Uzmanlar, Sınava Girecek Öğrenci Ailelerini Uyarıyor!

Rehberlik Hocası Sabri Zahit yaklaşan sınavlarla ilgili yaptığı açıklamada Ailelerin sınav stresini, sınav kaygısını en çok tetikleyen faktör olduğunu söyledi.

Uzmanlar, Sınava Girecek Öğrenci Ailelerini Uyarıyor!

Türkiye’de milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren TEOG ve YKS sınavlarına yaklaşırken öğrencilerde de büyük kaygılar mevcut. Özellikle bu dönemde artan stres öğrenciyi oldukça olumsuz etkileyebilmektedir. Konu ile ilgili Rehberlik Hocası Sabri Zahit ile yaptığımız röportajda aileler başta olmak üzere bu süre zarfında öğrencilerin nelere dikkat etmesi gerektiğin konusunda sorularımızı cevapladı. Rehberlik Hocası Sabri Zahit, “Sınav kaygısı çocuk ve gençleri Psikolojik olarak daha agresif, daha sinirli oluyorlar” dedi.

Sınav kaygısı bizim ülkede gerçeklerinden bir tanesi öğrencilerimiz ilkokulda bir başlıyorlar sınav kaygısına üniversite son sınıfa kadar üniversite bittikten sonra bile sınav kaygısı yaşıyorlar. Öğrenciler sınav kaygılarını planlı ders çalışma ile biraz eleyebilirler, konu listesi yapabilirler, konu listelerinde bitirmiş oldukları konulara görebilirler. Sınav kaygısının en önemli belirgin özeliği; sınava hazır etmese kaygı çok fazla olur bundan dolayı da kendisini listeleyerek yapmış olduğu çalışmaları kendini tam olarak sınava hazır olmaları sınav ile tam olarak baş edebilirler.

Sınav kaygısı çocuk ve gençleri nasıl değiştirir?

Sınav kaygısı çocuk ve gençleri Psikolojik olarak olumsuz etkilediğini belirten Zahit, “Sınav kaygısı çocuk ve gençleri Psikolojik olarak daha agresif, daha sinirli oluyorlar. Şimdi bizim öğrencilerimiz var sınav yaklaştıkça aile ile öğretmenleri ile akran grupları ile iletişimde bozukluklar meydana geliyorlar. Sınav öğrencisi, sınav psikolojisi çocuğun tüm hayattaki aşamaları, okuldaki öğretmenleri, dershanedeki öğretmenleri ile evde ailesi ile  ve akran grupları ile iletişimini olumsuz yönde etkiliyor” dedi 

Ailelere önerileriniz var mı?

Aile sınav stresi, sınav kaygısını en çok tetikleyen faktörlerden olduğunu söyleyen Zahit, “Ailenin tutumu, şimdi maalesef toplumumuzda aile kendi paylaşamadığı şeyleri çocuğunun başarmasını istiyor. Çocuklarının bir yerlere gelmesini istiyor ve kendisinin çocuğu üzerinde yansımasını istiyorlar aslında çocuk da ayrı bir birey olarak gösterilmesi lazım. Kendi yapamadığımız şeyi çocuklara yüklediğimizde ve mükemmel bir aile yapısı ile hareket edersek çocuğu sınav kaygısını daha da artırabiliriz. Her öğrenci özeldir, her öğrenci kendi için bir potansiyele sahiptir. Aile kendi öğrencisine mükemmel, benim çocuğum en zeki çocuğun aslında en olumlu yeri görmek yerine benim çocuğumun da hataları olabilir, benim çocuğumda eksik şeyleri olabilir diye kabul etmesi gerekir. Bu durumda ailelere önerilerim çocuğum bir birey olduğunu, kendi potansiyelinin olduğunu, kendi içerisinde tek başına değerlendirmesini gerekir. Çocuklara kendi hatalarıyla kabullenmeye ve aslında şunu da öğretmemiz gerekiyor; Hatasını görmeyen bir bireyin kendini geliştirmez ve en önemli vurgu da şurası aileler kendi yapamadıklarını çocuklardan bekliyorlar. Çocuğun potansiyelinin üstünde beklentiye girdiğimizde bu seferde çocukların altından kalkınmayacak yüksek bir yükün altında bıraktıkları için çocuk sınavı kaybedecektir ”  diye konuştu.

Sınava hazırlanan öğrencilere önerileriniz var mı?

Sınava hazırlanan öğrencilerin şuanda ders çalışma saatini artırması gerektiğini söyleyen Zahit, “Sınava hazırlanan öğrencilere şuanda aslında buları yapması gerekir: Ders planında 4 saat ders çalışıyorlarsa 6 saat çalışmaları lazım, 6 saat çalışırsa,8 saat çalışmalılar ve bence bir liste yapmaları azım. Öğrencilerden istediğim şey şu; konuları listeleyip çalıştığı konulara artı çalışmadığı konulara ise eksi atmalarını istiyoruz. Aslında bir şey daha istiyoruz; sene başından beri ne yaptın konu olarak neredesin hangi konuların eksik hangi konuların fazla birde öğrencilerden şuanda sınavda hangi alanda doğruları yükseltebilirler o yöne ağırlık vermeleri lazım. Mesela en basit örnek hocam sene başından beli matematiğe çalışıyorum ama 10 nettin üzerine çıkamadım diyor, neden çıkamadın sürekli rasyonel sayılara çalışıyorlar, sürekli tek konuya çalışıyorlar. Bizim sıkıtımız şu hocam valla problemleri yapamıyorum denedin mi hayır bir şeyi denemeden yapamam kurgusuna kapılıyorlar. Öğrencilerinden isteğim şey şu konuları listesineler çalıştığı konular çalışmadığı konuları ayırsınlar çalıştığı konulara artı atsınlar çalışamadıkları konuya ise konularla ilgili videoları izlesinler. Çok güzel bir söz var diyor ki; “Çok Doğru Yapan Değil Az Hatta Yapan Başarılı Olur” bunu çok basit bir örnek üzerinde vermek istiyorum; 20 tane doğrusu olan 10 tane yanlışı yaptığında 16 nette düşüyor ama 20 tane netti olan birisi emin olduğu sorular yapsa emin olsa 20 net yine aynı doğru ama yine az hatta yapan puan kazanıyor” şeklinde konuştu. 

Sınav kaygısını aşmak için rahatlama tekniklerinden bahsediyorlar.  Bu teknikleri nasıl öğrenebiliriz?

Sınavda en belirgin özellik nefes egzersizidir diyen Zahit, “Bunu bütün uzmanlar ve psikologlar söylüyor, öğrenci sınava oturduğunda bir nefes egzersizi yapmalı, gözlerini kapatıp derin derin nefes almak gerekir. Şöyle bir şeyde var; öğrencilerimizin yaptığı hatalardan bizde suçluyuz. Sınav kaygısı görevli gözetmen öğretemem diyor ki kitapçığı kontrol et, öğrencilerimiz kitapçığı kontrol ederken kısa olan Tarihi, biyolojiyi ve coğrafyayı kısa olan soruları çözmeye çalışıyor. Birinci soruya baktığında, takıldığında aman Allah’ım bu sınav çok zor psikolojisine kapılıyorlar. Öğrencilerimize buradan söylemek istiyorum lütfen soruları çözme sarasını belirleyin şimdiden ve sınav kitapçığını kontrol ederken soru çözmeye çalışmasınlar bir, iki tane soru çözemediğin o sırada çocuk kafadan psikolojik olarak bir şeyleri kurgulamaya çalışıyor. Bu sene sınav daha mı zor acaba iki soruya baktım, çözemedim, çok kısa sorulardı ama yine başarılı olmadım bu birincisi, ikincisi ise nefes egzersizi, üçüncüsü öğrencimiz sınav esnasında diğer öğrencilerin kaçıncı soruda olduğuna bakıyor, saatte bakıyor, arkadaşının kaçıncı soruda olduğuna bakıyor,  ben daha Türkçede onuncu sorudayım belki o adam daha Türkçeyi çözmeden matematiğe geçmiştir.  Bu yüzden biz kendimizden sorumluyuz, sınav bireysel bir sınav herkes kendi çözdüğünden sorumlu ve her dersin kendine göre ideal süresi var, bu sınav sürelerini ayarlayın 40 tane Türkçe, 40 tane matematik sorularına ayıracağınız zamanı belirleyin ona göre uygulamaları gerçekleştirmemiz gerekir. Sınavda kaygıyı en iyi kontrol edebilecek yöntemler kendimizdir” dedi 

Sınav kaygısı konusunda kimlerden yardım alınabilir?

Öğrenciler sınav kaygısı konusunda en iyi yardımı rehber öğretmenlerden alabileceğine değinen Zahit,“ Öğrenciler okulda rehber öğretmenleriyle konuşabilirler, dershanedeki rehber öğretmenleriyle konuşabilirler veya daha önce bu sınavlardan başarılı olmuş kişilerle de konuşabilirler, abilerinden, ablalarından veya üst sınıflardaki öğrencilerle konuşabilirler sınav taktiklerini onlardan da alabilirler. Bazen hiç sınava girmemiş biri sınav taktikleri vermeye çalışıyor bu yanlıştır. Çünkü adam sınavın içinden gelmiş birisi o sınav uygulamalarını nasıl başa çıkabileceğini daha iyi biliyor.  Bundan dolayı o sınav kaygısı çok ileri seviyeye gitmediyse eğer bir rehber öğretmenden, anneden, babadan veya derse giren öğretmenlerinden veya arkadaşlarından yardım alınabilir” şeklinde konuştu.

Ne zaman profesyonel yardım alınmalıdır?

Profesyonel yardım ne zaman alınacağına değinen Zahit, “Biraz önce saydığımız arkadaş, anne,  baba, rehber öğretmen ve diğer öğretmenler belli bir yere kadar sınav kaygısının kontrol edebilirler. Çocuk gece uyuyamıyorsa, yemek yemiyorsa, avuç içerisinde terleme başladıysa, alt ıslatma davranışları görülmüştür, kekeleme davranışı görülmüştür, buna psikolojide gerileme deniliyor. Yani çocuk kendi gelişimi dışına bir özellik gösteriyorsa uzman bir psikologdan destek alması gerekiyor “ dedi 

URFANATİK

Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2018, 09:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER