Neden mi?

Tarih 12 Eylül 1980 – Cuma

13 yaşında küçük bir Urfalının hikayesidir bu…

13 yaşındaki Urfalı çocuk ailesinin durumu olmadığı için sabah okula öğlenden sonra ise bir lokantada çalışmak üzere işe gidiyordu. 12 Eylül günü okul yaz tatilinde olduğu için sabahın erken saatlerinde işyerine giden 13 yaşındaki Urfalı ailesinin ekonomisine katkı sunuyordu. O zamanlar televizyon ve iletişim araçları yaygın olmadığı için darbe nedir bilmeyen Küçük Urfalı patronunun kendisine kızacağı düşüncesiyle sabahın saat 5’inde iş yerinin yolunu tuttu. Bağlarbaşı’ndaki evinden çıkan Urfalı her köşe başında polis ve jandarma müdahalesi karşı karşıya kaldı.

İş yeri açma sorumluğunun bilinciyle yoluna devam eden Urfalı ara sokaklardan Şehitlik çamlık bölgesini geçerek Topçu Meydanı köşesinde bulunan kütüphaneye geldi. Küçük Urfalı tamda bu noktada jandarma engeline takıldı. Hayatında babasından 1 tokat dahi yemeyen 13 yaşındaki Urfalı anlam veremediği bir şekilde darbecilerin hışmına uğradı. Asker küçük çocuğu silahın dipçiğiyle döverek gözaltına aldı.

İşte 12 Eylül sabahında 13 yaşındaki hiçbir şeyden haberi olmayan sadece ailesinin geçimini düşünen küçük çocuğun 1 saat içerisinde yaşadığı ve yaklaşık 3 gün gözaltında kaldığı hikaye bu kadar.

Bu hikayedeki 13 yaşındaki Urfalı çocuğun 12 Eylül hatırası bana aittir. Evet, 12 Eylül’de ailemin geçimi için yediğim dipçik “darbelerini” geleceğimizde yemesin…

Ülke olarak darbe girişimini halkın iradesiyle yenmeyi başardık…

Demokrasiye sahip çıkalım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin BOZKURT 9 ay önce

Tahir bey çok kısa ve net kendi yaşamınızdan darbenin ne demek olduğunu anlatan yazınızı ilgi ile bir nefeste okudum. Aynı yılları yaşamış biri olarak, darbelere ne kadar karşı durulması gerektiğine yürekten katılıyorum. Darbelere yürekten karşı çıkmakla birlikte bir daha darbeler yaşamamak için gerçek demokrasinin benimsenmesi gerektiğine, siyasal iktidarların darbelere fırsat vermemek için hukuk ve özgürlüklere önem vermesi, haksızlıkları önlemesi gerektiğine dikkat çekmek istiyorum. Yani darbeleri tankların önüne yatarak engelleyebiliriz. Bu bir durumdur. Ama esas engelleme darbecilere fırsat vermeyecek, halkın benimseyip uyguladığı demokrasi kurallarını geliştirmesi ile olacağını düşünüyorum. Darbenin iyisi olmaz ama en kötü sivil yönetim darbeden iyidir. Demokrasiye sahip çıkmalıyız.