banner112
banner54

Minye’de korku ve sessizlik

Mısır’da başkent Kahire’den 250 kilometre uzaklıktaki Minye kenti tam bir güvenlik ablukası altında. Minye yolunda araçlar 70-80 kilometre arayla üç ayrı kontrol noktasından geçiyor. Yerli yabancı herkesin aracı aranıyor. Yabancıysanız pasaport, kimlik, ne için Minye’ye gittiğiniz soruluyor. Turistseniz veya turistik gezi için gideceğinize inandırırsanız ya da nöbeti bitmiş bir görevliyi aracınıza alıp götürürseniz problem yok. Araca alacağınız kişi güvenlik görevlisi olacağı için zaten yakalanırsınız. Gazeteciyseniz ahiret sorularına hazırlanmanız gerekir. Minye’ye 40 kilometre kala kontrol noktasında Büyük bir Nefertiti heykelini görünce aracı durdurup fotoğrafını çekmeye çalışınca  makinalı tüfekli bir asker “Çekme….çekme” diye bağırıp bana doğru koşunca makinayı indirip “Tamam…tamam ..heykeli çekecektim” diyerek arabaya koştum.  Sonradan çektiğim kareyi incelediğimde Nefertiti heykelinin arka sağında telsizli 2 Jandarma cipi durduğunun farkına vardım. Asker ateş de edebilirdi, ucuz atlatmıştım.

FOTOĞRAF ÇEKMEK YASAK

Resmi binalar polis veya askeri araçları çekmek tamamen yasaklanmış. Yani askeri darbe sırasında yaptığımız askerlerle, tanklarla resim çekme tarihe karışmış, şimdi fotoğraf çekmek artık gözaltına alınma nedeni. Firavun’un yapması gereken işleri yapabilme yetkisi olan ve Firavun’la aynı seviyede bulunan Mısır’ın en güçlü kadınlarından biri olan Nefertiti’nin bir başka dev heykeli ise ‘İdamlar kenti’ Minye’nin girişindeki bulunuyor. Güvenlik kontrolleri dışında şehirdeki kamu binaları, Adliye ve Emniyet Müdürlüğü binası ile önemli kurumlar çelik yelekli polisler ve üzerinde silahlı asker bulunan tanklarla korunuyor. Şehir sivil polis kaynıyor. Sokakta, caddede kafelerde hiç kimse Müslüman Kardeşler’le ilgili tek kelime etmiyor, sorduğunuzda yanınızdan uzaklaşıyor. Kentte fotoğraf makinası ile dolaşmak polise hesap vermek için en basit neden. Gezerken bir heykelin bile fotoğrafı çekildiğinde kişi ‘fotoğraf çekiyorlar’ diyerek ihbar ediliyor. Bu nedenlerle Minye’de çektiğim tüm fotoğraflar ya görevli asker veya polisten izin alarak ki, sadece iki-üç fotoğrafa izin verdiler, diğerleri alelacele araçtan inip çektiğim veya makinayı şoföre verip çektirdiğim fotoğraflardan oluşuyor.
Minye Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Said Yusuf, Mısır’da uluslararası kınamalara neden olan ve İnsan Hakları Örgütlerini ayağa kaldıran toplu yargılamalar sonunda 529 sanığa toplu idam cezası verdikten sonra Müftülük görüşü üzerine idamları 37’ye düşürmüş, 492 kişinin cezasını ise müebbet hapse çevirmişti.

MISIR YARGI TARİHİNDE ÖRNEĞİ YOK

Minye Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği bu cezalarla ilgili sorularımızı yanıtlayan Avukat Dr. Ahmed Samir Nasır şöyle konuştu: “Mısır’da idam cezası kararı iki durumda alınır, idam cezası ya vatana ihanet ya da cinayet suçu’ için veriliyor.  İlk mahkemede 2 celse sonunda İdama çarptırılan Müslüman Kardeşler üyesi 529 sanık ‘Minye’deki polis karakolunu yakmak, bir polis Müdür yardımcısını öldürmek ve iki polisi yaralamak’la suçlandı. Müftülük onayından sonra 37 sine idam, diğerlerine müebbet hapis cezası verildi. Peki, 529 sanık nasıl oluyor da hepsi birden 1 kişiyi öldürüp, iki kişiyi yaralaya biliyor? Yani hepsi birden polisin üzerine çullanarak mı cinayet, işledi? 3-5 kişi, hadi 10 kişi yaptı dense bir derece ama bu kadar kişi aynı anda tek bir cinayeti nasıl işleyebilir? Bu nedenle Minye Ağır Ceza Mahkemesinin Müslüman Kardeşler üyelerine verdiği toplu idam kararları Mısır yargı tarihinde örneği olmayan bir hükümdür. Mısır’da yürürlükte olan kanunlara göre, ağırlıklı görüş, bu idam cezalarını temyiz mahkemesinin yüzde 99 oranında bozacağı yönündedir.”

İFADELER TUTMUYORSA ŞÜPHE VARDIR

Mısır’da Dünya’yı ayağa kaldıran idamların Şeriata göre nasıl uygulandığını ‘El Ezher Şeyhliği Merkezi’nde, İslam İşleri Yüksek Meclisi eski Genel Sekreteri, İslam düşünürü, İslami Araştırmalar Meclisi üyesi ve Şeriat Fakültesi Profesörü Dr. Muhammet El Şehat El Genedi ile konuştuk. Şeriat Fakültesi Profesörü Dr. El Genedi, “İdam kararlarında Kısas’ın belli şartları vardır. Eğer bu şartlara uygunsa idam cezası uygulanabilir. 
Kısas’ta tüm şahitlerin olayı net bir şekilde görmüş olmaları gerekiyor. Farklı ifade vermeleri durumunda bu ‘şüphe’ olarak kabul ediliyor ve ‘Kısas’ uygulanmıyor. Mesela şahitlerin ifadeleri birbirini tutmuyorsa, şahitlerden biri gördüğünden tam emin değilse veya net bir şekilde hatırlamıyorsa o zaman kısas gerçekleşmediği için idam cezası uygulanmaz. Ancak bu suçlunun cezadan kurtulduğu ve suçsuz olduğu anlamına gelmez. Daha hafif bir cezaya çaptırılabilir. Müftünün görüşü tamamen istişaridir ama buna rağmen hâkim mutlaka Müftünün görüşünü almak zorundadır” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
HABERLER