İngiltere'nin Kalbinde Terör Saldırısı: 5 Ölü, 40 Yaralı

Londra'da Parlamento binasının önünde gerçekleştirilen saldırıda 5 kişi öldü, yaklaşık 40 kişi de yaralandı. Saldırının ardından bakan yardımcısı Elwood ise kaçmak yerine yaralılara yardım etti.

İngiltere'nin Kalbinde Terör Saldırısı: 5 Ölü, 40 Yaralı

İngiliz başkenti, dün beklenmedik saldırılarla şoka girdi. Kentin kalbinde bulunan Westminister Köprüsü'nde önce aracıyla yayaları ezen saldırgan, ardından parlamentoya girmeye çalıştı. Son bilgilere göre olayda 5 kişi hayatını kaybederken, yaklaşık 40 kişi de yaralandı.

TERÖRİST VURULDU

Dün öğleden sonra meydana gelen olay, İngiltere'yi şoka soktu. Londra'da, İngiltereParlamentosu yakınlarındaki Westminster Köprüsü üzerinde meydana gelen saldırıda, bir kişi, arazi aracını yayaların üzerine sürdü, daha sonra da parlamento binasının önüne doğru gelerek bahçe duvarına çarptı. Bu sırada parlamento önünde bir polisin bıçaklandığı bildirilirken, silah sesleri geldiği duyuldu. Yetkililer, bıçaklı saldırganın, polise saldırdığı ancak diğer polisler tarafından etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Emniyet yetkilileri, yaptıkları açıklamada, aralarında saldırgan ve bıçaklanan polisin de bulunduğu 5 kişinin öldüğünü duyururken, 40 kişinin de yaralandığını kaydetti. İngiliz polisi, aksi bulgulara rastlayıncaya kadar olayı "terör saldırısı" olarak nitelediklerini vurguladı.


DEAŞ ŞÜPHESİ

İngiltere Terörle Mücadele Birimi Komiser Yardımcısı Mark Rowley, Londra'nın kalbi olarak nitelendirilebilecek İngiliz parlamentosu, Başbakanlık ve bakanlıkların bulunduğu Westminster'daki saldırının tek bir kişi tarafından gerçekleştirildiğinin düşünüldüğünü belirterek, saldırganın güvenlik güçlerince etkisiz hale getirildiğini hatırlattı.

Rowley, "Saldırı, bir aracın Westminster Köprüsü üzerinde ilerlemesiyle başladı. Araç insanlara çarparak yaralanmaların neden oldu. Bu sırada törenden gelen üç polis de yaralandı. Daha sonra araç İngiliz parlamentosu yakınlarında duvara çarparak durdu. Elinde bıçak olan saldırgan İngiliz Parlamentosu'na girmeye çalıştı" ifadelerini kullandı. Rowley, "Şu anda sadece bir saldırganın olduğunu düşünüyoruz. Bölgede gerekli her türlü tedbiri alıyoruz" dedi.

MECLİS'E KİLİT

Saldırganın aracıyla yayaları ezmesinin ardından Westminister Köprüsü'nün üzeri mahşer yerine dönerken, Reuters ajansının servis ettiği fotoğraflarda, otobüsün lastiğinin altında cansız şekilde yatan bir kadının bedeni ve sağa sola dağılmış yaralılar dikkati çekti.

İlk gelen haberlerde, köprü üzerindeki saldırının dışında parlamento içinde farklı bir saldırganın daha bulunduğu belirtilmişti. Saldırının gerçekleştiği sırada gerçekleştirilen parlamento toplantısı kesildi, parlamento kilitlendi. Vekiller ise, bir süre salonda bekletildi. Saldırı sırasında parlamentoda olan Başbakan Theresa May'in, güvenli yollardan konutuna götürüldüğü ve durumunun iyi olduğu bildirildi. May, olay sonrası yapılacaklara ilişkin, "Cobra" olarak adlandırılan "acil güvenlik komitesi", hükümet bakanları, acil müdahale servislerinin ve emniyet birimlerinin yöneticilerinden oluşuyor. Komite, en son toplantısını 2005 yılının Temmuz ayında Londra metrosuna düzenlenen saldırı sonrası toplanmıştı. Olayın yaşandığı Westminster bölgesinde metro seferleri bir süreliğine durduruldu, istasyonlar boşaltıldı.

BAKAN YARDIMCISI KAÇMAK YERİNE YARALILARA YARDIM ETTİ

Köprü üzerindeki saldırıda yaralananlar arasında, Fransız okulunda okuyan ve 15-16 yaşlarında üç Fransız gencin de bulunduğu belirtilirken, saldırı sırasında Thames nehrine düşen bir kadının da kurtarıldığı bildirildi. Kadının ağır yaralı olduğu ve tedavi altına alındığı haber verilirken, saldırıdan kurtulmak için nehre atladığı anlaşıldı. Öte yandan İngiltere'nin Ortadoğu'dan Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Tobby Ellwood'un, parlamento önünde saldırgan tarafından bıçaklanan polis memurunu kurtarmak amacıyla kalp masajı yapması ve görevlilere yardım etmesi dikkati çekti. Ellwood'un, polis memurunun tüm uğraşlara rağmen kurtarılamaması üzerine büyük üzüntü içinde olduğu gözlendi.


BAŞBAKAN MAY'I HIZLA KAÇIRDILAR

Parlamento, Londra'nın en sıkı korunan binası olarak bilindiğinden, saldırı şok etkisi yarattı.
Başbakan Theresa May, saldırı olduğu anlaşılır anlaşılmaz zırhlı aracıyla beş dakika uzaklıktaki Başbakanlık Konutu'na götürüldü. May'in makam aracının yüksek hızla hareket ettiği gözlendi.

2005 yılında 51 kişinin ölümüyle sonuçlanan intihar saldırılarının ardından teröre karşı büyük önlemler alan İngilizler, tek kişinin gerçekleştirdiği tahmin edilen saldırı sonrasında yeniden sıkı güvenlik önemlemleri aldı.


MAY: İNGİLTERE TERÖRE TESLİM OLMAYACAK

İngiltere Başbakanı Theresa May, olayın ardından olağanüstü güvenlik zirvesi (KOBRA) gerçekleştirdi. Zirvenin ardından Downing Street 10 numarada Başbakanlık Konutu önünde gazetecilere bir açıklama yapan May, "Londralılar her zamanki gibi hayatlarına normal bir şekilde devam edecek. Hiçbir zaman teröre teslim olmayacağız, kötülüğün ve nefretin bizi ayırmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

Terör saldırısını "Hastalıklı ve ahlaksızca bir terör saldırısı" olarak değerlendiren May, saldırının bir kişi tarafından gerçekleştirildiğini, dünyanın en eski yasama organlarından İngiltere Parlamentosu'na düzenlenen saldırının, parlamentonun savunduğu 'demokrasi, hukukun üstünlüğü, özgürlük ve insan hakları' gibi ilkeleri hedef aldığını ifade etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER