatlı ve haksız  eleştiriler içeren haberleri esefle karşıladığımızı da buradan bir kez daha ifade  etmek istiyorum. Yunus Emre’ye sansür koymak kimsenin haddi değil. Belki burada  eleştirilmesi gereken husus, kitabı yayımlayan yayınevinin şiirin bütünlüğünü  korumak konusunda gerekli hassasiyeti göstermemiş olmasıdır. Buradan hareketle  TTK’nın bir sansür kurumu gibi çalıştığını iddia etmek, apaçık insafsızlıktır.  Aynı şekilde Şeker Portakalı, Fareler ve İnsanlar gibi sayısız kitap  soruşturulmak için değil okunmak için varlar. İzmir’de bir velinin vermiş olduğu  dilekçe sonrasında yaşananlar ve yapılan yorumlar, olsa olsa mizahın konusu  olabilir. Bakanlığımın misyonu çocuklarımıza öğrenmenin, düşünmenin, eleştiri ve  yorumlamanın temeli olan okuma alışkanlığını kazandırmaktır. Bütün çabamız bu  doğrultudadır ve şahsen benim de en büyük arzumçocuklarımızda okuma zevkini ve  alışkanlığını yerleştirmek, onları estetik beğenileri gelişmiş birer kitap  okuruna dönüştürmektir.”
 
Öğrenci, öğretmen ve aileleri de işin içine katarak toplumun her  kesiminden bilinçli bir okur kitlesi oluşturmaya ve okumayı bir yaşam biçimi  haline getirmeye çalıştıklarını dile getiren Dinçer, okumanın insanı sınırlayan  değil aksine özgürleştiren bir eylem olduğunu ifade etti.
         
-Öğretim programları yenilenecek-
Eğitim öğretim programlarının da yeniden tasarlanmasını gerektiğini dile  getiren Dinçer, bu konudaki çalışmalarının devam ettiğini belirtti.
 
Dinçer, önümüzdeki eğitim öğretim yılında; beşinci sınıfta matematik ve  fen bilimleri derslerinin, dokuzuncu sınıfta ise matematik, fizik, kimya ve  biyoloji derslerinin öğretim programlarının yenileneceğini kaydetti.
 
Bu derslerle ilgili eğitim öğretim programlarının kısa bir sürede karara  bağlanacağına işaret eden Dinçer, öğretim programlarının daha özgün ve kaliteli  ders kitapları hazırlamaya imkan verecek esneklikte olması gerektiğini sözlerine  ekledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER