İnsanlar küçüktürler, kendilerine destek olan ebeveynlerine güvenirler. Büyürler, yavaş yavaş kendilerine de güvenirler. Daha büyürler, güvenlerini paylaşmak için birileriyle sözleşme yaparlar.

Evlilik adı verilen bu sözleşmeyle bayan ve erkek;

·         Bir ömür aynı evi paylaşacak,

·         Doğacak çocuklarına birlikte bakacak,

·         Problemler birlikte aşılacak,

·         Geçim olanakları birlikte sürdürülecek,

·         Ahlaken ikisi birbirine ihanet edemeyecektir.

İlk anlar heyecan vericidir. Çözümlemeler hızlıca sürer ve etkileşim başlar. Kaderlerini güzelleştirecek sözleri birbirine verip bu sözlerini tutabilenler ömür boyu mutlu olacakken, savurgan irade kurbanları hep zarar edecekter.

Erkek ben reisim ben ne dersem o oluru zorlar kendince. Bayanda e bende babamın kızıyım kartını açınca taraflar biraz duraksar. Yakın çevre devreye girer. Erdemli yakınlar, her zaman birliği koruma kaygısı taşırken problemliler, oğluma/kızıma kimse mi yok fikrini körüklerken, fitne tarafı da ayrışmayı destekler.

Son araştırma ve istatistikler şaşırtan bir durumu ortaya koydu. Bir Urfalı olarak çok şaşırdım doğrusu. Bayburt ilinin ardından gelen en fazla boşanma artış oranı ile Urfa’m 2. Sıraya çıkmış maalesef. Bu sonuç Urfa'daki aile birliğinin giderek uçuruma sürüklendiğini ortaya koyarken, binlerce hayatı ve çocukları ve de yakın çevresini olumsuz etkileyen bu gelişmeye bir an önce müdahale etmelidir tüm toplum.

Dışardan Urfa geleneksel ve muhafazakâr bir fotoğraf sergiletmeyken böylesi bir sonuca nelerin sebep olduğu araştırma konusudur. Daha çok etkili olan faktörler;

Ekonomik şartlar; Ekonomik sıkıntılardan veya tersine ekonomik artıştan kaynaklı taşkınlık (şımarıklık) iki büyük etkidir.

 Suriyeli mültecilerle Urfa'da çok yaygın olarak ikinci tip evlilikler yapılması. Ekonomik zorluklar yaşayan Suriyeli sığınmacılar başlarını sokacak bir yer adına, kızlarını kuma olarak verebiliyorlar. Bununla birlikte boşanma davası olarak karşımıza çıkıyor.

Urfa’da iki aile mahkemesi varken üçüncü bir aile mahkemesinin daha kurulması bu artışa bir göstergedir.

Toplumsal değişim, dönüşümler, yanlış inanç algısı, iletişim teknolojilerin gelişmesi, vatandaşların kendi haklarını aramakta daha ısrarcı davranmaları. Diğer sebepler arasında sayılabilir.

Dönüştürme her tür boşanmanın baş sebebidir. Evlilik boşanmasına da benim en geçerli sebep olarak gördüğüm dönüştürme hastalığıdır. Dönüştürme, özel konular istisna, iki tarafın diğerine kendince biçtiği elbiseyi giydirmeye çalışmasıdır. Bayan kocayı paydaşlarının kocalarına göre veya medyadan izledikleriyle çizdiği çerçevede göremediği için, koca da çevresinden, medyadan vb. gördüğü montajlı hayatlara özenerek hanımını biçtiği elbiseye oturtamayınca içten yanmalar başlar.

Vakalarda sarsıntıyla en çok çocuklar olumsuz etkilenir. Eşler çocukları birbirlerine karşı 'koz' olarak kullanır. Bu tür vakalar çocuk geleceği açısından karanlık bir dönemin başlangıcı olur. Onların üzgün, içe kapanık kişiliklerinde ve tüm başarısızlıklarında bu ilişki başarısızlığı en büyük etken olur ömür boyu.

Sözleşmenin ilk anları nasıl başlarsa öyle gider. Barbar kültür ilk gece hanımı bir döversin ömür boyu rahat edersin diye başarı kazandığını sanarken ömür boyu yalan ve riya dolu bir birliktelik yaşayacağını umursamaz. Ki bu barbarlık kişiliğe dönüşür ve ömür boyu sürer çoğu zaman. Bu açıdan şiddet ve aldatma boşanmaya tek haklı sebep olarak gösterilebilir.

Ancak bilinçli bir evlilik bilinçli toplumlar doğurur.

Saygılar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.