Ellerimin ve dizlerimin üstüne. Avuç içlerim çok yanıyor şu an. Dizlerim, bilemiyorum bakmam gerekecek. Henüz yerden kalkmadan başımı kaldırıp etrafa baktım. Burdan bakınca her şey ne kadar da yüksekmiş ve de ne kadar büyük. Şu sümüklü böceği ezmek üzereymişim düşmeden önce onu da farkettim bu arada. Sonra ayağa kalktım. Ellerimin ve dizlerimin üstündeyken ayağa kalktım. Birden her şey ne kadar da küçülüverdi gözümde. Şurdaki küçük bir kum birikintisi miymiş yalnızca. Kalkmadan önce onun ardını göremediğimden olsa gerek koca bir dağ olduğunu düşünmüştüm. Ağaçlar ve binalar ayağa kalkınca ne kadar da normal boyutta görünmeye başladılar.
Ah! Sanırım şu deminki zavallı böceği ezdim. Yüksekteyken onları görmek zor oluyor. Dizlerimin üstündeyken ise her şey ne kadar devasa...


 Yani, durum gayet Net!
Dizlerinin üstünde değil ayaklarının üstünde durmalı yüreğin ve beynin.. 
Fakat bunu yaparken yerdeki sümüklü böcekleri de unutmamalı...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.