Gelişimsel süreç içerisinde çocuklar bir şekilde bu tür kavramlarla tanışır ve merak ederler. Bu sürecin iyi yönetilmesi gerekir.

     Ölüm yetişkin bireylere bile katlanılması zor bir süreç veya olgu iken çocuklara anlatılırken daha hassas olunması gerektiği bir gerçek. Çocuklara kayıpları anlatmak yerine  sorularını geçiştirmek ve tatmin edici olmayan cevaplar vermekteyiz . Oysa bu doğru değil! Çocukların   yaşını dikkate alarak doğru ve gerçekçi bilgiler vermeniz gerekir. Aileden biri vefat ettiğinde üzülür diye sanki hiçbir şey olmamış gibi davranmamalısınız…

   Çocuklar karşılaştıkları olaylara sadece kendi açılarından bakabilirler. Bu nedenle yorumları hep kendileriyle ilgili olur. Örneğin ebeveynlerden biri yoksa çocuk kendini terk edilmiş hisseder. “Bu olanlar kimin suçu? Benim yüzümden mi?” gibi sorular yöneltebilirler.

 Ölüm olayından sonra çocukta olabilecek problemler:

  • Çocuk ölüm anına şahit olup, ölü bedenini görmüş ise
  • İntihar, cinayet ya da farklı bir durumla oluşan ölüm ise
  • Davranış problemleri görülmeye başlandıysa
  • Sosyal ilişkilerinde, akademik başarısında, okul yaşantısında değişiklik oluyorsa
  • Yas süresi uzadıysa
  • Ölüm yüzünden kendini suçlu hissediyorsa
  • Şiddet davranışları göstermeye başladıysa
  • Alt ıslatma, gece korkuları ve kabuslar, uyumama, yemek yememe, parmak emme- tırnak yeme gibi sorunlar baş göstermişse bir uzmandan psikolojik destek alınmalıdır.

                                  

Hangi ortamda ve nasıl anlatılmalı?

   Ölümle ilgili yapılacak açıklamalar, çocuğun yaşına, kişisel hassasiyetlerine, ölümle ilgili sorularının kaynağına göre değişebilir.

Henüz aileden birini kaybetmemiş bir çocuğa yapılacak açıklama ile aileden birini kaybetmiş bir çocuğa yapılacak açıklamalar farklı olabilir. Hatta, bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan ölüm ile beklenmeyen bir anda gerçekleşen ölümün açıklaması da az çok farklı olur.

Süreç her ne olursa olsun, yapılacak açıklamalarda birkaç ilkeye uygun hareket etmek gerekir. Bu ilkeleri şöyle özetleyebiliriz:

- Aileden birinin kaybı söz konusu olduğunda, sanki hiçbir şey yokmuş gibi davranılmamalı. Çocuğun üzüntü ve hüzün duygularına şahit olmasında bir sakınca yok. Ancak, aşırı ağlamaların ve kendini yerden yere atmaların olduğu sahnelerin içinde olması da doğru değil.

- Açıklamayı yapacak kişinin çocuğa yakın ve duygu kontrolüne sahip biri olması gerekir. Üzüntü duyuyor olmak başka, duygusal yönden abartılı ve kontrolsüz olmak başka. Bu nedenle, çocuğa açıklama yapacak kişinin, sakin, kontrollü ve kafası karışık olmayan birisi olmalı.

- Çocuğun yaşı dikkate alınarak, doğru ve gerçekçi bilgiler verilmeli. Ancak bu bilgilendirmede gereksiz ayrıntılara girilmemeli. Ayrıntılar, çocuğun zihnini netleştirmek yerine yeni sorularla daha da karışmasına neden olabilir.

- Ölüm, bir hastalık sonrasında ya da çocuğun şahit olmadığı bir anda gerçekleşmişse, kişinin hasta olduğu, hastanede olduğu gibi açıklamalar yapılarak çocuğun hazırlanması sağlanabilir.

- Açıklamalarda, ölümün doğal bir şey olduğu, tüm canlılar için geçerli olduğu söylenebilir. Bir ölüm yaşamadığı halde bu tür sorular soran bir çocuğa, ölümün genellikle çok uzun yıllar sonra olduğu da ifade edilebilir.

- Yapılan açıklamadan sonra çocuğun duyguları bastırılmamalı, yaşamasına izin verilmeli.

Sürekli sorular sorarak müdahalede bulunulmamalıdır. Konuşmak isterse dinlenilmeli, yeni sorular sorarsa cevaplamalı ama konuşmak istemezse de zorlamamalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.